Günah Tevbe Ve Manevi Arınma

Günah,Tövbe Ve Manevi Arınma



İslami anlayış,insanda doğal olarak iyilik kadar kötülüğe eğilimin varlığını da kabul eder.İnsan iyilik ile kötülüğün karışımıdır.İnsan melek tabiatlı olmadığı gibi şeytan da değildir.Bu durumda,zaman zaman ilahi sınırları aşma,günaha düşme ihtimal ve tehlikesi herkes için söz konusudur.Asıl olan,ilahi buyruklara uygun düşmeyen davranışları ısrarla sürdürmemek,en kısa zamanda bundan vazgeçmektir.Bilerek ve isteyerek dini değerleri çiğneme,Allah ile sürdürülen ilişkinin yanında kişinin manevi olgunlaşmasını da zedeler.Dini hayatta sağlıklı yol alabilmek için işlenen hatanın telafisi büyük önem taşır.Onun için Hz Peygamber (s.a.v):

‘Her günahtan sonra bir sevap işle ki,onu yok etsin’ diye buyurur.

İnsanı Allah’tan uzaklaştıran ve günah veya kötülük denilen şey,genelde bilgisizlik ya da kısa süreli geçici zevklerdir.Dolayısıyla günah yöneliminin dayandığı mantık,bir dar görüşlülük niteliğine sahiptir.

Bu durumda Allah’la yeniden ilişki ve iletişime geçmek,daha geniş bir bakış açısı ve buna dayalı olarak da yeni bir davranış tarzı gerektirir.Müslüman , farkına vardığı yanlış yoldan vazgeçer,hatasını kabullenir,yüce Allah’tan özür ve af dileyerek,onun sonsuz merhametine sığınır.

İşte tövbe,kendi yanlış tercihinden vazgeçme, Allah’a yönelme ve onun buyruklarına uygun şekilde hayatına yeniden düzen verme girişimidir.

Yüce Allah’ın acıması,rahmet ve merhameti çok geniş olup,her şeyi kuşatmıştır.Çok bağışlayıcı,pek affedicidir.Bir kimse kötülük işler veya kendine yazık eder de sonra kendini düzeltir,iyi işler yapar ve Allah’tan bağışlanma dilerse,bağışlayıcı ve merhamet sahibi Allah,onun tövbesini kabul eder.

Allah’a gereği gibi yönelme,ancak tevbe etme ve iyi işler yapmakla olur.

Her yönden temiz olma,maddi olduğu kadar manevi kirlerden arınma ilkesi,İslam dininin en önemli hedefleri arasında yer alır.Bir Müslüman’ın hayatı,olabildiği ölçüde günahlardan arınma ve temiz bir çevre oluşturma çabası içerisinde geçer.Çünkü ‘Allah temizlenenleri sever’.

Sonu gelmez hata ve günahlar içerisinde sürdürülen bir hayat insanı Allah’tan uzaklaştırdığı gibi kendi kendine de yabancılaştırır.Bedenimiz ve çevremiz gibi,gönül ve ruh dünyamız da kirlenir.

İbadetlerin ön şartı olan beden ve çevre temizliği ne kadar önemliyse,içsel hayatın kötü eğilimlerden arındırılması da o kadar önemlidir

Ruh sağlığı ve mutluluğun gerçek kaynağı,benlik üzerinde sağlanan tam bir denetimdir.İlahi değerlere göre hayatını düzene koymak isteyen bir Müslüman’ın her şeyden önce kendi iç dünyasına yönelmesi,kendi benliği hakkında tam ve doğru bir bilinç kazanması ve kötü eğilimleriyle savaşı göze alması gerekir.

Hz Peygamber’in (s.a.v) anlatımıyla asıl ‘büyük cihat’ işte budur.Kötü eğilimler ve alışkanlıkların kıskacında kalan bir kimse,sağlam ve sağlıklı bir kişilik geliştiremez.Kötülüklerden,haram ve günahtan uzak durulduğu ölçüde benlik güçlenir,denge ve uyum yetenekleri artaar. Manevi arınma ancak benliğin eğitimi ile olur.

Kin ve düşmanlık,açgözlülük,korkaklık, çekememezlik , büyüklenme ve böbürlenme,alaycılık , saldırganlık,zalimlik, zevk ve eğlence tutkunluğu gibi aşırı eğilim ve davranışlar insanda yerleşik ve sürekli etkin bir duruma geldiği zaman,olayları doğru algılama ve yorumlama yeteneği ortadan kalkar.

Bu ve benzeri eğilimler gerçekleri görmeye,doğru ve yerinde davranışlarda bulunmaya engel oluştururlar.Sonuçta kalp körelir,vicdan kararır.Allah’la,insanlarla ve diğer varlıklarla ilişkiler tehlikeli ve yıkıcı sonuçlara yol açar



Kaynak = Diyanet İşleri Başkanlığı / İslam’a Giriş Gençliğin İslam Bilgisi / bkz: 91-93

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.