Feto’nun Hizmet Hareketi

Evet; Nasıl ki çay şekersiz,yemek tuzsuz tat vermez,yine aynı şekilde insanda susuz yaşayamayacağı gibi bir devletin var olabilmesi ve ayakta durabilmesi içinde din devlet için zaruridir.Aksine dinsiz devlet olur.Gel gör ki din ile devlet işlerinin ayrı tutulması gerektiği ancak birbirinden kopmayacağı,ayrılmaz bir ikili olması gerektiği inkar edilemez bir gerçek ise de,yine de aynı şekilde dini konularla ilgilenenlerin ve insanlara yön yol gösterenlerin yada göstermek isteyenlerin aynı şekilde siyasete bulaşması ve siyasi konularda yorum yapmaları ve görüş belirtmeleri doğru değildir (En azından toplum böyle algılamaz.Böyle algılamaması için de söz ile özün bir olması şarttır).Yani bu durumda herkes kendi işini yapacak.Sen ayakkabıcıya giderde mühendisin yapması gereken bir işi verecek olursan eğer,hem verdiğin işten olursun hemde mühendislikten.Gülen cemaatinin olduğu gibi….

Yazılı ve görsel medyayı kullanarak insanları yönlendiren ve istedikleri yönde şekillendirmeye çalışan yazılı ve görsel medya ve bu işi bir ticaret haline getiren bazı cemaat ve gruplar;hizmet hareketi değil aksine fitne koparma,karalama kampanyası haline dönüşmüştür. Ben cemaat ve tarikatlar,ılımlı İslam projesi,zalimin zulmüne rıza zulümdur ve görsel medyanın afetleri adlı yazıları yazarken birçok konulara değindim ve gerekli açıklamaları orada yaptığım için tekrarını gerektirmeyeceği için ilgilenen kardeşlerimizin ilgili bölümlere bakmaları rıca olunur.

Şimdi;

Evet pembe diziler izleyenler,uygunsuz görüntülerle hayatını geçirenler,kadın programlarıyla gününü geçirenler,çirkef olan batı medeniyetine ve çağdaş yaşama göre kendilerini şekillendirenlerle uğraşmak ve bunları elde etmek ve bunların beğenisini kazanmak için çabalamaya hiç gerek yok Bunlar zaten ne için ve ne amaçla yaşadıklarını bilmedikleri için bunlarla hiç mi uğraşmaya gerek yok.Bunlar ya tamamen dini bilgilerden yoksundur,yada yanlış bir bilgiye sahip oldukları için bunları ele geçirmek ve yönlendirmek hiç mi hiç zor değil.Hani derlerya düşmanımın düşmanı dostumdur.İşte nasıl ki düşman kendi taraftarlarını himayesine alır ve korur, geriye kalan kesimi düşmanı olarak görür;işte şu zamanda cemaatlerin ve dini kullanarak yazılı ve görsel medyayı kullananların durumu da bundan farklı değildir.

Madem batı medeniyetine ve çağdaş yaşama kendini adamış olanlar;düşmanımın düşmanı dostumdur misali benim istediğim yönde hareket ediyor;geriye kalıyor kendisini Allah yoluna adayan yada o yola girebilmek için çırpınan ve kendisine bir mürşit arayan grup kalıyor ki zaten amaç da bunları kazanmak ve ele geçirmek.İşte bu noktada yazılı ve görsel medyayı kullanan kişi yada kişiler devreye giriyor.Söylediklerini doğru yanlış demeden,araştırmadan kabul eden ve kendisini kendisine verilmiş ve aşılanmış olan bilgilere istinaden şekillendiren bizim avam tabakası gerçek bir mürşide denk geldiyse ne ala Allah’ın izni ile kurtulmuştur ancak mürşidliği bırakıp da siyasetçiliğe soyunan bazı kişi yada kişilere denk gelmişse o zaman helak oldun ki ne oldun.Gülen cemaatine bağlı olan yazılı,görsel ve sesli medya yol arayan ama bir türlü yol bulamayan insanları avuçlayarak hepsini kendi eteklerinde toplayarak istedikleri gibi şekillendiriyorlar ve işlerine nasıl geliyorsa öyle bilgi veriyorlar.Tabi ki şuda bir gerçektir bunların yaptığı geçen hadis-i şerife istinaden ‘Bunların dine verdiği zarar,aç bir kurdun koyun sürüsüne girerek verdiği zarardan daha fazladır’ ifadesi tam bunlara uygundur.

  • Neden mi;

Eğer şayet amaçları hizmetse bende diyorum ki Adnan Oktar‘ın (her ne kadar kendisini tasvip etmesem ve izlemesem de) yapmış olduğu hizmet Gülen cemaatinin yaptığı hizmet hareketinden kat kat üstündür.Neden diye soracak olursanız eğer;Adnan Oktar Allah ‘ın varlığını delilleriyle ispat etmeye çalışırken,olumsuz bir haber yada insanların kafasını karıştıracak bir bilgi yapmıyor.Belgeselleri için geçerli.Sohbetlerinden uzak durun.Kedicikleri başınızı ağırtır,kafanızı bulandırır İsterseniz birde Gülen cemaatinin yaptığı yazılı,sesli ve görsel medyanın yaptıklarına bakalım ve inceleyim;

  • 1-) İnsan hafızası itibari ile sözden çok gördükleri aklında kalacağı gibi;duyduğundan çok gördüğünden etkilenir.Bu durumda;

2-) Hizmet hareketi adı altında faaliyet gösteren kişi yada kişiler yaptıkları bütün yayınlarda önce olumsuz ve insana zararı dokunacak ve zararlı olan eylemleri görsel olarak gerçekleştiriyorlar. Arkasından da sözlü olarak bunun doğru olmadığını ispatlamaya çalışıyorlar.Oysa kötü ve insana zararı olan ve dokunan bir eylemin yayınlanması hadis-i şeriflere istinaden de doğru değildir.Kaldı ki bir insan sürekli olarak olumsuz örnek oluşturabilecek haber ve görüntü izleyecek olursa;

  • 3-) İnsanların birbirine karşı güveni kalmayacağı gibi bir zaman sonra bu zamanda kardeş kardeşine güvenmiyor gibi bir deyim ortaya çıkacaktır ki bunların sorumlusu da en başta dini kullanarak haber yapan yazılı ve görsel medyadır.

4-) Şayet bu dini konular malzeme edilerek yapılan programların bir faydası ve yararı olacak olsaydı en başta o rollü üstlenenlere faydası olurdu ki bu rolü üstlenenleri de görüyoruz içki masalarında yada uygunsuz şekillerde yerlerde

5-) Dil,din,ırk, kürt,türk  çatışmasına,dinimizde yer olmamasına rağmen ve bunlar yasaklanmış olmasına rağmen;ancak bununla beraber farklı dinden mensup olanlarla ve Allah’ın emir ve yasaklarına aykırı hareket edenlerle bir dostluk arkadaşlık yaşanılmaması gerektiği halde;sizler kabuk bağlayan yaraya merhem sürmeniz gereken yerde tamamen kabuk bağlayan yarayı yeniden deşiyor,yeniden kanatıyorsunuz.Yaptığınız görsel ve yazılı medya aracılığı ile türk-kürt çatışmasını alevlendiriyor,yeniden canlandırıyorsunuz.Bu yaptığınızın hizmet hareketi ile değil aksine fitne hareketi ile yakından alakası vardır.

6-) Dine hizmet adı altında yayın yapmayan diğer basın ve medya organlarının yaptığı zaten yanlış bunu kabul ediyoruz ancak dini istismar ederek,dini kendilerince reyting elde etmek için malzeme konusu yaparak bir gelir elde etmek isteyenler ve bunu başaran yazılı ve görsel medya bu sayede; Allah’ın hoş görmediği ve yasakladığı fiil ve eylemleri öyle bir süzgeçten geçirip,öyle bir şekilde insanların hizmetine sunuyorsunuz ki bunun adı hizmet hareketi değil,fitne hareketidir.Buna misal verecek olursak eğer;X kanalı,Y kanalı açık saçık bayanları sergiliyorlar ve ortaya sürüyorlar ancak, dini konularda bir söz sahibi olan bir insanın ve dini konularda insanları yönlendirmeye şekillendirmeye ve insanlara faydalı olmaya çalışan kişi-kurum-kuruluş yada herhangi bir cemaatin ,kendileri de doğru olmadığını bildiği halde ve kapanmanın adabını bildiği halde örtünmeyi de artık öyle bir şekle soktular ki,yaptıklarının Allah’ın emir ve yasakları ile yakından alakası olmadığı gibi tamamen insanları çarpık düşüncelere sevk ettiler ve etmeye de devam ediyorlar.Oysa yüce Allah “Ve mümin kadınlara da söyle: Gözlerini sakınsınlar ve avret mahallerini muhafaza etsinler ve ziynetlerini açmasınlar, onlardan her zahir olanı müstesna ve baş örtülerini yakalarının üzerine sarkıtsınlar ve ziynetlerini açıvermesinler. Ancak kocalarına veyahut kendi babalarına veya kocalarının babalarına veya kendi oğullarına ve kocalarının oğullarına veya kendi kardeşlerine veya kendi kardeşlerinin oğullarına veya kendi kız kardeşlerinin oğullarına veyahut kendi kadınlarına veya kendi ellerinin sahip olduğu cariyelerine veyahut erkeklikten kesilmiş hizmetçilerine veya kadınların avret mahallerine muttali olmayan çocuklara karşı açıverilmesi müstesnâ. Ve ziynetlerinden gizledikleri bilinsin diye ayaklarını da birbirine vurmasınlar ve cümleten Allah’a tövbe ediniz, ey müminler! Taki kurtuluşa erebilesiniz (Nur Süresi’31)” buyurmasına rağmen sizler başörtülerinin örtlmesini öyle yanlış bir şekilde empoze ettiniz ki;bu yaptığınızın hizmetle,vicdanla yakından uzaktan alakası yoktur.

  • 7-) Yüce Allah “Ve onlar için yalan söylemeleri sebebiyle gayet acı bir azap vardır (Bakara Süresi’10)” buyurmasına rağmen,insanları yalan söylemeye,mazeretler bulmaya,minareye kılıf uydurmaya öyle bir beceri kazandınız ve bu beceriyi insanlara öyle aşıladınız ki hem kendinizi hemde yoldaşlarınızı helak etmekten çekinmediniz.

8-) Dini konuları istismar ederek ve bu amaçla bir gelir etmeye kalkışanlar ve bunu başaranlar; hacıları,hocaları,sakallı olan insanları öyle sıfatlara büründürüp,öyle rollerde oynatıyorlar ki;bir zaman sonra insanlar artık birbirine şüpheyle bakmaya başladığı gibi bu zamanda ne hacıya,ne hocaya güveneceksin demeye başladılar.Bunun sorumlusu da hizmet hareketi altında fitne hareketi başlatan kişi yada kişilerdir.

9-) Peygamber Efendimiz (s.a.v) alemlere bir rahmet bir insan olarak gönderilmişken ve Peygamber Efendimize ashabı düşmanlarına beddua etmesi konusunda talep de bulunmalarına rağmen kendisi düşmanlarına Allah’ım onlara da hidayet nasip et şeklinde dua etmesine rağmen,ve beddua’nın dinimizde (hükmü kesinleşmiş Ebu Cehil,Firavun gibi olanlar hariç) yeri olmamasına rağmen hangi mantıkla ve hangi akla hizmet ederek insanlara beddua ediyorsunuz.Yüce Allah’tan bir vahiy mi geldi yoksa bilmediğiniz bir konuda ve gayba dair bir konuda ön yargılı mı davranıyorsunuz.Bu arada şunu da unutmamak gerekir ki beddua iki başlıdır.(Sene 2018 ve 6-7 sene sonra Feto’nun ettiği beddualar kendine döndü .Hamd olsun Alemlerin Rabbi Olan Allah’a)

10-) Daha önceki bölümlerde de vurguladığımız gibi menfaatlerin bittiği yerde dostluk bittiği gibi düşmanlık başlar.Ne vatan sevgisi kalır, ne millet sevgisi,nede Allah korkusu ve nede Allah rızası.İşte şuanda Gülen cemaatinin yaptığının bundan hiç farkı yoktur.Daha düne kadar yağla bal olan cemaat ve ak parti ne oldu da biranda ters düştü .Sizin yaptığınız hizmet hareketi değil fitne hareketidir, karalama kampanyasıdır.Daha düne kadar aleyhine yorum yaptıkları ile kardeş olurken,kardeş oldukları ile düşman oldular (CHP-Gülen ittifakı gibi).

11-) Birde bunun yanında çeşitli karalama kampanyaları başlamışken insanları her ne kadar yaptıkları kandırmaya ve aldatmaya çalışsalar da,insanları kandırmanın ve aldatmanın ne kadar günah olduğu ispata gerek bırakmayacak şekilde gerek Kur’an-ı Kerimde , gerekse hadis-i şeriflerde açıktır.O zaman ne diye olmadığı halde olmuş gibi haberleri şişirip piyasaya sunuyorsunuz.

12-) Bunun yanında bu insan,bu memleket ve hepsi yanı sıra her yerde hazır ve nazır olan,herşeyi işiten,duyan ve bilen yüce Allah herşeyi görmekte ve bilmektedir.İnsanları yanıltmak için AKPartinin yanında birde Al Parti çıktı ki buda insanları yanıltmadan ve hata sonucu insanlardan bir getiri bekleyen bir grup insanın işidir.Ben kendi adıma söylüyorum ki bu ve buna benzer faaliyetlerde bulunanlara hakkımı helal etmiyorum.

13-) Bunun yanında Allah rızası için artık biraz görün;üniversiteye kapalı kardeşimiz giremiyordu, kamuda çalışamıyordu şimdi rahatça girip çalışabiliyor,okuyabiliyor. İbadethanelerin hemen yanı başında alkollü içecekler vs vs uygunsuz faaliyetler bulunuyordu.Hepsi yasaklandı Daha düne kadar din adına hizmet verdiğini söyleyen Gülen cemaati acaba bu insanlara ne gibi fayda sağladı. İnsanları sömürmekten ve ceplerini boşaltmaktan başka.Ben size soruyorum sizde kendinize sorun Allah rızası için

Kaldı ki ne Gülen cemaatindenine başaka bir tarikat yada cemaatten,nede bir siyasi partiden bir menfaatim yoktur ki Allah’da nasip etmesin..Ben bireysel değil genel bakarım toplumu ilgilendiren konulara.Allah Resulü (s.a.v) ben ancak insanların söylediklerine göre ve getirdikleri delillere göre karar veririm.Yanlış karar vermişsem bende bir beşerim.Ancak insanların sözlerine göre hüküm veririm.Kalplerinde değilim.Kimin aleyhine olması gereken kararı lehine vermişsem o hakkından vazgeçsin yada buna benzer bir hadis-i şerif buyurmuştur.Bizlerde artık Allah rızası için insanların sözlerine göre değil yapılan işlere,fiil ve icraatlare göre karar verelim.Yoksa bu vebalin altından kalkabilir miyiz onuda ancak Allah bilir.Çünkü kişiyi değil toplumu ilgilendiren bir konu hakkında karar veriyorsunuz.

  • Ancak artık biraz Allah rızası için bireysel olarak düşünmekten çıkıp genel düşünün.At gözüyle bakmaktan kurtulup,biraz düşünerek ve inceleyerek bakın bakacağınız,alacağınız şeye.Benim maaşım artmadı diye yanıp tutuşacağına istersen ülkenin durumuna bak.Nereden nereye,ne kazandık,ne kaybettik (kazandım ve kaybettim demiyorum genel düşünün kazandık ve kaybettik) artısıyla,eksisiyle oturun düşünün.

Artık başkalarının elleriyle yemek yemekten kurtulup,kendi yemeğinizi kendi elinizle yiyin. Göreceksiniz ki o zaman daha leziz olacaktır. Bu zamanda (istisnaları tenzih ederim) ne diye ne dediği,ne yaptığı belli olmayan kişi yada kişilere kendimi bağlayıp da onların dediklerine inanıp da ona göre kendimi şekillendireyim,ne gerek var.Önünde Kur’an-ı Kerim var,arkasında Allah Resulü Hz Muhammed (s.a.v) varken ve onun arkasında ashabı,tabiun ve diğer İslam alimleri varken ve onlardan geriye kalan kaynak eserler ,kaynak kitaplar mevcut ikenmevcut iken ve faydalanmanız mümkün iken ne diye birisinin ağzından çıkacak cümlelere bakıyor,sorgusuz,sualsiz, araştırmadan etmeden kabul ediyorsunuz.



  • Site Adresi Değiştiği İçin Yeni Eklenmiştir.Ancak Tarih itibari ile 2012 döneminde kaleme alınmıştır (Eski Sitemiz sunnetullah.com)