Gösteriş Ve Riya Meselesi

Hamd,bütün gaybı ve bilinmeyenleri bilen Allah’a mahsustur.O,kalblere, kalblerde saklı olan gizliliklere nüfuz etmiştir.İsterse en büyük günahları affeder ve bağışlayabilir.Kalplerde gizli olan kusurlardan haberdardır.O,riya ve ortak koşma ithamlarından uzak,yalnız kendi rızası için yapılan temiz ve olgun amelleri kabul eden Allah’tır. Çünkü bilinmeyen alemde eşi ve benzeri olmayan,tek olan yalnız O’dur. Salat ve selam elçisi olan Muhammed (s.a.v)’e,onun iftira ve ihanetten uzak olan,aile ve ashabı üzerine olsun.

Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki;

Ümmetim adına en çok korktuğum şey,gizli şehvet ve riya (gösteriş)dir. Çünkü gösteriş karanlık bir gecede taş üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesinden daha gizlidir.

Bu sebepledir ki;muttakiler şöyle dursun,en çok araştırıcılar bile gösterişin belalarının neler olduğunu bilememiştir.Riya,nefis belalarının sonuncularından ve gizli tuzaklarındandır.Gerçekten kendini ahirete adayan alim ve abidler de kendilerini riya hastalığından kurtaramamışlardır.

Çünkü onlar nefisleri ile yaptıkları savaştan galip çıkıp nefislerini ümitsizliğe düşürdükleri,çeşitli ibadetler yapıp şüphelilerden kaçınmaya mecbur ettikleri zaman,nefisleri dış organlarına isya emri veremez.

Bundan ümidini kesince,ilmini ve amelini açığa vurarak rahatlamak ister.Halkın nazarında nefisle girdiği savaştan galib çıkmış,iyilikleri kabullenmiş ve onların tadına varmış olarak gözükür.Halk böyle olanlara karşı saygı duyar.Onlar da ibadete koşar ve yaptıkları ibadeti sadece Allah’ın bilmesi ile yetinmez.Ayrıca bütün yaratıkların da yaptığı ibadetten haberdar olmasını ister ve kendini övmelerini bekler.

Çünkü nefis,insanların,o kimsenin şehvetlerinden vazgeçip şüphelerden sakındığını ve ibadetin güçlüklerine dayanıklılık gösterdiğini bildikleri zaman,onu methedip saygıyla yad edeceklerini,hatta daha da ileri gideceklerini bilir.Ona düşmanlık gösterecek,saygı ile önünde eğilecek ve kendisiyle konuşmaktan ve yanında bulunmaktan bolluk ve bereket ümit edeceklerdir.

Duasına bağlanılacak,ardına düşecek,ona hizmette bulunacak,her zaman saygı ile anacak,bütün işlerde kendine kolaylık gösterilecek,öncelik tanınacak,yeme,giyme ve oturmada onu geçirecek,önünde hürmetle baş eğeceklerdir.

Böylece o, zevklerin en büyüğünü tatmış olacak ve zevklenecektir.Günahı terk artık onun için önemsiz birşey olacak,ibadetin zorluğuda böylece giderilmiş olacaktır.

Çünkü halkın kendine gösterdiği itibar ve saygı ona bütün zorlukları unuturacaktır.Diğer taraftan ömrünü Allah yolunda tükettiğini zannedecektir.Halbuki hayatı,nefsinin gizli arzularına tabi olmuşturda bundan habersizdir.Nefis ise itaat ve ibadetinde,haramdan sakınmasında gayenin gösteriş olmasına sevinir ve yaptığı ibadeti ve iyilikleri hepsini mahveder.

Adam böylece,kendini Allah’a yaklaşankullardan zanneder,fakat münafıklar defterine yazıldığının farkında bile değildir.Bu ancak sıddıkların kurtulabildiği şeytanın tuzağıdır.Bu yol dardır,bu yol derindir.Hemde öyle ki,bu yoldan ancak Allah’a yakın olanlar geçebilir.

Bu sebeple denildi ki:İleri gelen Sıddıkların kalplerinden çıkan en son sevgi,riyaset(başkanlık) sevgisidir.Riya,şeytanın kurduğu en büyük dert şebekesidir.

Riyanın sebebini,hakikat ve mahiyetini,derecelerini, bölümlerini,iyileştirme çarelerini,gösterişten kaçınmanın sebeplerini açıklığa kavuşturmak gerekir.Bu söylenenlerin hepsini açıklayabilmek için,konuyu iki bölümde incelemek icab eder:



Kaynak= İmam Gazali / el-İhya / C:3 / bkz:773-774