Hidayeti Bırakıp Azabı Satın Almak

İşte Onlar Hidayeti Bırakıp Dalaleti,Mağfireti Bırakıp Azabı Satın Almışlardır Bakara Süresi 175 Ayet



Allah’ım…!!!.Peygamberin Muhammed,dostun İbrahim,sırdaşın Musa,kelime ve ruhundan olan İssa hürmetine;Musa’ya inen Tevrat,İsa’ya inen İncil,Davud’a inen Zebur,Muhammed’e inen Kur’an hürmetine;bütün peygamber yaptığın vahiy hürmetine;yaratıklar üzerindeki kaza ve takdirin,Senden isteyenlere verdiğinin,zengin ettiğin fakirler ve fakir ettiğin zenginlerin,doğru yola ulaştırdığın sapıklar hürmetine; Musa’ya bildirdiğinin,kullarının rızıklarını böldüğün yeryüzünün,hareketten durgunluğa kavuşturduğun dağların,ayakta tuttuğun arş-ı azam’ı taşıttığın büyük isminin hürmetine,

Kur’an-ı Kerim‘de inen Samed,Ahad ve Tahir isimlerinin hürmetine;gündüzleri aydınlatıp geceleri karartan ismin hürmetine;sonsuz büyüklüğünün ve yüzünün nuru hürmetine,Senin verdiğin güç ile Kur’an-ı okuyup anlamayı ve onu bütün vücuduma duyurmanı ve bütün yaptıklarımı ona uydurmanı “Senden dilerim”.Kuvvet ve güç ancak Sendendir.Ey merhamet edenlerin en merhametlisi. (Hz Muhammed s.a.v’in Hz Ebu Bekir’e öğrettiği dua)”

Açılırsınız,saçılırsınız, oranızı,buranızı insanlara göstermek beğendirmek için türlü türlü uğraşlar verirsiniz.Ama Allah’ın rahmetini hiç gözetmez,emir ve yasaklarına hiç kulak asmazsınız.Birisi de bir şey dediği zaman sanane gibi kelimeler konuşarak karşı tarafı susturmaya çalışırsınız.Ama ne yaptığınızı,ne yapmaya çalıştığınızı ne siz bilirsiniz ne de bir başkası sorduğu zaman açıklama yapabilirsiniz.Edebi,zinayı sadece avret mahalinden ibaret görmeye devam ederseniz eğer yanılıyorsunuz,aldanıyorsunuz.

Yüce Allah buyuruyor ki;

“Ve o müminler ki, onlar elbette avret mahallerini muhafaza edenlerdir (1)”.

Yüce Allah buyuruyor ki;

“Mümin erkeklere bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve zinadan korumalarını söyle! (2)”

Yüce Allah buyuruyor ki;

“Ve mümin kadınlara da söyle: Gözlerini sakınsınlar ve avret mahallerini muhafaza etsinler (3)”

Kadına bakmanın namahrem olduğunu biliyoruz.Ancak ne acıdır ki bilmediğimiz şey erkeğin de erkeğe mahremiyeti mevcuttur.Erkeğin örtmesi farz olan yeri, göbeği ile diz kapağı arasıdır.Kadınınki ise, elleri ve yüzü hariç, baştan aşağı bütün vücududur.Günümüzde istisnalar hariç olmak üzere nerde kaldı edeb,nerde kaldı haya,nerde kaldı örtünme, nerde kaldı utanma duygusu.Kimin eli kimin cebinde hiç belli değil.

Özellikle zamanımızın gençlerine soracak olsan ki bu seneki moda nedir,hangi sanatçı hangi albümü çıkarttı,hangi marka parfüm iyidir,hangi takım kazandı,kim kimi transfer etti,hangi maç kaç kaç bitti diye soracak olsan kızı da erkeği de hepsini patır patır sayar,ancak bana bir bir ayet,bir hadis söyle desen,Allah Resulü (s.a.v)’in dünyaya geldiği ve ahirete intikal ettiği tarihi soracak olsan öylece odun gibi takılıp kalır.Bu kadarla bitse iyi.Ondan sonra karşına geçer sana din hakkında ders vermeye kalkışır.

Eğer medeni yaşamayı,modern yaşamayı,çağdaş yaşam dedikleri zırvalamayı,çağdaş örtünme dedikleri rezaleti eğer açılıp saçılma da,oranı buranı açma da görüyorsan,Allah’ın dediklerinde değil de kulun dediklerin de arıyorsan eğer bu edep değil,modern yaşam değil rezaletin ta kendisidir.

Nitekim Hz Mevlana diyor ki;

İnsanla hayvan arasındaki fark edeptir.

Gerçi bu laftan anlayan için geçerlidir.Tamamen kendini dünyaya kaptırmış,gerçeklere gözünü ve kulağını kapatmış , nefsi ve arzuları peşinde koşturanlar,şeytanlarla dost ve arkadaş olanlar,hayatı sadece yemeden içmeden,yatmadan kalmadan ibaret görenler bundan pek bir şey anlayamazlar.Taki gerçekleri düşünüp,tevbe edip Hak yoluna dönene kadar.

Öyle bir duruma,öyle bir toplum haline ve öyle bir yaşayış içerisine girdik ki ,ne yaptığımızı,ne yapacağımızı,neyi niçin yaptığımızı kendimiz yada kendileri bile anlayamaz hale geldi.

Allah (c.c) kullarına şeytanı düşman olarak tanıttı,dost edinmeyin dedi,bizler ise gece gündüz tam aksine dost arkadaş edindik..Allah (c.c) şunu,şunu yapmayın dedi,bizler ise tam aksini yaparak -haşa tevbe-Allah’ın emir ve yasaklarına karşı muhalefet ettik ve buna rağmen yine kendimizi Müslüman gördük ve yine ne acıdır ki kendimiz cennetlik kulların arasında gördük,öyle sandık,öyle düşündük ve İnşallah öyle düşünerek de ölmeyiz.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de mealen buyurdu ki;

….Fakat şeytanın peşinden gitmeyiniz. Çünkü o sizin besbelli düşmanınızdır.(4)

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de mealen buyurdu ki;

Allah’ın size verdiği rızkından yeyin, fakat şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o sizin besbelli bir düşmanınızdır.(5)

Yine Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle belirtiyor;

Şeytanların dostlarına gelince, şeytanlar onları azgınlığa sürükler, sonra da yakalarını bırakmazlar. (6)

Bizler yada sizler ne yaptınız.Değil peşinden gitmek şeytan bizlere yada sizlere vaatlerde bulundu,Allah’ın verdiği onca nimetlere rağmen kendisine nankörlük ettik,değil peşinden gitmemek , onunla yan yana iki arkadaş dost gibi beraber yürümeye devam ettik.Ama bu gidiş nereye hiç düşündünüz mü?

Bunu da yüce Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle belirtiyor;

Allah şahittir ki, Biz senden önce bir çok ümmete kendilerini irşad etmeleri için resuller gönderdik, fakat şeytan onların batıl işlerini kendilerine güzel gösterdi. Bu yüzden peygamberlerini yalancı saydılar. İşte şeytan dünyada olduğu gibi, bu gün de onların dostudur. Onlara gayet acı bir azap vardır. (7)

Şeytan,yani diğer adıyla iblis,insanlara Ademoğluna yapmış olduğu çeşitli işleri süsleyip,allayıp pullayıp,günah olduğu halde güzel gösterdi,iyilik yapıyorsun,sevap işliyorsun mahiyetinde vaatlerde bulundu ve insan da Rabb’inin Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır sözüne kulak asmayarak şeytanı kendine dost edindi ve ayette belirtildiği üzere Allah cümlemizi bundan korusun kendisi ile beraber acı bir azaba sürükledi.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de mealen buyurdu ki;

Ve mümin kadınlara da söyle: Gözlerini sakınsınlar ve avret mahallerini muhafaza etsinler ve ziynetlerini açmasınlar, onlardan her zahir olanı müstesna ve baş örtülerini yakalarının üzerine sarkıtsınlar ve ziynetlerini açıvermesinler. Ancak kocalarına veyahut kendi babalarına veya kocalarının babalarına veya kendi oğullarına ve kocalarının oğullarına veya kendi kardeşlerine veya kendi kardeşlerinin oğullarına veya kendi kız kardeşlerinin oğullarına veyahut kendi kadınlarına veya kendi ellerinin sahip olduğu cariyelelerine veyahut erkeklikten kesilmiş hizmetçilerine veya kadınların avret mahallerine muttali olmayan çocuklara karşı açıverilmesi müstesnâ. Ve ziynetlerinden gizledikleri bilinsin diye ayaklarını da birbirine vurmasınlar ve cümleten Allah’a tövbe ediniz, ey müminler! Tâki kurtuluşa erebilesiniz. (8)

Şimdi kim kime neresini gösterdiğine,kim neresini kapatıp neresini açtığına,kim Allah (c.c)’ın emir ve yasaklarına uyduğuna veya bu uğurda mücadele ettiğine ve kimin -haşa tevbe-Allah (c.c)’ın ayetlerine muhalefet ettiğini,emir ve yasaklarına karşı çıktığını herkes kendini sorgulasın .İnşallah herkes cevabını bulurda,üzerine düşen kulluk görevlerini yerine getirmek için bu uğurda mücadelesini yapar ve bu uğurda mücadele eder.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor ki;

Ey Âdem’in evlatları! Şeytan, edep yerlerini açığa çıkarmak için, annenizle babanızı -üzerlerindeki takvâ elbiselerini çıkarttırmak sûretiyle- cennetten uzaklaştırdığı gibi, sakın sizi de belaya uğratmasın! Çünkü o da, askerleri de sizin kendilerini göremeyeceğiniz yerlerden sizi görürler. Doğrusu Biz şeytanları iman etmeyenlerin dostları yapmışızdır.(9)

İnşallah konuyla ilgili açıklama farklı bir başlık altında daha geniş olarak verilecektir.



1-Mü’minun Süresi’5);(2-Nur Süresi’30);(3-Nur Süresi’31);(4-Bakara Süresi’168);(5-En’am’142);(6-A’raf Süresi’202);(7-Nahl”63);(8-Nur’ Süresi 31);(9-A’raf Süresi’27)