Ğaşiye Süresi Geylani Tefsiri

Ahirette bürünecekleri uhrevi varlıkları kendilerine keşfen gösterilenlerle zahirlerinde beşeri varlıklarını batınlarında da Hakk’ı zuhur ettirmek suretiyle hem dünyevi hem uhrevi var oluşların tahakkuk ettirmiş olan kimselere şu husus gizli kalmaz;

Cenab-ı Hakk’ın yüce huzurunda amellerin Cenab-ı Hakk’a arz edilmesi,yapılan amellerden dolayı hesaba çekilme ve yapılan amele uygun şekilde karşılık görme gibi hususlar muhakkak ki arif için daha dünyada iken her an ve zamanda keşfen müşahede edilmektedir.Bunlar insanların hesaba çekilip yaptıklarıyla ödüllendirilmelerini yahut cezalandırılmalarını sonra onlardan bir grubun kazançlı ve Allah indinde makbul oluşunu,diğerlerinin de hüsran içinde ve reddedilmiş olduklarını keşfen müşahede ederler.

Cenab-ı Hak katında makbul olan kimseler Allah’ın cemal tecellisi altında sevinç ve nimet içindedirler.Reddedilmiş olanlar ise mahrumiyet içinde can yakan feci bir cehennem ateşi içine atılmış olacaklardır.

Allah’ın rahmetinden uzak olan,haddi aşan ve kudret sahibi Cenab-ı Hakk’ın kudretini inkar edenler bu gibi şeyleri imkansız görüp Allah’ın bunlara güç yetiremeyeceğini zannedip inkar ediyorlar da ibret ve tefekkür gözüyle ‘bakmıyorlar o develere ki nasıl yaratılmışlar (17)’.Develer sıradışı bir şekilde yaratılmışlardır.Az bir şey yemelerine rağmen çok yük taşırlar.Kocaman cüsselerine ve güçlü hayvanlar olmalarına rağmen develer kadın,çocuk her insana boyun eğerler.Aç ve susuz olsalar daha bir süre daha yük taşımaya devam ederler.Sevildiklerini ve cezalandırıldıklarını hissederler.Bütün olumsuz davranışlardan etkilenip hislenirler.Hatta öyle durumlar olur ki bu yüzden bazı develerin uzun bir müddet yemeden içmeden kesildikleri olur.Aynı şekilde güzel seslerden ve musiki nağmelerinden etkilenirler.Hatta bu tür şeylerden öylesine derinden etkilenenler olur ki hızlı yürüyüp kendisini telef edenler ve gözünden yaş akıtanlar bulunur.

Kısaca söylemek gerekirse musiki nağmeleri söylenince develer daha bir çok hayret edilecek şey yaparlar.İbret ve basiret ehli olanlar da bunları düşünüp ibret alır.

Allah’ın üstün kudretine dair bu şeyleri işittikten sonra;

Ey peygamberlerin en kamili olan Resulüm! Sana emredilen ve vahyedilen Kur’an’ın öğütleri doğrultusunda ‘öğüt ver sen şimdi sırf bir öğütçüsün (21)’ dini tebliğ etmekle yükümlüsün.Dolayısıyla düşünüp ibret almamaları durumunda senin için bunun bir ehemmiyeti yoktur.Çünkü sana düşen yalnızca tebliğde bulunmandır.Dolayısıyla tebliğ görevinde bir eksiklik ve kusurda bulunma

Çünkü elbette sen ‘onların üzerinde’ onları kabule ve iman etmeye zorlayan ve bunu onlara mecbur kılan bir zorba ‘değilsin(22)‘

‘Ancak’ senin uyarılarından ve tebliğinden sonra ‘yüz çeviren’,isyan eden ‘ve kafir olan (23)’ senden işittiklerine isyan eden,seninle alay eden ve seni yalanlayan kimseye gelince;

Hikmeti her şeyin üstünde olan ve intikamın her türlüsüne muktedir olan ‘Allah ona en büyük azap ile azap edecek (24)’.O öyle bir azaptır ki ondan daha büyük ve daha şiddetli bir azap yoktur.Bu azap onların hilafet mertebesinden mahrum kalmaları,derin pişmanlık ve bir çok hüsranlara ebediyen feci cehennem azabı içinde kalmalarıdır.

Sonuç olarak!

Ey Peygamberlerin en kamili olan Resulüm! Sana indirileni herkese tebliğ et.Onların yüz çevirmeleri ve yalanlamalarını dikkate alma.

SÜRENİN HATİMESİ

Ey Hz Muhammed’e tabi olan ve Hakk’a doğru gerçek bir yöneliş ve tevbe ile yönelmiş olan mümin!

  • Yapman gereken şudur;

Küçük ve büyük kıyamet için takdir edilmiş olan sürenin galip çatmasından önce Allah’a dönmelisin,O’na yönelmelisin.Kendi iraden ve rızanla bütün işlerinde Allah-ü Teala’ya tevekkül edip teslim olmalısın.Beşeri yönünün sınırlı gereklerinden tamamen kurtulmaya çalışmalısın.

Kısaca tabii ve zorunlu ölüm gelip çatmadan önce iradi mevt denilen ölmeden önce ölüm hali ile muttasıf hale gelmelisin.Böylece zikr-i daim ile Rabbinin koruması ve kurbiyetiyle sürekli O’nun huzurunda olabilirsin.Alemdeki kozmetik kıyameti,hesaba çekilmeyi ve amellere karşılık verilmesini beklemeksizin bunları yapabilirsin.Ancak bütün bunlar Allah’ın tevfiiyle ve O’nun katından gelecek ilahi cezbe ile mümkündür.Bundan dolayı sana düşen,gayret etmek ve çalışmaktır.Allah doğru yola ilham eder ve sırat-ı müstakime yönlendirir



Kaynak = Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C:VI / bkz:405…411

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.