Haram Mal Karışmış Olan Kişinin Yapması Gereken

Haram Ve Helal Karışımı Olan Paranın Durumu



Bil ki,tövbe ettiği halde elinde haramla karışmış mal bulunan kişinin yapması gereken iki şey vardır.

  • Birincisi : Haram malı ayırıp çıkarmak
  • İkincisi : Çıkarılan hram malı nereye sarfedeceğini araştırmak

Birincisine Gelince : Bil ki tövbe eden ve malı içerisinde gasp veya emanet alma (vergi kaçırmak da buna dahildir)  yoluyla alınmış zatı muayyen haram bir mal bulunan kişinin yapması gereken şey,haram malı diğerlerinden ayırmaktır.Eğer haram mal muayyen değilse ve anlaşılamayacak derecede diğerlerine karışmışsa iki şık ortaya çıkar.

1- Ya söz konusu haram mal hububat,altın,gümüş , para ve yağlar gibi misli bulunan mallardandır veya

2- Köleler,elbiseler ve evler vb gibi birbirinden farklı mallardır.

Eğer haram olan mal,misli bulunan malların içerisindeyse veya bütün mala yayılmışsa,mesela yağ gaspedilmiş ve onu kendi yağına karıştırmışsa veya hububat,dirhem gaspetmişse ve söz konusu haram malın miktarı bilinmiyorsa,o miktarda malı bir kenara ayırır.Eğer işin içinden çıkamazsa önünde iki yol vardır ;

1- Galip zannına göre

2- Kesin bilgiye göre hareket etmektir ki bu takvadır

Mesela kişi malının yarısının helal ve üçte birinin haram olduğunu bilse,geriye altıda biri kalır ve bunda şüphe eder.Galip zannına göre haram olduğu kanısına varırsa o malı çıkarır,helal olduğuna kani olursa çıkarmayıp elinde tutar.Galip zanna göre bu şekilde hareket edilir.Takvaya göre ise böyle bir malı çıkarmak gerekir.

Belki de şöyle diyebilirsin : Böyle bir malın çıkarılması gerekir.Çünkü kişi malı içerisinde haramın bulunduğunu kesin olarak anlamış ve bir kısmında ise şüphe etmiştir.Bu durumda haramlık öne geçer.Eğer Haram ile Helallin karışması ve ayırt edilememesi halinde elinden çıkardığı malın helal mal olmadığı konusunda nasıl emin olacak?  diye sorulursa buna şöyle cevap veririz ;

Mal değiştirilebilir.Bir şahıstan bir dirhem gaspetmiş olsa ve o dirhemin hangisi olduğunu bilmese adama herhangi bir dirhemi verir.Böylece kişi değiştirme yoluyla onu telafi etmiş olur.İçerisinde haram bulunan bir mala mirasçı olan kişi de araştırıp mal içerisindeki haram miktarını öğrenerek onu elinden çıkarır

İkinciye Gelince : Çıkarılan haram malı nereye sarfedeceğini araştırmaktır.Kişi söz konusu haram malı çıkardığında önünde üç durum vardır:

1- Ya söz konusu haram malın muayyen bir sahibi vardır ki bu durumda malın ona veya varisine verilmesi gerekir.Eğer söz konusu malın bir yavrusu veya menfaati varsa,bütün bunları bir araya toplayıp sahibine verir.

2- Eğer mal sahibinin kim olduğunu bulmaktan ümidini keser ve mal sahibinin geride bir varis bırakıp bırakmadan öldüğünü bilmezse,o zaman malı tasadduk eder.

3- Eğer haram mal,fey mallarından veya Müslümanlar’ın yararına kullanılmak üzere devlet hazinesine aktarılmış mallardan biriyse o zaman köprü,cami,Mekke yolunda kervansaraylar  ve o yoldan geçen bütün Müslümanlar’ın faydalanacağı şeylerin yapılması için verilir (Yani bireyin değil toplumun faydalanacağı hayır işleri)

Eğer Nasıl oluyor da böyle birine sahip olmadığı malı tasadduk etmesini emredebiliyorsun? diye sorulursa şöyle cevap veririz; Çünkü söz konusu mal ya zayi olacak veya hiçbir hayır işine harcanacaktır.Zayi edilmesi caiz olmayacağına göre hayır işine harcanmasından başka bir seçenek kalmaz.

Eğer Nasıl olur da hıyanet yoluyla mal edinen birinin sadakası kabul edilir? diye sorulursa şöyle cevap veririz; Bu sadaka ile biz kendimiz için bir sevap talep etmiyoruz.Bizim istediğimiz şey,haram maldan kurtulmaktır.

Bir Mesele : Kişinin elinde helal ve şüpheli mallar varsa kendisine helal olanı ayırsın ; yiyeceğini ve giyeceğini,hacamatçının ve tandır ateşçisinin ücretine tercih etsin (yani aşırıya gitmesin).Bunun esası Hz Peygamber (s.a.v)’in hacamatçı hakkında ki şu sözüdür : Bu parayla su taşıdığın hayvanlarına yem al.

Eğer kişinin anne babasının elinde haram mal varsa,onlarla birlikte yemek yemekten kaçmasın.Eğer şüpheli bir mal varsa anne babasına karşı siyasi davranarak onları güzel sözlerle avutsun.Eğer anne babası birlikte yemek yenmesini kabul etmezlerse,o zaman az miktarda yiyebilir.

Not : Yukarıda belli-başlı şeyler zikredilmiştir.Buna fabrika,para,dükkan ,altın vb şeyler şeklinde değerlendirin



Kaynak : İbnü’l-Cevzi / Minhacü’l-Kasıdin Ve Müfidü’s-Sadıkin / C:I / sayfa : 398-399