Fussilet Süresi Beyanu’l-Hak Tefsiri

Fussilet Süresi Tefsiri Ve İçerdiği Konular



Fussilet Süresi,Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin beşinci ve dokuzuncı yıllarında bölümler halinde indirilmiştir.Tamamı 54 ayet olan bu süre,üçüncü ayetindeki tafsil edilip,açıklanmıştır anlamına gelen ‘fussilet‘ kelimesi sebebiyle bu adı almıştır.Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 61,Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre 41. süredir

Temel konu,hala körü körüne putlara tapmakta ısrar eden müşrikleri tevhide çağırmak,onların akıl ve basiret ile ahiret gününe iman etmelerini sağlamak ve kendilerine gerçek insani kimlik ve kişiliğini kazandırmaktır.Burada Allah yoluna davet metodu ile davet eden kişide bulunması gereken temel özelliğe ; sabır ve ahlaki yüceliğin önemine de yer verilmiştir.

Kureyş,inkarcı ve inatçı tavırlarını ısrarla sürdürmektedir.Kendileri için ve kendi dilleriyle indirilmiş olan Allah’ın kelamını dinlememekte ısrarlarıdır.Tafsilatlı olarak açıklanmasına rağmen Allah’ın ayetlerini anlamaya yanaşmamaktadırlar ; hatta Bizim kulaklarımız ve kalplerimiz senin okuduklarına kilitlidir,boş yere kendini yorma,okuduklarını işitmek istemiyoruz demektedirler.

Rahman ve Rahim olan Allah,belkş düşünür de öğüt alırlar diye onları ikna etmek için kevni ayetlerine ; göklerin,yerin ve ikisi arasındakilerin yaratılışlarına ; her şey yüce Rabb’ine itaat ettiği için yeryüzünde yaşama imkanının bulunduğuna ; şayet böyle bir hükümranlık olmasa bu düzen ve dengenin olamayacağına dikkat çekmektedir.Onlar ise ;

Şu Kur’an’ı dinlemeyin,yanında gürültü çıkartın da kimseyi etkilemesi

sözleriyle tebliği engellemeye çalışmaktadırlar.Oysa Allah’a çağıran,salih iş yapan ve Ben Allah’a boyun eğenlerdenim diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir! Böylesi bir insan susturulur mu hiç? Önünden ve arkasından hiç bir batılın gelip giremediği bir kitap dinlenmez mi? Tabii ki Allah’ın ayetleri hakkında ilhad/yanlış yapanlar,Allah’a gizli değiller

İman edip Allah yolunda yaşanan sıkıntılara sabreden müminler,meleklerin duaları ,Allah’ın rahmeti,lütfu,ihsanı ve müjdesiyle sevineceklerdir.İyilikle kötülük elbette bir tutulamaz.Fakat kötülüklere iyilikle karşılık vermek gerçek insanın erdem ve faziletlerindendir.Bu hususta şeytanın kışkırtmalarına kulak asmamak ve Allah’a sığınmak,ahlaki yönden yücelmenin yegane yoludur.

Onca uyarılara rağmen yaratılmışları yaratıcısına denk tutan ; Güneş’e,Ay’a ve yıldız’a Tanrım diye tapma basitliğini gösteren kimse,aklını kullanmıyorsa onun için yapılacak hiçbir şey yoktur.Onları ancak ateş temizler.Özellikle kendisini uyaranlara karşı savaş açanları

Fussilet Süresi 5. Ayet Meali : (Ey Muhammed!) Senin bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kılıflıdır,kulaklarımızda ağırlık ve seninle bizim aramızda bir perde bulunmaktadır,istediğini yap,hiç şüphesiz biz de yapacağız dediler

Fussilet Süresi 5. Ayet Tefsiri : Burada mecazi bir anlam söz konusudur.Bir insan bir şeyi işitmek,görmek ve anlamak istemiyorsa,onun o isteksizliği işitmesine,görmesine ve anlamasına mani bir perde sayılır ve onun kulağı sağır,gözü kör ve aklı ermez olur.Mutlak bir sebebe bağlı olan bu sağırlık ve vurdum duymazlık ortadan kalkmadığı sürece,öylesi kimseler gerçekleri anlamazlar.

Fussilet Süresi 10. Ayet Meali : O,dört gün zarfında yeryüzüne sabit dağları yerleştirdi,orayı bereketli kıldı ve oradan hesaplı,ölçülü ve dengeli bir biçimde rızıklarını yarattı.

Fussilet Süresi 10. Ayet Tefsiri : Bereket,bolluk , iyilik,saadet , meymenet,mutluluk , Allah’ın vergisi anlamındadır.Kendisinde asla şer bulunmayan ve insanlara hayır,iyilik ve yarar sağlayan ; hayrı,statik olmayıp sürekli artırarak devam eden şeye de mübarek denir.Allah’ın mübarek dedikleri ise,hayır ve iyiliği sürekli artan anlamındadır.

Rızık ; dünyada ve ahirette insanların refah ve mutluluk içerisinde varlıklarını sürdürmeleri için Allah’ın bahşettiği görünen ve görünmeyen,maddi manevi her şey anlamındadır.Mal,ilim , makam rızık olduğu gibi özellikle mideye giren besin maddelerine de rızık denilir.

Fussilet Süresi 25. Ayet Meali : Onlara,birtakım dostlar yanaştırdık ; dostları onlara yaptıklarını ve yapacaklarını güzel gösterdiler.Kendilerinden önce gelip geçmiş olan cinlerin ve insanların hak ettikleri azabı böylece onlar da hak ettiler.Kuşkusuz onlar tamamen zararda idiler.

Fussilet Süresi 25. Ayet Tefsiri : Bunlar,hem cinlerin meytanlarından hem de şeytanlaşmış insandan dostlardır.Böylesi şeytanlar,suret-i haktan görünerek aldatmak istediği gafil insanların yanına sinsice sokulur ve kendisinin iyi bir dost olduğuna inandırıncaya kadar onlara samimi davranırlar.Yanına sokulduğu insana tam bir güven duygusu aşıladıktan ve birbirlerine iyice samimi olduktan sonra o insan dostunun her dediğini,hiç düşünmeden kabul eder ve hiç tereddüt göstermeden tavsiyelerine uyar.Zamanla o kişi,cehennemi hak edip artık dönüşü olmayan sapkın bir yola girince,şeytanı onu perişan bir halde günahlarıyla baş başa bırakır.Bu konuda açık ve net bir örnek için Enfal Süresi 47-51 ayetlere bakınız.

Fussilet Süresi 30-31-32. Ayet Meali : Rabb’imiz Allah’tır deyip sonra da dosdoğru olanların üzerlerine  melekler iner ve sakın ha korkmayın,üzülmeyin de! Size vaat edilen cennetlerle sevinin.Biz sizin dünya hayatında da ahirette de dostunuzuz.Orada canınızın çektiği ve arzu edeceğiniz her şey anında hazırdır.Hem de çok bağışlayan çok merhamet eden Allah katından bir ikram olarak derler.

Fussilet Süresi 30-31-32. Ayet Tefsiri : Ey Nebi! Sen ve seninle birlikte Allah’a yönelenler,emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun (Hud 12).Ey iman edenler! Allah’tan korkun,doğru söz söyleyin ki Allah da sizin işlerinizi düzene koysun ve günahlarınızı bağışlasın (Ahzab 70-71).İslam’da esas olan Allah’a iman ve doğruluktur ; Allah için özü,sözü,işi ve davranışları bir olmaktır.Resulüllah (s.a.v) bir bedeviye : Allah’a iman ettim de sonra da dosdoğru ol! cennete girersin buyurdu.Mümin doğru olduktan sonra,meleklerin de bereketiyle işi rast gider,zor işler kolaylaşır,önüne çıkan yokuşlar inişe döner.

Fussilet Süresi 34-35-36. Ayet Meali : İyilikle kötülük bir değildir! Sen kötülüğü en iyi biçimde sav.O takdirde bir de bakmışsın ki aranızda düşmanlık bulunan kimse sanki içten/sıcacık bir dost oluvermiştir.Bu erdeme ancak sabırlı olanlar eriştirilirler ; bu ahlaki fazilete ancak (dinden) büyük pay sahipleri yükseltilirler.Eğer şeytandan gelen bir kışkırtma seni dürtükleyip kışkırtacak olursa,hemen Allah’a sığın! Muhakkak ki O,her şeyi işitir,her şeyi bilir.

Fussilet Süresi 34-35-36. Ayet Tefsiri : Kötülüğü iyilikle savmanın iki anlamı vardır :

Birincisi : Kendisine yapılan kötülüğe,haklı olduğu halde misliyle de olsa kötülükle karşılık vermeyip ayette tavsiye edildiği üzere iyilikle karşılık vermektir.

İkincisi : İnne’l-hasenat yüzhibne’s-seyyiat’ ayetinin tavsiyesine uyarak bir kötülük yapmışsa onu telafi etmek için hemen ardından mutlaka Allah’ı hoşnut edecek bir iyilik yapmaktır.

Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur : Her nerede olursan ol,Allah’ın razı olmayacağı işten sakın.Kötülük yaptığında ardından hemen bir iyilik yap ki onu silsin.İnsanlara güzel ahlak ile muamele et.Ayette kastedilen birinci mana olmalıdır

Sabırlı ve dinden büyük bir pay sahibi olanlar şu vasıftaki müminler olmalıdır.Bunlar , Rab’lerinden kendilerine indirilenin hak  olduğunu bilirler.Ondaki gerçek ve hakikatleri görürler.İçtenlikle ona boyun eğerler.Bunu da ancak akıl ve basiret sahipleri becerirler.Bunlar,Allah’a verdikleri sözü tam olarak yerine getirir,yaptıkları sözleşmeye riayet ederler.Allah’ın koparılmamasını emrettiği bağı korurlar.Rab’lerini sever,sayar ve O’ndan çekinirler.Çünkü onlar hesabın kötüsünden korkarlar.Onlar ,  Rab’lerinin rızasını gözeterek açlığa,yokluğa ve Allah yolunda karşılaşacakları her türlü sıkıntıya sabreder,göğüs gererler.Namazı ikame eder,kendilerine verilenlerden de gizli ve aşikar inkak ederler.Kötülüğü iyilikle karşılarlar.Ahiret yurdunun en ala sevabı işte bunlar içindir.Burası ebedi cennetlerdir.Bunlar ve salih olan babaları,eşleri , evlatları oraya girerler.Melekler de çeşitli kapılardan yanlarına girer ve ‘sabretmeniz sebebiyle size selam olsun.Ahiret yurdunun evabı ne de güzeldir ‘ derler.

Sen affı tercih et,iyiliği emret,cahillerden de yüz çevir.Şeytanın kışkırtmasını hissettiğin an,hemen Allah’a sığın,kuşkusuz O,işitir ve bilir.Görev ve sorumluluğunun idrakinde olan müminler,kendilerine şeytandan bir kışkırtma dokunur dokunmaz düşünür ve derhal hakikati görürler.Şeytanın kardeşleriyse,şeytanlar onlara sapıklıkta yardım eder ve asla bunda kusur işlemezler.

Fussilet Süresi 49. Ayet Meali : İnsan hayır dua etmekten usanmaz,fakat kendisine bir kötülük dokunduğunda katı bir ümitsizliğe kapılır,meyus olur

Fussilet Süresi 5. Ayet Tefsiri : Çünkü Ademoğlunun istekleri bitip tükenmez.O,Rabb’inden sağlık,afiyet,evlat , mal,mülk,egemenlik vs ister durur.Tül-i emel insanın özelliklerindendir ; ömür biter ama istekleri bitmez.



Kaynak : M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:II / bkz: 231-247

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.