Gazali’nin İlimin Gerekliliği Hakkında Sözleri

İlmin Gerekliliği



Selin dağlık bölgelere düşman olması gibi,ilim de büyüklenen öğrencilere düşmandır.

Zayıfların kendilerini güçlü alimlerin görüşlerine benzetmeleri boş bir şeydir.Bu bir bardağın içine pislik attıktan sonra ‘denize her türlü pislik atılırken,benim şu küçük bardağa pislik atmamdan ne çıkar? Koca deniz için geçerli olan,elbette bu bardak için de geçerli olur’ diye özür belirtmeye benzer.

İnsanın kısa ömrü bütün ilimleri elde etmeye yetmediğine göre,en doğrusu her daldan en güzelini almak ve ondan bir koku ile yetinerek bütün gücünü ilimlerin en değerlisi olan ahiret ilmine harcamaktır

Kalbi temizlemenin bilgisini edinmek,yolların yön ve uzaklıklarını öğrenmeye benzer.Yola girmeden,yoları ve konaklayacak yerleri bilmek nasıl bir fayda sağlamıyorsa,ahlakı düzeltmeye çalışmadan ahlak ilimlerini bilmek de bir değer taşımaz.Bununla beraber bilgisiz bir şekilde bir işe başlamak mümkün değildir.

Kalbini düzeltmeden,ahlakını güzelleştirmeden,yalnız tıp ve fıkıh ilimleriyle uğraşan kimse;yalnız bindiği devenin su ve yiyeceğini temin edip sadece o deve ile uğraşan ve hac için bir türlü yola koyulamayan kimseye benzer.Ömrünü fıkıh tartışmaları arasında kelimeleri incelemekle geçiren kimse de;hac için götüreceği su tulumunu sağlamlaştırmak için onu dikmeye yarayan ipleri hazırlamaktan başka bir şey yapmayan kimseye benzer.

Kim ilim öğrenir,öğrendiğini tatbik eder ve başkalarına öğretirse manevi alanda saygı ile anılır.Böyle kimseler güneş gibidir.Hem kendisi ışıklanır hem de başkasını aydınlatır.Misk gibidir,kendisi güzel koktuğu gibi başkasına da güzel kokular saçar.Bildiklerine uymayan alimler,defter gibidirler.Başkasına yararlı olur,fakat kendisi birşey anlamaz.Bileği taşına benzerler,bıçakları biletir fakat kendisi kesmez.İğne gibidir;başkasını giydirir fakat kendisi daima çıplaktır.Lamba fitili gibidir,başkasına ışık verir,fakat kendisi yanar.

Dünya ile ahiret birer kuma gibidir.Birini memnun eden diğerini küstürür.

Dünya ile ahiret terazinin iki gözü gibidir.Birini düşüren diğerini kaldırır.

Dünya ile ahiret biri dolu,diğer boş olan iki bardak gibidir.Suyu birine doldururken diğeri boşalır.

Dünyanın adi olduğunu,zahmetlerle dolu olduğunu,zevklerinin kederle karışık bulunduğunu ve iyiliklerin tez kaybolacağını bilmeyen ahmaktır.

Bildiğine uygun davranmayan alim,kullanmadığı halde derdine derman olacak ilaçların adlarını sayan hastaya veya bulamadığı halde güzel yemekler sayıp duran aç kimseye benzer

İnsanların çoğu yaradılışlarına uygun olarak kolay olan tarafa yönelirler.Hak ise acı ve ona sahip olmak zordur.Onu anlamanın yolu çetin ve sarptır.Özellikle kalbin özelliklerini bilmek ve kötü huylardan temizlemek güçtür.Zira bu daima sıkıntı çekmekle mümkün olabilir.Oysa kimse kolay kolay kendini sıkıntıya sokmak istemez.

Yüce Allah peygamberleri de,insanların Yüce Allah’ı tek olarak bilmeye davet etmek için göndermiştir.Yoksa bizim için ayrı,alem için de ayrı bir ilah var demeye değil.Zira insanın gerek doğuşunda ve gerekse yaşamında Allah’ı bir olarak bilmesi tabii özelliği gereğidir.Bunun için Yüce Allah: ‘Eğer onlara yer ve gökleri kim yarattı? diye sorsan Elbette Allah derler (Lokman Süresi’25)



Kaynak= İmam-ı Gazali / el-İhya / C:1