Fitne Ne Demektir-Neler Fitnedir

  • 12 Ocak 2018
  • 114 kez görüntülendi.
  • NELER FİTNEDİR

Fitnenin pek çok mânası vardır. En fazla bozmak anlamı bilinir. Fitnenin hoşa gitmek, meylettirmek, kendisiyle meşgul etmek, sıkıntıya düşürmek, azap etmek, yolunu kesmek, haktan sapıtmak, aklı başından almak, imtihan etmek, seçmek gibi mânaları da mevcuttur.

  • Âyet ve hadislerdeki fitne bu anlamlarda kullanılmıştır.

Erkek de kadın da haktan ayırıp harama sebep olduğu zaman fitne olur. ‘Kadın fitne oldu’ demek, harama sebep oldu demektir. Şeytan bazı kadınları haram işlerde bir yardımcı olarak kullanır. Onunla kalpleri karıştırır, insanları harama bulaştırır, yuvaları dağıtır. Şeytan, örtüsüz olarak dışarıya çıkan kadını süsleyip göze güzel gösterir, ona bakanın ve takılanın gönül huzurunu bozar. Bütün bunlar zarardır, fitnedir.

Kocasına bir imtihan olan kadın, onu hep kendisi ile meşgul eder. Ondan gücünü aşan isteklerde bulunur. Kendisini haram olan işlere sevk eder. Dili ve haliyle devamlı sıkıntı verir. Hayırlı işlere engel olur. Kocasının aklını karıştırır, ahlâkını bozar. Şımarıktır, nazı çok, niyazı hiç yoktur. Halkın içinde kocasının boynunu büker. Onu bir sürü dertlere sürükler. İşte bu kadın halinden korkulacak, kendisine karşı tedbir alınacak ve zararından Allah’a sığınılacak biridir. Bu kadın gizli bir düşmandır. Allah Teâlâ böyle bir kadına karşı müminleri şöyle uyarmıştır:

”Ey iman edenler, hanımlarınız ve çocuklarınız içinde size düşman olanlar vardır; onların tehlikesinden sakının!(1)”

Allah Resûlü (s.a.v), kadının ve diğer aile fertlerinin bir baba için nasıl tehlike olacağını şöyle belirtmiştir:

”İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki kişinin helâki hanımı, anne babası ve çocukları eliyle olur. Onlar kendisini fakirlikle ayıplar ve kendisine tahammül edemeyeceği yükler yüklerler. O da onların isteklerini yerine getirmek için uygunsuz birtakım yollara girer, dinini tehlikeye atar ve helâk olur.(2)”

Bunun için Resûlullah Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

”Benden sonraki insanlara kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım.(3)”

  • ”Dünyadan sakının, kadınının fitnesinden de sakının. İsrâiloğulları arasında ilk fitne kadınların içinde çıkmıştır.(4)”

Her kadına fitne gözüyle bakmak yanlıştır. Âlemlere rahmet Peygamberimiz (s.a.v), şu fani dünyadan kendisine sevdirilen şeyleri sayarken ilk sırada kadını zikrederek şöyle buyurmuştur: ”Bana şu dünyanızdan kadın ve güzel koku sevdirildi. Gözümün aydınlığı (gönlümün huzuru) ise namazda yapıldı.(5)”

Peygamberimiz (s.a.v) güzel ahlâklı kadını, dünyanın en hayırlı nimeti olarak tanıtmıştır(6).

  • Takvâdan sonra dünyanın en hayırlı nimeti, güzel ahlâklı sâliha kadındır. Resûlullah Efendimiz (s.a.v) bu kadının sıfatlarını şöyle tanıtmıştır:

”Kocası ona hak olan bir şey emredince hemen itaat eder. Kendisine bakınca (edebi, temizliği, samimiyeti ve sıcaklığı ile) huzur verir. Bir şey yapmasını isterse yerine getirir. Yanında olmayınca sadakatle namusunu ve malını korur.(7)”

Yine hadis-i şerifte, Allah için güzel ahlâklı bir kadınla evlenmek, dinin yarısını tamamlamak sayılmıştır (8). Böyle bir yardımcıya fitne ve faydasız demek mümkün değildir.

İnsanı haktan saptırınca erkek de fitne olur. Bunun için hadiste erkek-kadın herkes şöyle uyarılmıştır:

Her sabah iki melek bütün âleme şöyle seslenir: Kadınlar yüzünden vay erkeklerin haline! Erkekler yüzünden vay kadınların haline!’ (9)’

İnsanı bozan malı da olabilir. Hak ve hayırdan alıkoyan evlâtlar da vardır. Bazen güzel mânevî haller, keşif ve keramet türü nimetler de insanı Hak’tan alıkoyan birer imtihan olabilir.

Çeşitli oyun eğlence içinde ömrü tükenen, ölene kadar Allah için hiç amel etmeden ve başını secdeye koymadan ölen insanlar da vardır. Bu durumda o işlerin hepsi birer fitnedir.

Kısaca, insanı Hak’tan alıkoyan, haramlara bulaştıran, ahlâkını bozan her şey onun için bir fitnedir.

Sahâbeyi görmüş tâbiîn neslinin büyük âlimlerinden Saîd b. Müseyyeb (rah) seksen dört yaşına basmıştı. Gözlerinin biri kapanmış diğeri ile zor görüyordu. Buna rağmen tek korkusu kadındı. Sık sık şöyle derdi:

  • ”Kendim için kadınlardan daha fazla korktuğum hiçbir şey yoktur.(10)”

Şöyle rivayet edilmiştir: Bir gün İblis, Hz. Musa’yı (a.s) gördü ve ona şöyle dedi:
”Ey Musa! Sana üç şey öğreteyim, buna karşılık benim için Allah’tan (c.c) bir ihtiyacımın giderilmesini iste. Hz. Musa, ”Nedir o üç şey?” diye sordu;

İblis şöyle dedi:

  • ”Ey Musa, öfkelenmekten sakın; çünkü öfkelenen kimsenin aklı hafif olur; ben onunla çocukların topla oynadıkları gibi oynarım.

Cimrilikten sakın; çünkü ben cimrinin dünyasını ve âhiretini bozarım.

Yabancı kadınlarla bir arada olmaktan sakın; çünkü insanları içine düşürdüğüm şirk ve günahın çoğunu kadınları kullanarak yaptırdım (11)

Bir kadın ve erkek edebe değil nefsine uyduğu zaman, -Allah korusun- şeytanın elinde oyuncak olur. Bu kimsenin en büyük zararı kendisine dokunur.

İnsan için en tehlikeli şey, nefsinin her arzusuna razı olması ve kötü hislerine uymasıdır. Buna hevâ denir. Hevâsını dinin edebiyle kontrol etmeyen kimse, en büyük zarara düşmüş olur. İşte asıl fitne budur.

Bizi haktan alıkoyan bütün fitnelerden yüce Allah’a sığınırız.



Kaynak= Turan Yazılım – Mürşit 5 – Kadın Ve Aile İlmihali

1-Tegâbün 64/14. ; 2-Beyhakî, Zühd, s. 439; Zebîdî, İthâf, 7/123; Ebû Nuaym, Hilye, 1/25. ; 3-Buhârî, Nikâh, 18; Müslim, Rikak, 97-98 ; Tirmizî, İsti’zân, 65; İbn Mâce, Fiten, 19. ; 4-Müslim, Rikak, 99; Nesâî, İşretü’n-Nisâ, (es-Sünenü’l-Kübrâ’da). ; 5-Nesâî, İşretü’n-Nisâ, 1; Hâkim, Müstedrek, 2/160; Ahmed, Müsned, 3/128; Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, 7/78. ; 6-Müslim, Radâ, 64; Nesâî, Nikâh, 15; İbn Mâce, Nikâh, 5. ; 7-İbn Mâce, Nikâh, 5; Münzirî, et-Tergîb, nr. 2861. ; 8-Taberânî, el-Evsat, nr. 7643; Hâkim, Müstedrek, 2/161; Beyhakî, Şuabü’l-İmân, nr. 5486-5487; Heysemî, ez-Zevâid, 4/272. ; 9-İbn Mâce, Fiten, 19; Hâkim, Müstedrek, 2/159; Münzirî, et-Tergîb, nr. 2850. ;10-Ebû Nuaym, Hilye, 2/190. ; 11-Gazâlî, Yöneticilere Altın Öğütler, s. 69-70 (İstanbul: Semerkand yayınları, 2004).