Kuran Yurdu

Hikmet Ehlinden Tefekkür Damlaları

    Tefekkür Damlaları



    Hikmet: Bir hikmet ehli şöyle der:

    ”Üç kimse vardır ki, onlara şu üç gözle bakman gerekir:

    1- Fakirlere kibirle değil tevazu gözüyle,

    2- zenginlere haset gözüyle değil, nasihatçi gözüyle,

    3- kadınlara şehvetle değil, şefkat gözüyle bakmalısın.”

    Hikmet: Vehb b. Münebbih der ki: ”Tevrat’ta şunlar yazılıdır.

    Kötülüklerin kaynağı temelde şu üç şeydir

    1- Kibir,

    2- hırs ve

    3- haset.

    Bunlar beş şeyin neticesinde meydana gelir:

    1- Çok yemek,

    2- çok uyumak,

    3- vücudu rahata düşkün hâle getirmek,

    4- dünya sevgisi ve

    5- insanların övgüsüne yönelmek.”

    Yine o, der ki: ”Şu üç şeyden kurtulanın yeri cennettir. Bunlar;

    1- minnet,

    2- meunet,

    3- melamet.

    – Minnetten kurtulan kimse, bir iyilik yaptığı zaman onu başa kakmaz.

    – Maunetten/insanlara yük olmaktan kurtulan kimse, onlara ağırlık vermez.

    – Melametten kurtulan kimse; birisinin kusurunu gördüğü zaman onu kınamaz.”

    Zamanın büyüklerinden, alimliği ve üstün zekasıyla tanınan İbnu Karye, Haccac’ın yanına geldiğinde; Haccac ona bir takım sorular sordu; o da cevap verdi:

    Küfür nedir?

    – Nimetin çokluğundan şaşırıp azmak, Allah’ın (c.c) rahmetinden ümit kesmektir.

    – Rıza nedir?

    – Allah’ın (c.c) hükmüne bağlanmak, başa gelen musibetlere sabretmektir.

    – Hilim / yumuşaklık nedir?

    – Gücü yettiği anda merhametini göstermek, kızdığında razı olmak.

    – Sabır nedir?

    – Kızmamak ve istenen şeye tahammül göstermektir.

    – Kerem nedir?

    – Dostluğu muhafaza etmek ve hakları korumaktır.

     Kanaat nedir?

    – Açlığa ve elbisesizliğe sabretmektir.

    – Zenginlik nedir?

    – Küçüğü gözünde büyütmek ve az olan bir şeyi çok görmektir. Haccac:

    – Rıfk nedir?

    – Büyük şeylere küçük şeyler vasıtasıyla ulaşmaktır.

    – Hamiyet nedir?

    – Kendinden aşağı olanı baş üstüne koymaktır.

    – Şecaat nedir?

    – Düşmanlara karşı korkmadan saldırmak; savaş alanından kaçmamaktır.

    – Akıl nedir?

    Doğru konuşmak ve insanları hoşnut etmektir.

    – Adalet nedir?

    – Kendi isteğini terk edip gidişatını ve inancını düzeltmektir.

    – İnsaf nedir?

    – Davalarda eşit muamele etmektir.

     Zillet nedir?

    – Boş ve sıhhatli zamanlarında hastalanmak ve rızkın azlığından dolayı dövünmektir.

    – Hırs nedir?

    – Başkalarının elinde olan şeylere aşırı düşkün olmaktır.

    – Emanet nedir?

    – Gerekeni yerine getirmektir.

    – Hıyanet nedir?

    – Gücünün yetmesine rağmen gevşek davranmaktır.

    – Anlayış nedir?

    – Düşünmek ve eşyanın hakikatini anlamaktır.

    Bir hikmet ehli demiştir ki: ”Sekiz şey sahibini küçük düşürür:

    1- Çağırılmadığı sofraya oturmak,

    2- Ev sahibine emirler vermek,

    3- Düşmanından ihsan / iyilik beklemek,

    4- Kendisini aralarına almayan iki kişinin konuşmasına kulak verip onları dinlemeye çalışmak,

    5- Sultanı / devlet başkanını küçük düşürmek,

    6- Layık olmadığı yere oturmak,

    7- Kendisini dinlemeyenlere konuşmak,

    8- Ehil ve layık olmayan kimselerle dostluk yapmak.

    Büzürcmihr’e: ”Hangi şey doğru da olsa, söylenmesi insanı küçük düşürür?” diye sorulduğunda; şu cevabı vermiştir:

    -”Kişinin kendini övmesidir. Çünkü hiçbir cimriyi övülecek bir hâlde, kızgın kimseyi sevinç içinde, akıllı olanı mal ve makam hırsı peşinde bulamazsın. Yine, şerefli bir kimseyi hasetçi, haktan ümidini kesmiş, haddini aşmış bir kimse olarak göremezsin; ve onu bir sultana/devlet adamına çok yakın dost olarak bulamazsın.”

    Bir hikmet ehli şöyle der: ”Beş kimse var ki, beş şey ile önce sevinir; sonra pişman olur:

    1- Tembel kimse, işi elinden kaçırınca,

    2- Kardeşlerinden ilişiğini kesen kimse, başına bir bela gelince,

    3- Düşmanlarına saldırma imkanını bulan kimse, bunu elinden kaçırınca,

    4- Kötü kadına düşen koca, önceki sâliha hanımını hatırlayınca,

    5- Salih bir insan, kötü bir işe bulaşınca…

    -Büzürcmihr’e: ”Alimlerin kalbine mal-mülk sevgisi girer mi?” diye sorulunca:

    ”Kalbinde mal sevgisi olan kimse, alim değildir” cevabını vermiştir.

    Bir hikmet ehli: ”Açıktan kızıp azarlamak, içte kin tutmaktan daha hayırlıdır” demiştir.

    Büzürcmihr der ki: ”Dünyada şu üç insan gamlı ve kederlidir:

    1- Sevgilisinden ayrılan aşık,

    2- Çocuğunu kaybeden anne-baba,

    3- Zenginlikten sonra fakirleşen kimse.”

    Hikmet ehli birisi demiştir ki: ”Beş kimse vardır ki, onlar için mal, canlarından daha kıymetlidir:

    1- Parayla savaşan ücretli asker,

    2- Kuyu ve su kanalı açanlar,

    3- Ticaret için deniz yolculuğuna çıkanlar,

    4- Yılan avcıları,

    5- Ödül alabilmek için zehir yutanlar.

    Amr b. Ma’dî Keribe der ki:

    ”Yumuşak söz, kayalardan daha sert kalpleri yumuşatır; sert söz de ipekten daha yumuşak kalpleri katılaştırır.”

    Bir hikmet ehli şöyle der:

    ”Nasıl ki, ağrı-sızı cesetin hastalığıysa, hüzün de ruhun hastalığıdır.

    Yemek vücudun gıdası olduğu gibi sevinç ve ferah da ruhun gıdasıdır.”

    Hikmet sahiplerinden birisi adamın birisinden borç para istedi, fakat adam vermedi. Hikmet ehli zat: ”Senin bana borç vermeyişinden dolayı bir kere yüzüm kızardı; şayet bana borç verseydin onu benden isteyip durmandan dolayı yüzüm bin kere kızaracaktı” dedi.

    Hikmet: Bir hikmet ehli de şöyle der:

    -Çamur arazide ziraat yapmaya çalışan kimsenin elde ettiğinin bir değeri olmaz.

    -Aklı olmayan kimse meyvesiz ağaca benzer.

    -Zulüm kılıcını sıyıran kimse, onunla öldürülür.

    -Kendisine insaflı davranmayan kimse, pişmanlıktan kurtulamaz.

    -İnsanlara devamlı iyilikte bulunan kimsenin, yüzü parlak olur.

    -Günahtan çekinmeyen kimse, günaha takılır kalır.

    -Genç kimse, delinin süt kardeşidir; yani o da deli gibidir.

    -Yaşlılık, oturup kalmanın bir eşidir.

    -Helal azık edin!

    -Düşmandan korkma!”

    Lokman Hekim demiştir ki: ”Yolda yürürken üzerinde yün elbise bulunan bir adam gördüm; ona:

    -”Sen kimsin?” diye sordum:

    -”Adem oğullarından birisiyim” dedi.

    -”Adın ne?” diye sordum:

    -”Adımın ne olduğuna hiç bakmadım” dedi.

    -”Ne iş yaparsın?” dedim.

    -”İşim eziyeti terk etmektir” dedi.

    -”Ne yersin?” dedim.

    -”Allah beni doyurur” dedi.

    -”Peki, nereden doyurur?” dedim.

    -”Dilediği yerden!” dedi.

    -Ben: ”Sana müjdeler olsun, gözün aydın olsun” deyince;

    bana: ”Seni bu sevinç ve göz aydınlığı olan işlerden alıkoyan nedir? dedi.”

    Denilmiştir ki:

    ”Üç şey kalbin körlüğünü/katılığını giderir: Alimlerle sohbet etmek, borcunu ödemek, dostları görmek.”

    -Yine denilmiştir ki: ”İki şey kalbe hüzün getirir: Cimrinin malından cömertlik yapmasını beklemek, düşük kimselerle çekişmek.”

    Hikmet: Dört şeyden uzak dur ki, dört şeyden kurtulasın:

    1- Hasetten sakınırsan, hüzünden kurtulursun.

    2- Kötü insanlarla sohbetten kaçınırsan; kınanmaktan kurtulursun.

    3- Günahlardan uzak kalırsan; ateşten kurtulursun.

    4- Mal biriktirmeyi bırakırsan; düşmanlıktan kurtulursun.

    Bir hikmet ehli şöyle demiştir: ”Dört kötü iş vardır ki, bunları yapan insanlar dünyada ve ahirette karşılığını bulurlar:

    1- Gıybet yapmak. Bunun cezası hemen geliverir.

    2- Alimleri küçük görmek. Alimleri küçük gören kimse, kendisi küçük düşer.

    3- Yüce Allah’ın nimetlerine nankörlük etmek.

    4- Haksız yere birini öldürmek.”

    Bu konuda büyük zatların ve hikmet ehlinin şöyle meşhur bir sözü vardır:

    ”Her katil, bir gün gelir katledilir.”



    Kaynak = Turan Yazılım / Mürşit 5 / Tasavvuf / Altın Öğütler / Beşinci Bölüm

    Kitaptaki Kaynak = İmam-ı Gazali / İmam-ı Gazali’den Yönetim Sırları / bkz:192…197

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.