Herkes Hak Ettiği Şeye Kavuşur

Şunu kesinlikle unutmayın ki yaptığınız her şeyin mutlaka bir karşılığı vardır.Bunu iki sınıfa ayırabiliriz ki bunlardan birisi yaptıklarının karşılığını dünyada bulursun,etme bulma dünyası;;diğeri ise yaptıklarının karşılığını ise mahşerde görecek ve Allah’ın huzurunda durdurulup hesap vereceksin.İyilik yaptıysan misliyle iyilik,kötülük yaptıysan da dengiyle ceza göreceksin.İşte bu yüzdendir ki;

“Ölüm ve hayat,kimin daha iyi iş yaptığının imtihan edilip görülmesi için yaratılmıştır.Amaç,hiç kimsenin haksızlığa uğramadan bizzat kendi elleriyle ahiretteki yerini kazanmasıdır.Resulüllah’ın da buyurduğu gibi;namazı huşu içerisinde eda eden,boş sözden uzak duran, kendini maddi-manevi pisliklerden arındıran,iffet ve namusunu koruyan,emanete ihanet etmeyen,verdiği sözü yerine getiren ve beş vakit namazını hiç geçirmeyen müminler şu imtihan dünyasını başarıyla tamamlayanlardır (1)”

Şunu unutmayın ki “Allah;iman edip salih iş yapan hiç bir insanı,nefsine uyup doğru yoldan sapmadığı sürece korktuğuna uğratmaz ve sıkıntıya da sokmaz.Fakat kul;iman ve itaati terk edip düşüncesiz,ölçüsüz ve sorumsuzca davranmaya başlarsa,o zaman hak ettiği cezasını görür.

Şu da biliniyor ki farzların terk edilmesi yada yasakların çiğnenmesi gibi,unutma ya da hata sonucu işlenen günahları Yüce Allah kişinin aleyhine saymayıp affetmiştir.Resulü de bunu “Benim ümmetimden hata,unutma ve ikrah yoluyla yapılan kötülükler affedildi” hadisiyle teyit etmiştir.O halde unutma,hata ve ikrah’ın dışında kalan kötülükler,reşit olmuş kimsenin bile bile işlediği suçlardır.Bu da insanın fıtratına aykırı davranması ve kendisini bilerek ifsat etmesi demektir O halde denilebilir ki FELAKETİN İLK ADIMI OLAN BOZULMA BİREYDEN BAŞLAR,ZAMANLA TOPLUMA SİRAYET EDER VE ISLAHI İMKANSIZ BİR HAL ORTAYA ÇIKINCA ALLAH’ın azabı onlar için kaçınılmaz olur (2)”.

Nitekim bu beyanda “Yüce Allah mümin kullarına kendisinden sakınmalarını emrederek ve azabına yaklaştıracak ve rızasından uzaklaştıracak şeylerden sakındırarak şöyle buyuruyor:’Ey iman edenler! Allah’tan sakının (Bakara’278)’.Yani yaptığınız her işinizde Allah’tan korkun ve O’nun sizi görüp gözetlediği şuuru içinde (murakebe) olun (3)”

Ve Rabbin diyor ki;”İnsanların kendi elleriyle yaptıkları sebebiyle karada ve denizde bozukluklar ortaya çıktı (Rum Süresi’41).Taberi tefsirinde bu ayetin tefsiri,özet halinde şöyledir:’İnsanların Allah’a isyan ederek yaptıkları kötülükler,işledikleri günahlar sebebiyle,birçok köylerde ve kasabalarda isyankar davranışlar,bozulmalar,kötülükler ortaya çıktı.Akarsular,göller ve denizler kirletildi ve bozuldu (bkz:Taberi,Camiu’l-Beyan,XXI/31,32)’

Bugün daha açık ve net olarak ortaya çıkan ve etkileri başta insan sağlığını tehdit edici boyutlara ulaşan çevre kirlenmesi hadisesi,erozyonlar,sel felaketleri vs insanların doğal çevrede yaptıkları tahribatın vahim sonuçlarıdır.Toprağın,havanın ve suların sanayi artıkları,şehir çöpleri ve insanların aşırılıklarıyla kirlenmesi,ekolojik dengenin bozulması;buna paralel olarak üstün insani değerlerin kaybolması,sonuçta insana saygısızlığa ve sosyal hayatta derin yaraların açılmasına neden olmuştur (4)”

Ve kesinkes şunu unutmayın ki “Allah’ın sevgisi kulun sevgisi gibi değildir.Allah kendine itaat edeni sever,isyan edene buğzeder. Yahudiler Yakub’un (a.s) evlatlarıdır ama babalarından faydalanamadılar.Eğer baba sevgisi fayda verseydi Yakub’un (a.s) sevgisi oğullarına sızıp fayda verirdi (5)”

“Yüce Allah hepsinden daha kuvvetli,serveti daha çok,mal ve evladı daha fazla,toprağında daha iyi tarım yapmış ve şehirleri daha iyi imar etmiş olan kendilerinin emsali ve benzeri eski nesillerin başına gelen dünyevi ceza ve azabın kendilerine de gelmesine karşı uyarıp nasihat ederek şöyle buyuruyor:’Görmediler mi ki,onlardan önce yeryüzünde size vermediğimiz’ mal,evlat,ömür,şan ve şöhret,zenginlik, ordu gibi bütün imkanları kendilerine verdiğimiz,gökten üzerlerine bol bol yağmurlar indirip evlerinin altından ırmaklar akıttığımız’ yani kendilerine verilmiş bir mühlet olarak ve tuzağa çekmek için kendilerine gökten bol bol yağmur indirip yerden pınarlar akıttığımız nice nesilleri helak ettik.Daha önce yaşamış o nesiller dün giden gibi geçip gittiler ve onları,kıssaları ibret için anlatılan kimseler kıldık.Biz onlaı günahlaı sebebiyle helak ettik ve onların ardından başka nesiller yarattık.İmtihana tabi tutmak üzere başka nesiller getirdik.Onlar da aynısını yaptılar ve diğerleri gibi onlar da helak oldular.Öyleyse ey bu sözün muhatapları,siz de onların başına gelenin aynısının sizin başınıza gelmesinden sakının.Siz Allah (c.c) katında onlardan daha değerli değilsiniz (6)”

ve Allah Resulü (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde;

Sakın sizden kimseyi kıyamet günü meleyen bir koyunu taşırken ve ‘imdadıma yetiş ey Muhammed,ey Muhammed! derken görmeyeyim.O vakit ben Allah katında senin için hiçbir şey yapamam.Ben sana tebliğ etmiştim diyeceğim.Sakın sizden kimseyi kıyamet günü boğüren bir deveyi taşırken ve ey Muhammed,ey Muhammed derken görmeyeyim.O vakit ben Allah katında senin için hiçbir şey yapamam.Ben sana tebliğ etmiştim diyeceğim.Sakın sizden kimseyi kıyamet günü kişnemekte olan bir atı taşırken ve ey Muhammed,ey Muhammed derken görmeyeyim.O vakit ben Allah katında senin için hiçbir şey yapamam.Ben sana tebliğ etmiştim diyeceğim.Sakın sizden kimseyi kıyamet günü kuru bir deri (post) taşırken ve ey Muhammed,ey Muhammed derken görmeyeyim.O vakit ben Allah katında senin için hiçbir şey yapamam.Ben sana tebliğ etmiştim diyeceğim şeklinde buyurmuş ve bildirmiştir



(1-M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:2 / bkz:447);(2-M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:2 / bkz:598-599);(3-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:2 / bkz:328);(4-M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:2 / bkz:557);(5-İbn’ul Cevzi / Şeytanın Hileleri / bkz:561);(6-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:4 / bkz:126)