Fransız İhtilaline Kadar Avrupada ki Hayat

Azizlerden Hieronymus (Ö:1420) kendi zamanında Galya’da henüz insan eti yiyenler bulunduğunu yazar.(Başka kabileler için ne diyebilirim.Ben kendim gençliğimde Galya’da bir Birtanya kabilesi olan Attikatların insan eti yediklerini gözlerimle gördüm) der.

1200 yıllarında Salzburg’da tek kadınla yaşayan papazlara evliya gözü ile bakılırdı.

Lüttich piskoposu Heinrich,azlini müteakip 6 Eylül 1281 de yerine tayin edilen rakibini öldürdüğü vakit 16 çocuk babası idi.

XIII yy rahibe manastırında sevicilik almış yürümüştü.XI yy İngiltere’de pederasti (livata) mühim bir mesele olmuştu.Bilhassa manastırlarda bu anormal sefahat gırla gidiyor,diri diri yakılmak cezası bile bunun önüne geçemiyordu.

1240 tarihlerinde ölen Jaques De Vitry,Paris hayatını tasvir ederken şunları yazar:

Fuhuş günah sayılmamaktadır.Orta malı orospular,sokak ve geçit başlarında bekleyerek gelip geçen rahipleri çekip evlerine alırlardı.Ayak direyecek olanların arkasından küfrederlerdi.Bu ğrenç illet,şifasız cüzzam veya öldürücü başka bir hastalık gibi şehri öylesine istila etmişti ki,erkekler,homoseksüel olmadıklarını göstermek için bir veya bir çok metres tutmayı akıl karı sayarlardı.Dahası var:Bazen aynı evin üst katında okul,alt katında umumhane bulunur,yukarıda ders okunurken,aşağıda fahişeler icray-ı san’at ederlerdi.

Harpte esir edilen kadınlarla kocaları mertçe bir çarpışmada ölen şövalye de olsa,hanımlarına pek asil bir hareket sayılmamakla beraber,tasallut etmek caiz görülüyordu

1394 yıllarında parlamentonun toplanma gününde Frankfurt’da prenslerin ve asilzadelerin peşi sıra 800’den fazla fahişe de gelmişti.Konstanz’da 1414 den 1418’e kadar süren büyük kilise toplantısında,şehirde15.000 kadar faişe bulunuyordu.Bunlar kendi paraları ile gelmişlerdi.İçlerinin birinin şehirde 800 altın kazandığı öğrenilmişti.

1414 yılında Kral Sigismunt, 800 atlı ile bir kaç gün kalmak üzere Berlin‘e geldiği vakit,belediye bir incelik gösterdi.Genelevlerde çalışan kadınlara,saray mensubu erkeklerden para almamalarını,onlara karşı nazik davranmalarını emretti. Fahişelerin ücretleri kral ve maiyetleri tarafından değil, misafirler gittikten sonra belediyece ödendi. Sigismunt,bu misafirperverliği pek beğenmişti.Aradan 20 yıl geçince Sigismunt imparator olarak Ulm şehrini ziyaret ettiği vakit maiyetiyle birlikte geneleve de gitti.Bu donanma gecenin masraflarını da yine belediye verdi.1435 de Viyana belediyesi,Sigismunt’un ziyareti münasebetiyle her iki genelevin fahişelerini kadife elbiselerle donatı.

1450’den III.Fredrich tarafından Napoli‘ye yollanan Avusturya delegeleri de orada buna benzer şekilde ağırlandılar

Orta çağda bir hükümdar bir şehirden içeri girerken kendisini iffetsiz kadınlar karşılardı.Hükümdar ve mahiyetiyle temasa gelmek,başlarına bazı işler açtığı için ırz ehli kadınlar bundan çekinirlerdi.

1527 tarihlerinde Ulm’den hatta evli kadınlar bile ara sıra genelevlere devam ederlerdi.

1446 yılında Frankurt belediyesi tarafından Köln‘e gönderilen bir delege,masraf listesine umumhane masraflarını da ilave etmiştir.

Umumhanelerin,prensler, piskoposlar,hatta devlet tarafından bazı kimselere timar olarak bağışlandığı da olurdu.Orta çağın sonlarında Würzburg piskoposu şehirdeki umumhanenin iradını Hanneberg kontlarına temlik etmişti.1577 de Michael Kuhle,imparator tarafından genelev hasılatıyla taltif edildi.

1544 senesine kadar Martinsheim köyü arzu ettiği anda Würsburg katedrali dekanının bir güzel kadın yollamakla vazifelendirmişti.

1527 yılında Schaffhausen belediyesi,civardaki asilzadelere bir gece ziyafeti verdiği zaman toplantıya aşağılık fahişeler de çağrılırdı.

Kilise fahişelerle evlenmeyi dine bir hizmet olarak görüyordu

1492 yılında Basel’de vaftiz edilmiş bir Yahudi kadını şehirde temiz kız,iffetli kadın bulunmadığını,böyle birini arayanların beşiklere bakmalarının gerektiğini söylemişti.

1512 de Regensburg’da umumhane işleten bir kadın,belediyeye bir dilekçe vererek,kazancına kaset girdiğinden şikayet etti ve şikayetinde ,(perhiz zamanlarında manastırlara kapanan fahişelerin oralarda çalışmak suretiyle vergiden kaçtıklarını) bildirdikten sonra yazılarını şöyle bitirdi:Ehli namus kocaları durup dururken dışarlarda fink atan aile kadınlarını da meskut geçiyorum

Ortaçağın sonlarına,yani reform devrine doğru 12 yaşında oğlanlar bile genelevlere dadanmışlardı.

Ortaçağ papazlarının ahlaksızlıkları yazılmakla bitmez.

Bir misal= Nördingen şehrinde 1472 yılında belediye meclisi,papazların umumhanelere gitmelerini yasak etmeye cesaret edemiyerek sadece bütün gece orada kalmalarını men etmekle yetindi.

1526 da Nrünberg’de lağvedilen bir kadın manastırda ki rahibelerin bir çoğu genelevlere dağıldılar.Halbuki bu manastır kadınlar arasındaki ahlaksızlığı azaltmak,düşmüş kızları kurtarmak için kurulmuştu.

XVI yy her papazın bir odalığı vardı.

Papazlar namuslu kadınların masum kalmaları için kanun tarafından buna mecbur edilmişlerdi.

Chronik isimli eserinde Baron Zimemrn,rahibe manastırlarının çok zaman bir genelevden farksız olduklarını yazar.XVI yy da vaziyet bu merkezde idi.Bu gizli fuhuş,zaman zaman açıkça da görülüyordu.Nitekim Strazburg’da bir gece kadın manastırına bir yıldırım düşüp de yangın çıkınca halk,kapıları kırıp zorla içeri girmişler,çeşitli rezaletlerle karşılaşmışlardı.Bir çok rahibelerin genç erkeklerle koyun koyuna oldukları görülmüştü.O devirlerde manastırların hususi pencerelerine gayr-i meşru çocuklar bırakılır,bu çocuklar rahibeler tarafından büyütülürdü.

Yangın hadisesinde rahibelerin azgınlıklarına alet edilen gençlerin,bu büyütülmüş piçler oldukları anlaşıldı.Bu çocuklar erkeklik çağına gelince ihtiyar,gudubet ve leş kokulu rahibelerin kapatmaları olmuşlardı.Bu gibi manastırlarda ayrıca havuzlar bulunuyor,bu havuzların suları asla boşaltılmıyordu.Çünkü rahibeler doğurdukları zina mahsullerini bu sulara gömerek boğuyorlardı.

Polis raporlarına göre 1793 Ekiminde Paris ihtilal bahçesi,bilhassa Montansier tiyatrosu galerileri her gün yedi ile onbeş yaş arası körpe kızlar,tüysüz oğlanlarla dolup taşar,bu çocukları yarı çıplak bir halde gelip geçenlerin gözleri önünde en rezil ahlaksızlıkların faili,mef’ulu olurlardı.

Yine o sıralarda faaliyetlerini hızlandıran fuhşiyat dernekleri opera binasında çıplak balolar verirler,bu balolarda yalnız yüze bir maske takılırdı.Her gün tekrarlanan bu fahişeler balosunun sayısı yüzleri bulur,tam 23 tiyatroda halk eski Romalılar,Yunanlılar gibi,yani çırılçıplak eğlenirlerdi.

O zamanki Fransız kadınları,erkeklerine gösterilen saygı ve çekingenlikleri,güzelliklerine karşı bir hakaret sayarlardı.

XVI yy da bit,pire gibi böceklerin bolluğu,bu hayvancıkların efkar-ı umumiyede kazandıkları ehemmiyetten anlaşılır.Fischart (1545-1590) bir eserinde bu duvar bitlerinin Fransa’a ürediklerini yazar.Rabelais De Gargantua ile Pantagruel de aynı şeyi tekrarlar.Yine Fischart Flohatz isimli eserinde (Ne biti eksik ne piresi) lafını kullanır.

Çok garip bir adet: Yeni evliler,evlendikleri tarihten itibaren üç gün müddetle yataklarından çıkmazlar,bütün tanıklarına yatakta görünürler,bu seyirden eş dost olmayanlar bile faydalanırdı.Bu sırada yeni gelin durumu yoklamak üzere,dört koldan sorguya çekilir,en kibar bayanlar bile bu adetten yakalarını kurtaramazlardı.

XV yy sonlarına doğru mendil henüz pek adet olmamıştı.O devirlerin adamları burunlarını elleriyle temizler,ancak sofrada eti sağ elleriyle yedikleri için bu işte sol ellerini kullanırlardı.Görgü hocalarının da tasvibi ile burnun temizlenmesi sol eller yapılırdı.



Kaynak =Ahmed Gürkan / İslam Kültürünün Garbi Medenileştirmesi / bkz:63-67

 

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.