Herşey Gözde Başlar Gözde Biter Nasıl Mı

“Unutmamak gerekir ki:’Kul ne zaman ki Hak Teala’ya karşı saygıyı dosdoğru bir şekilde yerine getirir,ayetler ve işaretleri güzel bir şekilde düşünür,derinlemesine inceler ve onlardan ibret alırsa,Allah’ın sıfatları ve nitelikleri kalbine gösterilir ve kalbine kıble yapılır (1)

  • ve yine

İbn Kayyum el-Cevziye‘nin dediği gibi:Dünyanın geçiciliğini,çöküşünü ve belalarını;ahiretin sürekliliğini,bekasını ve şerefini tefekkür edenler Allah’ın şu ayet-i kerimesi hakkında düşünürler:’Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır (Rum’21)”

Unutmamak gerekir ki Allah size bir nimet vermişse eğer,o nimetin hakkını vermenizi de istemiştir.Burda nimetten kasdettiğim şey her ne kadar sonradan kazanılan şeyleri içerisine alsada asıl vurgulamak istediğim doğuştan verilen nimetlerdir ki bunlar:el-ayak-göz-kulak vs diğer organlardır.

İşte insanın iç dünyası,dış dünyada gördüklerinden,yaptıklarından,duyduklarından vs diğer fillerinden şekillenmektedir.Çünkü göz ve kulak kalbe açılan bir pencere mesabesindedir.İyilik,güzellik penceresini açıp ordan bakarsan göreceğin şey iyilikten,güzellikten,doğruluktan,dürüstlükten başka birşey olmayacaktır.Şayet kötülük ve fitne penceresini açıp ordan bakacaksan eğer de göreceğin şey kötülük,fitne,fesat,yalan,dolan,aldatma,hırs,hased vs diğer hayvaniyet sıfatları içeren ve insnaı helak eden kötü sıfatlardır.

  • Helak olanın helak olma sebepleri az-çok bellidir.Ancak asıl şaşılacak olan ve hayret edielcek olan şey de şudur ki;İbn Kayyum’un dediği gibi kurtulan ve bu fitne ve fesada düşmekten kurtulan nasıl kurtuldu.İşte yine bunun cevabı üstte verilmiştir ki ve aşağıdada tekrar açıklanacaktır;zahiri uzuvları ile yaptığı iyi ameller ve bu uzuvları Allah’a isyan yolunda kullanmamak sureti ile ya kurtulmuştur yada kurtuluş yolunda ilerlemektedir ki Allah cümlemizi bu konuda muvaffak eylesin.

İbn Kayyum el-Cevziye’nin dediği gibi:Feraset iman ehline aittir.Kim temiz kalp,güzel kalp toprağına iman fidanı diker,bu fidanı da ihlas,doğruluk ve emre itaat suyuyla sularsa oluşan bu ağacın,kökleri sapasağlam yere bağlanmış,dalları ise semadadır ve yine İbn Kayyum el-Cevziye’nin dediği gibi:İnsanın kalbi görür,duyar,kör ve sağır olur.Kalbin körlüğü ve sağırlığı,gözün körlüğünden ve sağırlığından daha kötüdür

Anlayacağınız velhasıl kelam iş donüp dolaşıp yine göz ve kulakta başlıyor ve kulakta bitiyor.Çünkü bunlar eğer insanı Allah’a itaat etmeye çağrıştıran fiil ve eylemlerle meşgul olursa kalpte bunların arkasından sürüklenir ki bunun sonu da Allah’ın yardımı ile kurtuluştur.Yok bunları Allah’a isyan yolunda kullanacak olursa da yine aynı şekilde kalp bunların arkasından sürüklenir ve göz ve kulakla beraber kalpte Allah’a isyan etmeye ve isyanı çağrıştıran eylem ve hareketlre yönelir ki bunun sonuda Allah korusunhüsrandır,pişmanlıktır ve elem verici bir azaptır.Oysa şunu unutmamak gerekir ki;Unutmamak gerekir ki şehevi isteklerine sabretmek ve bunlara karşı koymak;her ne kadar zor gibi görünüyor olsa da cehennem ateşine ve o ateşin hararetine sabretmekten ve maruz kalmaktan daha kolaydır.

İç dünyanızın temiz kalmasını istiyorsanız eğer buna dış dünyanızdan başlamanız gerekmektedir.Çünkü dışı pislik iken o pisliği aşıp pislenmeden içeriye girip de orasını temizlemek imkansızdır.Burda anlatmak istediğimiz husus şudur ki sözü yine Gazali’ye bırakmak yerinde bir isabet olacaktır.

  • Gazali diyor ki;

“İnsanın kalbi bir havuz gibidir ve insanın beş duyu organı da o havuza akan beş ırmak gibidir.Eğer havuzun içinde berrak,duru ve temiz bir su meydana getirmek istersen eğer,önce havuzun içerisinde bulunan pis ve bulanık olan suyu boşaltıp,havuzun dibinde meydana gelen siyah çamuru tamamıyla temizlemen gerekmektedir.Bunu yapabilmek için de önce havuza beş duyu organı ile akan beş ırmağı temiz tutmak gerekir ki,havuz saf,berrak,duru ve temiz olsun”

Evet sizi iç dünyanız ve hayalleriniz gördüğünüz şekillerle ve gördüklerinizle şekillenir ve şekil alır.İşte bundan kurtulmakta imkansız olmasada çok zordur.Şöyle ki şehveti harekete geçiren bir görüntü ile karşılaştıktan sonra ve sizde ona bakmaktan kendinizi men etmediğiniz takdirde o görüntü beyninize kazınır ve olduk olmadık yerlerde aklınıza ve hayallerinize gelir.Bundan ne olur diyecek olursanız bakın neler olur;

İbn Kayyum el-Cevziyye der ki;İnsan nefsi güzel şekillere bakmaya düşkündür.Göz kalbin elçisidir.Onu,orada burada ne var diye araştırmaya gönderir.Güzel ve manzaralı bir şey bulup kendisine haber verince kalp,neşesinden dolayı hoplar.Çoğu zaman kalbin hem kendisi hem de elçisi zahmete düşer.Çünkü şairin de dediği gibi:göz öyle güzelleri haber verir ki,ne onların hepsini elde etmeye,ne de bir kısmının ayrılığına tahammüle gücü yeter.Fakat kalp,elçisini araştırma ve keşiften men ederse,kendisi de istek ve arzu külfetinden kurtulur.Bakışlarını salıverenin hasretleri devamlı olacaktır.Çünkü bakmak sevgiyi doğurur.Böylece kalb bir alakaya sahip olur.Sonra bu alaka kuvvetlenir,vurgunluk derecesinde bir sevgi olur,kalbi istila eder,yine kuvvet bulur,kalbden ayrılmayan bir sevgi halini alır.Daha da kuvvetlenir,aşırı sevgi,aşk olur.Kuvvetlenir çılgınlık olur,nihayet kalp köle olur.Böylece kalp,layık olmayana kulluk etmiş olur”

ve Gazali de devamla diyor ki:”Gözü bir defa tesadüfen ilişirse,onu zabdetmek mümkün olur.Ama haline bırakırsa zabtı çok zor olur.Nefis bu hususta bir hayvana benzer ki,bir yere gitmek isteyince onu çevirmek kolay olur.Ama içeri girdikten sonra kuyruğundan tutup dışarı çıkarmak çok zordur.Demek ki esas mühim olan gözü korumaktır”

İşte bu mesabede Mevlana Hz diyor ki:”Göz nereye bakarsa,gönül oraya akar.Gönül nereye akarsa ayakta oraya koşar”

Eflatun’a sorarlar;

  • Kalp için hangisi daha zararlıdır:Kulak mı (Kulağa gelen şeyler mi),yoksa göz bakışları mı?

Eflatun‘un cevabı;

Göz ile kulak,kalp için bir kuşun iki kanadı yerindedir.Kuş ancak,bu kanatlarla uçabilir,onlarla ayakta durabilir.Bazen kanatlardan birinin tüyleri yolunur,denge bozulur.Bu yüzden güçlükle ayakta durabilir.Kulağın bilmediği lüzumsuz ve haram şeylerle,gözün baktığı lüzumsuz ve haram şeyler,kalbe aynı derecede zararlıdır”

Şu zamanda göz için en büyük tehlike erkek için kadındır,kadın içinde nefsine uymaktır.Kaldı ki kadın hadiste belirtildiği üzere:Şeytanın zehirli oklarından bir oktur.Bu durumda kim bu okun tesir alanından kurtulmak istiyorsa ya gözlerini kapatsın ya da başını başka tarafa çevirsin ve ilgi alanını düşüncesini değiştirsin.Kadın nefsine uyduğu takdirde ki zamanımızda bu aldı başını gidiyor;Aklı uçkurunun içinde olan avam tabası da şeytanın en çok kullandığı silahı olan kadınların peşinden sürükleniyor gidiyor.Elde var sıfır.Köpek bir lokma ekmek için sahibine yaltaklık yaparya işte o aklı uçkurundan çıkmayan tiplemelerde bir anlık zevk için yada bir et parçası için köpekten daha aşağı duruma düşer ki bu konuya önceki bölümlerde değindiğim için detaya girmiyorum.

Yüce Allah bir kudsi hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır;

Ey İnsanoğlu !

  • Senin en son varışın ölümdür,o halde ölüm sana gelmeden önce onun için çalış…

Ey İnsanoğlu !

Eğer seni dilsiz yaratmış olsaydım konuşamazdın,seni kör yaratsaydım göremezdin,sağır yaratsaydım işitemezdin.O halde senin üzerinde olan nimetimin kıymetini bil de bana şükret ve beni inkar etme;zira dönüş banadır.

Ey İnsanoğlu !

Ölüm gelmeden önce kendin için çalış.Günahlarını azımsama,seni aldatmasın;çünkü onların yolunda bulunmakta cehennem vardır.Dünya hayatı ve uzun emel,seni tevbe etmekten asla meşgul edip alıkoymasın;çünkü pişmanlık fayda vermediği bir zamanda,tevbeyi geciktirdiğine pişman olursun.

Ey İnsanoğlu !

  • Eğer benim rahmetimi istiyorsan,bana itaat etmeye devam et.Eğer gazabımdan korkuyorsan,bana isyan etmekten sakın

Ey İnsanoğlu !

  • Dünya zevkleri senin karşına gelince ölümü,Mal kazandığın zaman hesap vermeyi,Yemeğe oturduğun zaman aç olanı,nefsin seni zayıf kimse üzerine güç

yetirmeye (ve ona zulmetmeye) götürürse,seni o zayıf üzerine musallat kılan Allah’ın senin üzerindeki kudretini hatırla.Eğer Allah dileseydi onu senin üzerine musallat ederdi.

Gazali’nin dediği gibi;

Unutma ki insanın iki şeye ihtiyacı vardır;

  • Bir kalbini helak olma sebeplerinden koruyup gıdasını temin etmek
  • Diğeri de bedenini helak edici sebeplerden koruyup gıdasını temin etmektir.

Yazıyı sonlandırmadan önce bir hadis-i şerifi sizlerle paylaşmak istiyorum ki Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;

Bana altı şey hakkında söz verin.Bende sizin cennete girmenizi tekellüf ederim (kefil olurum)

  • 1- Konuştuğunuz zaman doğru söyleyin (dil)
  • 2- Vaadlerinizi yerine getirin
  • 3- (Bırakılan) emaneti sahibine teslim edin.
  • 4- Avret yerlerinizi (zinadan) koruyun
  • 5- Gözlerinizi (harama) bakmadan saklayın
  • 6- Ellerinizi (sizin olmayan şeylerden) çekin

Evet;

“Zamanımızda cinsi iktidari normal bir insan için kendisine haram olan kadınlara bakmaması kolay bir şey değilse de imkansız sayılmaz.Bu bir irade ve cihat işidir.Allah (c.c)’dan korkan,ahiretteki sorumluluğu düşünen bir Müslüman’ın nefsiyle mücadele ve mücahede ederek hiç bakmamayı,buna tenezzül etmemeyi prensip edinmek,gözünü başka yere çevirmek bu işin en kestirme yoludur sanırım.Nefsine hakim olmayıp gözünü haramdan sakınmayan kimselerin pek büyük günahlara ve kötü akıbetlere süründükleri görülür.Kadın erkek ilgileri genellikle bakmayla başlar.Görme duygusunun cinsiyet hayatına tesirini,seksoloji alimleri uzun uzadıya izah etmişlerdir.Göz,kalbe açılan bir penceredir ki,muhafaza edilmezse daima kalbi meşgul eder.Kalp meşgul olunca da nefsi muhafaza etmek güçleşir (2)

  • O zaman;

“Ey Müslüman Kardeş! Seni halk eden,yarattığı bütün mahlukatı sana hizmetçi kılan Rabbinin ve bu nimetlerin yaratılmasına sebep olan Peygamberin sözlerine candan kulak ver,iyice düşünerek tefekküre dal;nimet olarak verilen bu gözler sana bir emanettir,harama bakmak için değil.Allah’ın (c.c) helal kıldığı şeylere bakmak için yaratılmıştır.Dikkat edersen gözlerine kapak yaratmıştır ki,harama bakmasın diye.Bir de nasıl ki,başkalarının senin ailene,anne ve kız kardeşine,kızına bakmasını arzu etmez ve razı olmazsın şu halde Peygamberimiz (s.a.v)’in:Kendin için arzu ettiğin bir şeyi Mü’min kardeşin için de arzu etmedikçe Mü’min olamazsın hadis-i şerifi ile çalma elin kapısını,çalarlar kapını ata sözünü de kulağına küpe yaparak sen de diğer Mü’min kardeşinin aile ve çocuklarına kötü gözle bakma.İyi bil ki:göz nimetinden de sorumluluk vardır (3)

Son sözüm ise şudur ki;

  • Bugünün ‘amaları,yarının ‘keşkeleri olmasın


(1-İbn Kayyum el-Cevziye / Medarivu’s Salikin / bkz:1246)’ (2-Osman Karabulut / İslam’da Evlilik Ve Mahremiyetleri / bkz:185)” ((3-Osman Karabulut / İslam’da Evlilik Ve Mahremiyetleri / bkz:183-184)”