Kuran Yurdu

Göz Gördüğünden Etkilenir

    İnsan Mizacı Karakteri Gördüğü Şeylerden Etkilenir Ve görüğü Şeylere Göre Bir Karaktere Sahi Olur



    Kişinin görmüş olduğu insanların huylarından ve davranışlarından etkilenerek söz konusu huy ve davranışlara meyletmesi ise,gafiller bir yana,pek az akıllı kimsenin fark edebileceği gizli bir hastalıktır.İçinden onun yaptığını reddetse bile,bir fasıkla uzun süre birlikte olduktan sonra,önceki haliyle kendisini kıyas etmiş olsa fesattan kaçmak ve hoşlanmamak hususunda arada fark olduğunu görmeyen pek az insan vardır.Çünkü fesadı uzun süre görmek mizacın onu kanıksamasına ve önemsiz bulmasına yol açar.Böylece fesat artık kişiye önemli bir şey gibi görünmez olur.

    Kişiyi fesattan alıkoyan şey,kalbin onu kötü bulmasıdır.Uzun süre bozuk işleri görmekle fesat önemsiz sayılmaya başladığında kişiyi ondan alıkoyan kuvvet gevşeyip çözülmeye yüz tutar ve mizaç fesada veya daha kötüsüne meyletmeye gönüllü olur.İnsan başkalarının işlediği büyük günahları önemsiz sayar.İşte bundan dolayı zenginlerle birlikte olmak,fakirin Allah’ın ona vermiş olduğu nimeti küçümsemesine neden olur.Fakirlerle birlikte olmak ise söz konusu nimetleri büyük görmeye yol açar.Aynı şekilde,Allah’a itaat edenlere ve asi olanlara bakmak da mizacı bu yönde etkiler.

    Selefin zühd ve ibadet konusundaki hallerini gözden geçiren kişi nefsini hakir bulur ve yaptığı ibadeti küçümser.Bu ise onun daha çok gayrete gelmesine sebep olur.Zamanımızda yaşayan insanlardaki genel hale,onların Allah’tan yüz çevirmelerine,dünyaya yönelmelerine ve günah işlemeyi alışkanlık edinmelerine bakan kişi,kalbinde bulduğu en küçük bir iyilik isteği sebebiyle kendi yaptığını çok bulur.

    Mizacın değişmesi hususunda,görmek bir yana iyiliği veya kötülüğü işitmesi bile yeterlidir.İşte bu incelik sayesinde Salihler anıldığında rahmet iner sözünün sırrı anlaşılmış olur.Burada kastedilen,salihlerin bizatihi kendilerinin anılması değildir.Aksine onların mutlak olarak anılması kalpteki hayır isteğinin harekete geçmesine,onlara uyma hırsının uyanmasına ve kişinin içinde bulunduğu kusur ve taksirden hoşlanmaz hale gelmesine sebep olur.Rahmetin başlangıcı iyilik yapmak,iyilik yapmanın başlangıcı onu yapmaya istek duymak ve bu isteği duymanın başlangıcı da salihlerin hallerini dile getirip anlatmaktır.İşte rahmetin inmesinin manası budur.

    Bu sözden şu da anlaşılabilir : Fasıklar anıldığında lanet iner.Çünkü onları çok fazla anmak,mizacın günahları hafife almasına sebep olur.Lanet , uzaklaşmak demektir.Yüce Allah’tan uzaklaşmanın başlangıcı günah işlemek ve meşru yoldan olmamak kaydıyla insanın dünya zevklerine ve arzularına yönelip yüce Allah’tan yüz çevirmesidir.Günahların başlangıcı ise onların kalpteki ağırlığının ve çirkinliğinin yok olmasıdır.Smz konusu ağırlığın ve çirkinliğin yok olmaının başlangıcı da günahları çok işitip dinlemekle onlara aşina olmaktır.Salihleri ve fasıkları anmak böyle olunca,onları görmenin ve birlikte olmanın nelere yol açacağını sen düşün!

    Resulüllah (s.a.v) bunu şu sözüyle dile getirmiştir : Salih arkadaş ile kötü arkadaş,misk taşşıyan adam ile körük üfleyene benzer.Misk taşıyan adam ya sana ondan verir veya ondan satın alırsın veya ondan güzel bir koku duyarsın.Körük üfleyen ise ya elbiseni yakar veya ondan pis bir koku üzerine siner

    İşte zikrettiğim bu manadan ötürü diyorum ki bir alimin hatasını bilen kişinin,şu iki nedenden dolayı o hatayı başkalarına anlatması haramdır

    Birincisi : Böyle bir hatayı anlatmak gıybettir.

    İkincisi : Ve en önemlisi ise söz konusu hatayı anlatmak,dinleyenlerin onu küçük ve önemsiz bulmalarına yol açar,o hatayı işlemeye karşı kalplerinde hissettikleri korkuyu ortadan kaldırır.Bu da onların söz konusu günah veya hatayı önemsiz saymalarına sebep olur.Çünkü derler ki,alimler bunu yapıyorlarsa,biz niye yapmayalım.

    Nice şahıslar var ki dünya malı toplama konsuunda hırs sahibi olup baş olma sevdasıyla yanıp tutuşurken yüce Allah’ın Hz Süleyman’dan (a.s) haber vererek buyurduğu şu ayeti yaptığı işe delil gösterir: ‘Bana,benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver (1).Bunun yanında bir de Hz Süleyman’ın kendi arzusunu ve hükümdarlığı kastettiğini zanneder.Bazen de Hz ali (r.a) ile Hz Muaviye’nin arasındaki  savaşı delil gösterip bunun hak için değil,liderliği elde etmek için yapıldığını zanneder.Bu yanlış inanç,liderlik işini basit görmesine ve liderliğin yol açacağı günahları küçümsemesine neden olur.Adi mizaç hata ve yanlışlara uymaya ve iyiliklerden yüz çevirmeye meyillidir.Hatta böyle bir mizaç hayatı veya günahı,onu mazeret olarak göstermek amacıyla arzusunun gerektirdiği mertebeye indirerek hata değilmiş gibi sunar.İşte bu anlattıklarımız şeytanın incelikli hileleridir.Uyanık olanlar her şeyin güzel yanlarını idrak ederler.

    Tıpkı yüce Allah’ın buyurduğu gibi : ‘Onlar sözü dinlerler,sonra da en güzeline uyarlar (2).Gaflet ehli ise dinlediklerinin en kötüsüne uyarlar ve işittikleri şeyi anladıklarının en kötüsüne yorarak naklederler.Tıpkı şu rivayette Hz Peygamber (s.a.v)’in buyurduğu gibi : ‘Hikmetli sözü dinledikten sonra dinlediğinin en kötüsünü yapan kişi,bir çobana gidip ona : Bana kesmek üzere koyunlarından birini ver diyen adama benzer.Çoban ona der ki,git ve sürüdeki en iyi koyunu al.Adam gider ve koyunları bekleyen köpeğin kulağını tutup gelir.Önder alimlerin hatalarını nakleden herkes,işte bu misaldeki adama benzer yani koyun yerine gider köpeği tutar getirir ahmak herif

    Bir şeyin tekrarlanması ve görülmesi sebebiyle kalpteki çirkinliğinin ortadan kalkmasını gösteren hususlardan biri şudur :İnsnaların çoğu Ramazan’da oruç tutmayan birini gördüklerinde bunu lok kötü bir şey olarak görürler.Hatta neredeyse onun kafir olduğuna inanırlar.Oysa bu insanlar,namazları vaktinden sonraya bırakanları görünce,oruç tutmayan adamdan hoşlanmadıklar gibi bunlardan hoşlanmazlık etmezler.Oysa bir tek namazı terk etmek insanı küfre götürür.

    İnsanların bu algılarının sebebi,namazın tekerrür etmesi ve bundan doalyı namazda ihmalin çok olmasıdır.Bundan dolayı da sürekli olarak göz önünde tekerrür eden namazı terk fiili onun kalp tarafından çirkin bulunmasını yok eder.Aynı şekilde , fakih olan bir alim ipek elbise giymiş,altın yüzük takmış olsa veya gümüş bir bardaktan su içmiş olsa insanlar bunun normal olmadığını düşünerek şiddetle reddederler.Oysa bazen bu fakihi insanların gıybetini yaparken görürler ama bunu çirkin bulmazlar.Gerçekte gıybet,ipek elbise giymekten daha ağır bir günahtır.Ancak gıybetin çok fazla dinlenmesi ve gıybet edenlerin çokça görülmesi bu fiilin kalp tarafından çirkin ve kötü bulunmasına engel olmuş ve insanların onu önemsiz saymalarına yol açmıştır.

    Bütün bu saydığımız incelikleri kavra ve insanlarla birlikte olmaktan uzak dur.Çünkü sen onlardan dünyaya olan hırsını ve ahiretten gafletini artıracak şeylerden başkasını neredeyse göremezsin.Onların yaptıkları şeyler senin günahları önemsiz görmene sebep olur ve ibadet etme isteğini zayıflatır.Şahsı ve hali Allah’ı zikreden bir arkadaş bulursan ondan ayrılma.Çünkü böylesi mümin için ganimettir.



    Kaynak = İbnü’l Cevzi / Minhacü’l – Kasıdin Ve Müfiddü’s-Sadıkin / C:: I / bkz: 475-477

    (1- Sad 35) – (2- Zümer 18)

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.