Ğaşiye Süresi 17-26 Arası İbn KesirTefsiri

  • 17. Artık onlar bakmazlar mı devenin nasıl yaratıldığına,
  • 18. Göğün nasıl yükseltildiğine
  • 19. Dağların nasıl dikildiklerine,
  • 20. Ve yerin nasıl yayılıp döşendiğine?
  • 21. Artık sen hatırlat,sen ancak bir hatırlatıcısın,
  • 22. Üzerlerine musallat olan bir zorba değilsin.
  • 23. Fakat kim yüz çevirip inkar ederse,
  • 24. Allah onu en büyük azap ile azaplandırır.

25. Şüphe yok ki dönüşleri yalnız bizedir.

26. Sonra da hesaplarını görmek de şüphesiz yalnız bize aittir.

Yüce Allah kullarına kudret ve azametine delalet eden mahlukatına ibretle bakmalarını emrederek ‘Artık onlar bakmazlar mı devenin nasıl yaratıldığına’ buyurmaktadır.Çünkü deve gerçekten hayret verici bir mahlukatur. Onun fiziksel yapısı oldukça gariptir.Son derece güçlü ve metanetlidir. Bununla birlikte yumuşaklıkla ağır yükleri taşır,güçsüz bir kişi tarafından istenildiği tarafa çekilir,eti yenilir,tüyünden yararlanılır,sütü içilir.

Buna dikkatlerinin çekilmesinin sebebi Arapların besledikleri hayvanların çoğunun deve olmalarından dolayıdır.Kadı Şureyh diyor ki: Haydi beraber çıkalım da develerin nasıl yaratıldıklarına,semanın nasıl yükseltildiğine bir bakalım.Yani aziz ve celil olan Allah’ın bu semayı yerden nasıl bu kadar muazzam bir yüksekliğe kaldırmış olduğunu görelim.Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:’Peki onlar üstlerindeki göğe, onu nasıl bina edip süslediğimize bakmadılar mı Hem onun hiçbir yarığı da yok (Kaf’6)’.

‘Dağların nasıl dikildiklerine’ Yer üzerindekilerle çalkalanmasın diye nasıl yükseğe doğru dimdik,sabit ve sapasağlam bir şekilde dikildiklerine,Allah’ın orada ne gibi menfaatler ve madenler yarattığına bakmazlar mı?

  • Ve yerin nasıl yayılıp döşendiğine’ Nasıl düzenlenip,genişletilip,yaşamaya hazır hale getirildiğine?

Yüce Allah böylelikle bedevi bir kimsenin dikkatlerini müşahede ettiği,üzerine bindiği devesini,başının üstündeki,semayı,karşısında duran dağı,altında bulunan yeri,bunları yaratan ve sanatıyla vücuda getirenin kudretine bakmaya,pek muazzam yaratıcının mutlak tasarruf ve mülk sahibinin O olduğuna,kendisinden başka kimsenin ibadeti hak etmediği biricik ilah olduğuna çekmektedir.

‘Artık sen hatırlat,sen ancak bir hatırlatıcısın,Üzerlerine musallat olan bir zorba değilsin’.Yani ey Muhammed !,Sen insanlara seninle gönderilen risalet ile hatırlatıp,öğüt ver;çünkü sana ancak tebliğ görevi düşer, hesaplarını görmek de bize aittir.Bundan dolayı yüce Allah ‘Üzerlerine musallat olan bir zorba değilsin’ buyruğu sen onların kalplerinde imanı halk edemezsin ,onları iman etmek için zorlayamazsın demektir diye açıklanmıştır.

‘Fakat kim yüz çevirip inkar ederse’ yani bu davetin rükünleriyle amel etmekten yüz çevirip kalbiyle ve diliyle hakkı inkar ederse demektir.Bu da yüce Allah’ın ‘O tasdik de etmemiş,namaz da kılmamış fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti (Kıyame’31-32)’ buyruğu gibidir.Bu sebeple yüce Allah ‘Allah onu en büyük azap ile azaplandırır’ buyurmaktadır.

Sonra yüce Allah’ın ‘Şüphe yok ki dönüşleri yalnız bizedir’ buyruğu,onların dönüşleri ve gelip varacakları yerleri bizedir demektir.

‘Sonra da hesaplarını görmek de şüphesiz yalnız bize aittir’ Yani amelleri dolayısıyla onları hesaba çekecek olanlar da bizleriz ve amellerinin karşılıklarını da onlara biz vereceğiz,hayırsa hayır,şer ise şer…..!!!



Kaynak = İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:12 / bkz:110…114

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.