Kuran Yurdu

Fussilet Süresi İbn Kesir Mali Ve Tefsiri

    Fussilet Süresi Meali



    Fussilet Süresi,Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin beşinci ve dokuzuncı yıllarında bölümler halinde indirilmiştir.Tamamı 54 ayet olan bu süre,üçüncü ayetindeki tafsil edilip,açıklanmıştır anlamına gelen

    fussilet kelimesi

    sebebiyle bu adı almıştır.Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 61,Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre 41. süredir. (M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C: II / bkz: 231)

    1- Ha,Mim

    2 (Bu kitap) Rahman,Rahim olan tarafından indirilmiştir

    3-4 Bilen bir kavim için müjdeleyici ve korkutucu olmak üzere,ayetleri gereği gibi açıklanmış,Arapça bir Kur’an olarak (indirilmiş) bir kitaptır ama onların çoğu yüz çevirmiştir.Bundan dolayı onlar işitmezler

    5 Dediler ki : Bizi davet edegeldiğin şeye karşı kalplerimiz örtüler içindedir.Kulaklarımızda bir ağırlık vardır.Bizimle senin aranda da bir perde vardır.O halde sen yapacağını yap.Şüphesiz biz de yapanlarız.

    6 Deki: Ben ancak sizin gibi bir insanım.Bana sizin ilahınız ancak bir tek ilahtır diye vahyolunuyor.O halde Ona dosdoğru yönelin ve Ondan mağfiret dileyin.O müşriklerin vay haline!

    7 Onlar ki hem zekatı vermezler,hem de onları Ahireti inkar edenlerin ta kendileridir.

    8 Şüphesiz ki iman edip salih amel işleyenler,onlar için kesilmeyen bir ecir vardır.

    9 Deki : Siz,yeri iki günde yaratan Allah’ı gerçekten inkar ediyor ve Ona ortaklar koşuyor musunuz? İşte o alemlerin Rabbidir

    10- Orada üstünden sabit dağlar yerleştirdi.Orayı bereketlendirdi ve orada gıdalarını -isteyenler için müsavi olarak- dört günde takdir etti

    11- Sonra duman halinde bulunan semaya yöneldi de ona ve yere : İsteyerek yahut istemeyerek gelin dedi.İkisi de : İsteyerek geldik dediler

    12- Böylece onları yedi gök olmak üzere iki günde yarattı.Her bir göğe ona ait olan emri vahyetti.Dünya göğünü de kandillerle süsledik ve koruduk.Bu gücüne karşı konulamayan mutlak galibin (Aziz’in),her şeyi bilenin (Allah’ın) takdiridir.

    13- Eğer yüz çevirirlerse sen de deki : Ben Ad ve Semud’a gelen yıldırım gibi bir yıldırımla sizi korkutup uyarıyorum

    14- Hani onlara rasulleri önlerinden ve arkalarından gelip ‘Allah’tan başkasına ibadet etmeyin’ dediklerinde onlar ‘Eğer Rabbimiz dileseydi elbette melekler indirirdi.Bu sebepten,muhakkak biz sizinle gönderilenlere kafir olanlarız’ dediler.

    15- Ad kavmine gelince,yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve ‘gücü bizden daha üstün kim vardır’ dediler.Kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha üstün güce sahip olduklarını görmezler mi? Onlar ayetlerimizi bilerek inkar ediyorlardı.

    16- Bu yüzden biz de dünya hayatında kendilerine horluk azabı tattıralım diye üzerlerine uğursuz günlerde ıslıklı bir rüzgar gönderdik.Ahiret azabı ise elbet daha horlayıcıdır.Onlara yardım da olunmaz

    17- Semud kavmine glince,biz onlara hidayet verdik ama onlar körlüğü hidayetten daha sevimli buldular.Bunun üzerine kazandıkları sebebi ile horlayıcı azabın yıldırımı onları aldı

    18- İman edip sakınanları da kurtardık

    19- Allah’ın düşmanları cehenneme (götürülmek) için toplanacakları günde hep beraber götürülürler

    20-  Nihayet onlar oraya geldiklerinde kulakları,gözleri , derileri işlediklerini bildirerek aleyhlerine şahitlik edeceklerdir

    21-  Derilerine : Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz diyecekler.Onlar da : Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu diyecekler.Sizi ilk defa yaratan Odur.İşte yalnız Ona döndürülüyorsunuz

    22-  Siz kulaklarınız,gözleriniz , derileriniz aleyhinizde şahitlik eder diye gizlenmiyordunuz.Fakat Allah yapmakta olduğunuzun çoğunu bilmez sandınız.

    23-  Sizin Rabbiniz hakkında bu zannınız sizi helak etti de ziyan edenlerden oldunuz

    24-  Şimdi onlar sabretseler de ateş onların yurdudur.Kendilerinden razı olunmasını isterlerse onlardan razı olunmaz

    25-  Biz onlara yakın arkadaşlar kıldık.Onlar da önlerinde ve arkalarında olanı kendilerine süslediler.Onlardan önce gelen cinlerden ve insanlardan ümmetler arasında onlar üzerine söz hak olmuştur.Şüphesiz onlar zarar edenlerdi.

    26-  Kafir olanlar dediler ki : Bu Kuran’ı dinlemeyin ve okunurken anlamsız sesler çıkarın.Belki baskın çıkarsınız

    27-  Elbette biz kafirlere şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yapageldiklerinin en kötüsü ile cezalandıracağız

    28-  İşte bu,Allah düşmanlarının cezasıdır,ateştir.Bizim ayetlerimizi bilerek inkar etmeleri sebebi ile bir ceza olarak onlar için orada ebedilik yurdu vardır.

    29-  Kafirler diyecekler ki : Rabbimiz,cin ve insanlardan bizi saptıran o iki kişiyi bize göster ki en aşağıda olanlardan olsunlar diye onları ayaklarımızın altına alalım

    30  Muhakkak Rabbimiz Allah’tır deyip sonra dosdoğru olanların üzerine melekler ‘Korkmayın,üzülmeyin ve size vaat olunan cennetle sevinin’ diye inerler

    31  Dünya hayatında da Ahirette de sizin velileriniz biziz.Orada canlarınız neyi arzu ediyorsa,orada neyi istiyorsanız sizin için vardır

    32  Çok bağışlayan,çok esirgeyiciden ikram ve ihsan olmak üzere

    33-  Allah’a davet eden,salih amel işleyen ve Şüphesiz ki ben Müslümanlardanım diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?

    34  İyilikle kötülük bir olmaz.Sen en güzel olan ile def et.O zaman seninle arasında düşmanlık olan kimse sanki candan bir dost gibi oluverir.

    35  Buna ancak sabredenler kavuşturulur,buna ancak büyük bir pay sahibi olanlar kavuşturulur

    Allah müminlere kızgınlık halinde sabretmelerini,bilgisizce davranışlar karşısında tahammül göstermelerini (hilm),kendilerine kötülük yapılması halinde dde affetmelerini emretmektedir.Onlar bunu yaptıkları takdirde Allah da onları şeytandan korur,düşmanları da candan bir dostmuş gibi onlara boyun eğer

    36  Eğer şeytandan bir vesvese seni dürtüp tahrik ederse,hemen Allah’a sığın çünkü O,iştendir , bilendir

    37  Onun ayetlerinden bir kısmı da gece ile gündüz,güneş ile aydır.Güneşe de secde etmeyin,aya da.Eğer yalnız Ona ibadet ediyorsanız onları yaratan Allah’a secde edin.

    Rasulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur : Geceye de,gündüze de,güneşe de,aya da ,rüzgarlara da sövmeyiniz.Çünkü onlar (rüzgarlar) bir kavim için rahmet olarak,bir başka kavim için azap olarak gönderilir.

    38  Şayet büyüklenmek isterlerse Rabbinin yanında bulunanlar hiç usanmadan onu gece ve gündüz tesbih eder dururlar.

    39  Onun ayetlerinden biri de yeri kupkuru görmendir.Biz üzerine suyu indirdiğimizde sarsılır ve kabarır.Onu dirilten şüphesiz ki ölüleri de dirilticidir.Çünkü O,her şeye kadirdir.

    40-  Ayetlerimiz hakkında doğru yoldan sapanlar muhakkak onlar bize gizli kalmazlar.O halde ateşe atılacak kimse mi hayırlıdır yoksa kıyamet gününde emir olarak gelem kimse mi? Dilediğinizi yapın,çünkü o ne yaptığınızı çok iyi görendir.

    41-  Muhakkak ki kendilerine geldiğinde o zikri inkar ederler… Halbuki o hiç şüphesiz aziz bir kitaptır.

    42- Önünden de,arkasından da batıl ona erişemez.Hikmeti sonsuz her hamde layık olan tarafından indirilmedir.

    43-  Sana,senden önceki rasullere söylenmiş olandan başka bir şey söylemiyor.Muhakkak senin Rabbin hem mağfiret,hem can yakıcı azabıns ahibidir.

    44-  Eğer biz onu Arapça olmayan bir Kurân yapsa idik,elbette : Ayetleri açıklanmalı değil miydi? Arapça olmayan ile Arap olan bir kimse mi olur? diyeceklerdi.Deki : O iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır.İman etmeyenlerin ise kulaklarında bir ağırlık vardır ve o,onlar için bir körlüktür.İşte onlar kendilerine uzak bir yerden seslenilir.

    45- Andolsun ki biz Musa’ya kitabı verdik de hakkında ihtilafa düşüldü.Eğer Rabbinden bir söz geçmiş olmasa idi bunların da aralarında elbette hükmolunurdu.Halbuki onlar bundan yana şüphe ve tereddüt içindedirler.

    46-  Salih amel işlerse kendi lehine,kimde kötülük yaparsa kendi aleyhinedir.Rabbin kullarına asla zulmedici değildir.

    47  O saatin bilgisi ona havale olunur.Onun bilgisi dışında hiçbir meyve tomurcuğundan çıkmaz,hiçbir dişi de ne gebe kalır,ne de doğurur.Benim ortaklarım nerede diye onlara seslenileceği gün,onlar : Bizden şahadet edecek kimse olmadığını sana arzederiz derler.

    48  Önceden dua ettikleri şeyler önlerinden kaybolur.Kaçacak bir yerlerinin bulunmadığını da anlarlar.

    49  İnsan iylik dilemekten usanmaz.Eğer ona kötülük dokunsa hemen ümidini keser,ümitsizliğe düşer

    50-  Andolsun ki kendisine dokunan bir darlıktan sonra ona rahmetimizden tattırsak o elbette şöyle der :  Bu beinmdir.Ben kıyametin kopacağını da sanmıyorum.Eğer Rabbime döndürülsem de şüphesiz benim için onun yanında iyilik vardır.Andolsun biz kafir olanlara ne yaptıklarını haber vereceğiz ve andolsun onlara çok şiddetli azapları tattıracağızdır.

    51-  Biz insana nimet verdiğimizde yüz çevirir,yan çizip uzaklaşır.Eğer ona kötülük isabet ederse bu sefer de uzun uzadıya dua eder.

    49 Deki : Söyleyin bana ,eğer o Allah tarafından ise sonra da siz onu inkar ederseniz uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?

    49  Onun gerçeğin ta kendisi olduğu kendilerine apaçık belli oluncaya kadar ayetlerimizi onlara hem afakta,hem kendi nefislerinde göstereceğiz.Rabbinin her şeyi görüp gözetici olması sana yetmez mi?

    49  Bilin ki,muhakkak onlar Rableri ile karşılaşmaktan şüphededirler.Uyanık olun,muhakkak O her şeyi kuşatandır



    Kaynak : İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C: IX / bkz: 513-558

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.