Herkes Kabir Azabı Çekecek Mi

  • 12 Mart 2018
  • 77 kez görüntülendi.

Kabir Azabı



Büyük günah işleyenlerin uğrayacağı akıbet Ebu Said hadisinde geçmiştir;Mesela faiz yiyenlerin karınları evler kadar şişmekte ve onlar Firavn’ın yolu üzerinde bulunmaktadırlar.Yetim malı yiyenlerin ağızlarından aldıkları kor ateş,aaltlarından ve ayaklarından çıkmaktadır. Zina eden kadınlar göğüslerinden asılmaktadır.Gıybet edenler,yan uzuvlarından kesilen etleri yemektedirler.İnsanların ırzlarında gözü olanların yüz ve göğüsleri,bakır tırnaklarla tırmalanmaktadır.Resulüllah,ganimet mallarından aşıran kimsenin kabrinde ateşin yandığını bildirmiştir.Oysa ki bu adamın elde edilen ganimetlerde hakkı olduğu halde,başkalarının hakkına tecavüz etmekle bu cezayı hak etmiştir.

Kabir Azabı Çekecek Olanlar

kalbiyle,gözüyle,kulağıyla, ağzıyla, diliyle,karnıyla, ferciyle,eliyle,ayağıyla ve bedeniyle günah işleyenler,koğuculuk yapanlar,yalanı çok söyleyenler,gıybet edenler,yalan yere şahitlik edenler,namuslu kadına iftira edenler,fitne çıkartanlar,bid’at şeylere çağıranlar,bilmediği bir konuda Allah ve Resulü adına konuşanlar,sözünde aşırı olanlar,faiz ve yetim malı yiyenler,rüşvet alanlar,içki içenler,lanetlenmiş ağacın meyvesini yiyenler,zina ve livata edenler,hırsızlık yapanlar,hainler,ahdini bozanlar,aldatanlar,müslümanlara tuzak kuranlar,faizi alanlar,verenler ve bunlara şahitlik edenler,hulle yapanlarla hulle yaptıranlar,

Allah’ın emirlerini düşürmek,haramlarını işlemek için çareler arayanlar,müslümanlara eziyet ederek hanımlarının peşine düşenler,Allah’ın hükmü dışında birşeyle hükmedenler,Allah’ın şeriatı dışında bir kanunla fetva verenler, günah ve düşmanlığın yayılmasına yardım edenler,Allah’ın yasakladığı cana kıyanlar,Allah’ın yasaklarını tanımayanlar,

Allah’ın sıfat ve isimlerinin gerçeğini tesirsiz sayanlar,Resulüllah’ın sünnetine bakmadan görüş,siyaset ve anlayış ileri sürenler,ölmüş birine saç baş yolarak ağlayanlar ve bu ağıtlara kulak verenler,Allah ve Resulünün yasakladığı cehennem ağıtçıları olan şarkıcılarve onların söylediği şarkıları dinleyenler,

kabirlere mescid yaparak üzerinde kandiller,lambalar yakanlar,satarken eksik tartan,alırken ise tam ölçülü alan esnaflar,zorbalar,büyüklük taslayanlar,gösteriş yapanlar,kaşlarıyla,gözleriyle insanlarla alay edip onların kusurlarını araştıranlar,

selefi alimlere küfredenler,kahinlere,müneccimlere ve ibtidai doktorlara giderek onlara soru sorup onları tasdik edenler,ahiretlerini dünya karşılığında satmış zalimlere yardım edenler,Allah’ın azabı ve ismi anılınca O’ndan korkmadığı halde kendisi gibi bir yaratık korkuttuğu zaman korkan,çekinen,yapılması istenmeyen şeyi terkedenler,

Allah ve Resulü’nün sözüne çağrıldığında onlara gitmeyip de sözü doğru da yalan da olabilecek hüsnü zan beslediği birinin peşinden gidip ona övgüler yağdırarak hiç karşı gelmeyenler,okunan Kur’an’dan etkilenmeyenler belki de sıkılanlar,şeytan’ın Kur’an okunduğunda,zina meclisi kurulduğunda veya münafıklık olunca içi sevinçle dolu vecde,heyecana ve neşeye gelip şarkıcının devamlı şarkı söylemesini isteyenler,

silahının veya sevdiği bir yaşlının veya yakın akrabasının yahut genç kızların döşeklerinin veya sevdiği bir kişinin hayatının yahutta muteber saydığı bir kimsenin adına yemin ederken yalan söylemezken Allah adına yemin ettiğinde yalan söyleyenler,yaptığı günahlarla övünen,onları eşinin dostunun yanında açıktan açığa çokça işleyenler,malından ve ırzından emin olmadığın kimseler,çirkin ve kötü sözlerinden dolayı insanların kendisinden uzaklaştığı kimseler,

namazını vaktin sonuna kadar geciktirdikten sonra acele acele kılanlar,Allah’ı çok az ananlar,gönüş hoşluğuyla mallarının zekatını vermeyenler,hac yapabilecek durumda iken hac yapmayanlar,gücü yettiği halde ödemesi gereken hakları ödemeyenler,vaktine,sözüne,yiyeceğine ve attığı adımına dikkat etmeyenler,elde ettikleri malın helaline haramına bakmayı önemsemeyenler,miskine,muhtaç birine,yetime ve hayvana acıyıp merhamet etmedikleri gibi yetimi boğanlar,

yemeğine de miskinleri çağırmayanlar,kendinin günahı,kusuru varken,insanların kusur ve günahlarıyla uğraşanlar ve gerek az olsun gerek çok olsun,gerek küçük günah olsun gerek büyük günah olsun bu suçları işleyenler yaptıkları günah ölçüsünde kabirlerinde azap göreceklerdir.

İnsanların çoğu bu günahları işliyor olunca mezarlarda yatanların çoğu da azap görüyor demektir.Azaptan kurtulanlar çok azdır.Dış görünüşüne bakılırsa,kabirlerin dışı toprakken,içerisinde ateşler yanmaktadır.Dıştan azap görmek toprak ve nakışlı taşlarla olur,içerisinde ise tencerenin içerisinde bulunan yiyeceklerin kaynağı gibi insanları kaynatan bela ve felaketler vardır.Allah’a yemin olsun ki verilen öğütlerden hiçbirini tutmayarak,aklıyla şehveti arasında kalanlar,bu azabı hak etmişlerdir.

Ey dünya yurdunu güzelleştirenler!

Sizinle beraber yok olacak yurdu güzelleştirirken her an gidebileceğiniz ahiret yurdunu harab ediyorsunuz.Başkalarının oturup faydalanacağı evler yaparken,sizden başkasının oturamayacağı ahiret evlerini harab ediyorsunuz.Burası edebbiyet yurdu,amellerinin karşılığı alınan ekinlerin biçildiği bir yurttur.Burası ibret alınacak bir yer olup,ya cennet bahçelerinden bir bahçedir yada cehennem çukurlarından bir çukurdur.



Kaynak= İbn Kayyim el-Cevziyye / Kitabu’r-Ruh / bkz:112…114