Haşr Süresinin Meali

a- Haşr Süresi Medeni bir süredir.Hicretin dördüncü yılında bir bütün halinde indirilmiş olup tamamı 24 ayetten ibarettir.Adını ikinci ayetindeki ‘Nadıroğullarının sürgünü’ anlamına gelen haşr kelimesinden almıştır.Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 101 , Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre ise 59. süredir.

  • 1 – Göklerde ne var yerde ne varsa Allah’ı tesbih ve tenzih eder. O, az’zdir, hak’mdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir).

2 – Nitekim Ehl-i kitaptan olan kâfirleri ilk defa O, yurtlarından bir çırpıda çıkardı. Halbuki siz onların çıkacaklarını asla düşünemezdiniz. Onlar da kalelerinin, kendilerine Allah tarafından takdir edilen azabı önleyeceğini sanırlardı. Ama Allah hiç ummadıkları yerden onları bastırdı ve kalplerine korku saldı. Öyle ki evlerini bizzat kendi elleriyle yıkıyorlardı. Bir taraftan da müminlerin elleriyle yıktırıyorlardı. Düşünün de ibret alın ey akıl sahipleri!

  • 3 – Eğer Allah onlar hakkında toplu sürgün cezası takdir etmeseydi, mutlaka onları dünyada cezalandırırdı. Âhirette de onlara ateş azabı vardır.
  • 4 – Bunun sebebi onların, Allah ve Resulüne karşı çıkmaları oldu. Kim Allah’ı ve elçisini karşısına alırsa bilmelidir ki Allah’ın cezası pek çetindir.
  • 5 – O kâfirleri kızdırmak için her hangi bir hurma ağacı kesmiş iseniz veya kökleri üzerinde bırakmışsanız bu, hep Allah’ın izniyle ve o, yoldan çıkmışları cezalandırmak için olmuştur.

6 – Allah’ın, daha önce onlara ait olup peygamberine ganimet olarak nasib ettiği mallara gelince, siz onun için ne at, ne de deve koşturdunuz. Fakat Allah, resullerini dilediği kimselere, savaş külfeti ve zahmeti olmaksızın galip getirir. Allah her şeye kadirdir.

7 – Savaş olmaksızın fethedilen ülkelerin halklarına ait mallardan Allah’ın, Peygamberine nasib ettiği ganimetler; Allaha, Resulüne, akrabalara (Peygamber’in yakın akrabalarına), yetimlere, fakirlere ve yolda kalmış gariplere aittir. Ta ki o mallar, sizden yalnız zenginler arasında el değiştiren bir servet haline gelmesin. Peygamber size ne verirse onu alınız, o sizi neden men ederse onu terk ediniz. Allah’a karşı gelmekten sakınınız. Muhakkak ki Allah’ın cezası pek çetindir.

8 – Allah’ın nasib ettiği bu ganimet malları o hicret eden fakirlere aittir ki, onlar Allah’ın lütfunu ve rızasını taleb etmek, Allah’ın dinine ve Resulüne destek vermek için yurtlarından ve mallarından edildiler. İşte imanlarında sadık ve samimi olanlar ancak onlardır.

9 – Bunlardan önce Medine’yi yurt edinip imana sarılanlar ise, kendi beldelerine hicret edenlere sevgi besler, onlara verilen ganimetlerden ötürü içlerinde bir kıskanma veya istek duymazlar. Hatta kendileri ihtiyaç duysalar bile o kardeşlerine öncelik verir, onlara verilmesini tercih ederler. Her kim nefsinin hırsından ve mala düşkünlüğünden kendini kurtarırsa, işte felah ve mutluluğa erenler onlar olacaklardır.

10 – Onlardan sonra gelenler (başta muhacirler olarak, kıyamete kadar gelecek müminler): “Ey kerim Rabbimiz, derler, bizi ve bizden önceki mümin kardeşlerimizi affeyle! İçimizde müminlere karşı hiçbir kin bırakma! Duamızı kabul buyur ya Rabbena, çünkü Sen raufsun, rah’msin!” (şefkat ve ihsanın son derece fazladır).

11 – Bakmaz mısın şu münafıklık yapanlara? Onlar Ehl-i kitaptan kafir kardeşlerine: “Vallahi,” diyorlar, “eğer siz buradan çıkarılacak olursanız, mutlaka biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin aleyhinizde olan bir durumda asla kimseye itaat etmeyiz, eğer size savaş açan çıkarsa mutlaka size yardım ederiz.” Ama Allah şahittir ki onlar yalan söylemektedirler.

12 – Çünkü, o Yahudiler yurtlarından çıkarılırsa, bu münafıklar onlarla beraber çıkmazlar ve eğer kendilerine savaş açılırsa onlara yardım etmezler. Eğer yardım etseler bile arkalarını döner kaçarlar. Sonra Allah onları helak eder de artık kurtarılmazlar.

  • 13 – Onların kalplerinde sizden duydukları korku, Allah’tan korkmalarından daha ileridir. Bu böyledir, çünkü onlar, gerçeği bilip anlamayan kimselerdir.

14 – Onlar sizinle toplu durumda savaşmazlar, ancak sağlam kaleler içinden veya duvarların arkasından sizinle savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çatışmaları pek şiddetlidir. Sen dışardan onları birlik içinde sanırsın. Halbuki kalpleri darmadağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan, düşünmeyen bir güruhtur.

15 – Bu Yahudilerin hali, kendilerinden az önce, yaptıkları işlerin vebalini tatmış olan, âhirette de ayrıca gayet acı bir azap çekecek olan kimselerin durumuna benzer.

16 – Yahudileri savaşa teşvik eden münafıkların durumu ise tıpkı şeytan’ın durumuna benzer ki o, insana: “Dine inanma, reddet!” diye telkin eder. O kendisine kulak verip kafir olunca da şöyle der: “Ben senden uzağım. Çünkü ben alemlerin Rabbinden korkarım!”

  • 17 – Neticede ikisinin akıbeti de, ebed’ kalmak üzere cehenneme girmek oldu. İşte zalimlerin cezası budur.

18 – Ey iman edenler! Allah’ın azabına maruz kalmaktan korunun. Herkes yarın ahireti için ne gönderdiğine dikkat etsin. Allah’ın azabına d]çar olmaktan korunun. Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

a– Yani hesaba çekilmeden önce,kendinizi hesaba çekin ve Rabb’inizin huzuruna arz olunacağınız gün için yaptığınız salih işlere bir bakın.Çünkü herkes ahirette,ancak mümin olarak yaptığı iyilikler,hayır ve hasenat ile değerlendirilecektir.Resulüllah’ın da buyurduğu gibi ‘Şüphesiz Allah,sizin şekillerinize ve mallarınıza bakmaz ; ancak kalplerinize ve amellerinize bakacaktır.’O halde gücünüz yettiğince Allah’tan sakının.O’na kulak verin,itaat edin ve kendi iyiliğiniz için mal harcayın.Kim nefsinin cimriliğinden korunursa,başaranlar işte onlardır.Eğer Allah’a güzel bir ödünç verirseniz,O da size onu katlayarak geri öder ve sizi bağışlar.Allah,iyilikleri karşılıksız bırakmaz.kötülükleri ise cezalandırmada aceleci değildir (Teğabun-16)’

19-20 – Sakın şunlar gibi olmayın ki onlar Allah’ı unuttukları için, Allah da kendi öz canlarını kendilerine unutturdu. (Fayda ve zararlarını dahi bilemiyorlar). İşte yoldan çıkanlar bunlardır. Cehennemliklerle cennetlikler elbette bir olmaz. Felah ve başarıya erenler, cennetliklerdir.

a- Hz Ebu Bekir bir hutbesinde şöyle konuştu: ‘Ey insanlar ! Siz belli bir sona doğru koşarak gittiğinizin farkında mısınız? Kim,Allah rızası için bir iş üzerinde iken,eceline hükmedilebiliyorsa buyursun,bunu yapsın! Bunu da ancak,aziz ve celil olan Allah’ın izni ve desteğiyle yaparsınız.Bazıları ömürlerini başkaları için tükettiler.Allah,sizi bunlara benzemekten men etti. ve ‘Sakın ha,Allah’ı unutup da O da kendilerine nefislerini unutturduğu kimseler gibi olmayın’ buyurdu.Daha önceki kardeşleriniz,hani neredeler? Kendilerinden öncekilerin başına gelen onların da başlarına gelmiştir elbet ; kimi iyi insanlar,kimi de kötü insanlar olarak yaşadılar ve öldüler.Şehirler kurup etrafını kalın duvarlarla çeviren o zalim ve zorba krallar nerede? Onlar da hayaların ve toprağın altına girmediler mi? Şu,acayip haberleri bitmek tükenmek bilmeyen Allah’ın kitabını okuyun.Karanlık günlerde yararlanmanız için onunla kalbinizi, zihninizi aydınlatın.Öğüt ve nasihatlarını dinleyin.Allah orada Zekeriya ve ailesini ‘Onlar,hayır ve hasenat işlerinde koşuşturur,bize ümitle korku içerisinde dua eder ve saygı ile beyun eğerlerdi…’ diyerek övmektedir.Dikkat edin ! Allah’ın rızası gözetilmeden söylenen hiçbir sözde hayır yoktur.Allah yolunda harcanmayan hiçbir malda hayır yoktur.Cehaleti,affına ve hoş görüsüne baskın gelen kimsede hayır yoktur.Allah yolunda başkalarının kınamasından çekinen kimsede de hayır olmaz.

21 – Eğer Biz bu Kur’ân’ı bir dağın tepesine indirseydik onun, Allah’a tazimi sebebiyle başını eğip parçalandığını görürdün. İşte bunlar birtakım misallerdir ki düşünüp istifade etmeleri için, Biz onları insanlara anlatıyoruz.

  • 22 – Allah’tır gerçek İlah! O’ndan başka yoktur ilah! Görünmeyen ve görünen her şeyi bilir. O rahmandır, rah’mdir.

23 – Allah’tır gerçek İlah, O’ndan başka yoktur ilah! O melik’tir, kuddus’tür, selam’dır, Mü’min’dir, müheymin’dir, aziz’dir, cebbar’dır, mütekebbir’dir. Allah, müşriklerin iddialarından münezzeh ve yücedir.

24 – Allah o gerçek İlahtır ki halık’tır, bârî’dir, musavvir’dir. Hasılı, en güzel isimler ve vasıflar O’nundur. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O’nu tesbih ve tenzih eder. O, azizdir, hakimdir.



Meal = Turan Yazılım / Mürşit 5 / Kur’an / Meal / Yıldırım
a = M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:III / bkz= 355-365

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.