Fatiha Süresinin Sırları

Fatiha Süresinin Sırları Ve Ayet Ayet Tefsiri



 

Kur’an-ı Kerim’in başlangıç süresi olan ve yedi ayetten oluşan Fatiha Süresi üzerinde tefekkür edildiği zaman,kısalığına rağmen bu sürenin bütün konularına işaret ettiği görülür.Resulüllah (s.a.v)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir;”Allah (c.c) şöyle buyurdu:

Namazı (fatihayı) benimle kulum arasında ikiye paylaştırdım ve istek (dua,yani fatihanın ikinci yarısını) kısmını ona verdim.

O ‘Elhamdülillahi rabbil alemin:Hamd alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur’ deyince,Allah:Kulum bana hamd (övgü ve teşekkür) etti’ buyurur.

Kul: ‘Errahmani’r-rahim‘ deyince Allah (c.c):’Kulum bana sena etti (övdü)’ buyurur.

Kul:’Maliki yevmiddin:din gününün sahibi ve hükümdarı’ deyince Allah (c.c):’kulum şanımı yüceltti’ buyurur.Başka bir defa da ‘Kulum her işini bana havale etti’ buyurur.

Kul:İyyake na’budu ve iyyake nestain:Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz’ deyince Allah Teala:’Burası benimle kulum arasında ortaktır ve istediği,kulumundur’ buyurur.

Kul:’İhdina’s-Sırata’l-Mustakim.Sıratellezine en’amte aleyhim.Ğayri’l-Mağdübi aleyhim ve laddallin:Bizi doğru yola ilet.Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna,gazaba uğrayanların ve sapıtanların yoluna değil’ deyince Allah Teala:’Bu kısım kulumundur ve istedikleri onun olacaktır’ der “

1-) Çünkü birinci ayet olan ‘Bismillahirrahmanirrahim‘ sözü Allah Teala’nın zat ismini ve O’nun rahmet sıfatını kapsamıştır.Bu sıfat ise O’nun ilim ve kudret gibi sıfatlarını da zımmen bildirir.Çünkü muhtaçları bilmeden ve onlara yardım etme ve ihtiyaçlarını giderme güç ve kudretine sahip olmadan merhamet etme olayı gerçekleşmez.İlahi merhamet,kulları en çok ilgilendiren sıfattır.Çünkü kendileri muhtaçtırlar ve ihtiyaçlarının giderilmesini isterler.Bu sebeple,Allah Teala’nın merhametli olması onları sevindirir,onlara ünsiyet ve ümit verir,ibadet ve dua için onlara şevk ve iştiyak oluşturur.Allah Teala’ya yakınlık kazanmak,O’nu yakından tanımak ve kendilerini O’na tanıtmak için onlara kuvvetli bir arzu ve istek doğurur.Gazap sıfatı ise bunun tersi olan bir etkiye sahiptir.Bu sıfat,hüzün ve korku verir,kalplerdeki şevk ve iştiyakı kırar,isteksizlik ve burukluk oluşturur.Bu sebeple,bu sıfat yalnızca günah işleme arzusuna karşı olumlu etkiye sahiptir.

2-) İkinci ayet olan ‘el-Hamdu lillahi Rabbi’l-alemin’ sözü iki şeyi kapsamıştır.Bunlardan birisi kula ait olan hamd ve şükürdür.Hamd ve şükür ise,ameli ve fiili imanın diğer bir ifade ile sırat-i mustakim’in yarısını oluşturur.Çünkü ameli imanın ve sırat-i mustakim’in yarısı şükür,yarısı da sabırdır.Ve şükür sabırdan üstündür.Onun bundan üstünlüğü,rahmetin gazaptan üstünlüğü gibidir.Çünkü şükür kulun rahmete karşı,sabır ise onun gazaba karşı tepkisidir.Şükür sevgi duymaktan ileri gelir,sevinç ve şevk taşır.Sabır ise korku ve heybet duymaktan ileri gelir,sıkıntı ve keder içerir.Allah Teala’ya giden sırat-i mustakim yolunda sevgi duyarak sülük etmek (ibadet ve taat ayağıyla yürümek) ve sevginin dürtmesiyle salih amel işlemek,korku duyarak yürümekten ve korku zoruyla amel işlemekten daha efdal ve daha üstündür.İkincisi ‘Rabbi’l-alemin’ lafzının ifade ettiği,Allah Teala’ya ait bir fiildir.Çünkü ‘Rab’ terbiye eden demektir.Allah Teala’nın fiili ise terbiye etmektir.Allah Teala’nın terbiye etmesi,bütün alemlere karşı sözkonusu edilince de,O’nun bütün fiilleri dile getirilmiş olur.Allah Teala’a iki şey nispet edilir.

Bunlardan birincisi O’nun sıfatları,

ikincisi de O’nun fiilleridir.Sıfatlarının O’na nispet edilmesi uluhiyet tevhidini,fiillerinin O’na nispet edilmesi ise rububiyet tevhidini oluşturur.İman da bu iki tevhidin toplamıdır.Bu böyle olduğu için Allah Teala’nın bir sıfatını (örneğin;ilmini,kudretini,rahmetini) şnkar küfür,bunu O’ndan başkasıyla paylaştırmak şirk olduğu gibi,O’nun bir fiilini (örneğin;yaratmasını,rızık vermesini,diriltip öldürmesini) inkar etmekde küfür,bunu O’ndan başkasıyla paylaştırmak da şirktir.

3-) Üçüncü ayet olan ‘er-Rahmanirrahim’ yine rahmet sıfatına işarettir.Ancak buradaki rahmet önce geçen rahmetin tekrarlanmasından ibaret değildir.Çünkü Kur’an’da gerçek anlamda tekrarlama olayı yoktur.Tekrarlamak,önce geçen bir şeyi olduğu gibi yinelemektir.Halbu ki burda ‘alemlerin Rabbi’ sözünden sonra ve ‘kıyamet gününün Maliki’ sözünden önce zikredilmesi önemli iki yeni fayda sağlıyor. Birincisi: Bu ayet kendisinden önceki ‘Alemlerin Rabbi’ ayetine bakıyor ve Allah Teala’nın alemleri terbiye etmesinde rahmet ve merhametin esas oluşturduğunu bildiriyor.İkincisi:Bu ayet,bir yüzüylede ondan sonra gelen ‘Hesap gününün Maliki’ ayetine bakıyor ve sözü edilen o günde iman ehline verilecek ebedi ve sonsuz saadeti işaret ediyor.

4-) Dördüncü ayet olan ‘Hesap gününün Maliki’ sözü ahiretin varlığına ve hak olduğuna işaret ediyor.Çünkü ahireti getirecek olan zat,bu işi yapabilecek güçtedir.Ve O bir işi yapacağını söylediği zaman,o işi mutlak olarak yapar.Nitekim buyuruyor ki:’Allah verdiği sözden geri dönmez.Allah sözünü bozmaz (Al’i İmran Süresi’9,Raad’31,Rum’20)’

5-) Beşinci ayet ‘Yalnız sana ibadet eder,kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz’ söz,iki büyük esası kapsamıştır.Bunlardan birisi, kulluğu Allah Teala’ya halis kılmak ve ibadeti ihlas ile ifa etmektir.Bu ise sırat-i müstakim’in ruhudur.İkincisi ise Allah Teala’dan başka bir şeyin ibadet edilmeye layık olmadığını bilmek ve bunu dille ifade etmektir.Bu ise tevhid akidesinin özü ve çekirdeğidir.’Yalnız sana ibadet ederiz’ cümlesi,nefsini ibadet ve ihlasla süslemeye,’Yalnız senden yardım dileriz’ cümlesi ise nefsini şirk koşmaktan ve sebeplere iltifat etmekten temizlemeye işarettir.

6-) Altıncı ayet olan ‘Bizi sırat-i müstakim’e hidayet et’ sözü,rahmet-i ilahiyeden bir dilek,bir istek ve bir duadır.Allah Teala’dan bir şey istemek ve bunun için O’na dua etmek ise ibadetin özü ve ubudiyetin ruhudur.Bu ayet insanların Allah Teala’ya yalvarıp dua etmeye ve kendileri açısından önemli olan şeyler için istekde bulunmaya muhtaç olduklarını,bir rahmet eseri olarak onlara dua etme ve istekde bulunma izni verildiğini,en önemli ihtiyaçlarının da sırat-i müstakim’i bulmak ve bu yol üzerinde sapmadan yürümeye muvaffak olmak olduğunu,Allah Teala’ya yakınlık kazanmanın ve ahiret yurdunda ve hatta dünya hayatında da iflah olmanın bu şarta bağlı olduğunu bildirmiştir.

7-) Yedinci ayet olan ‘Kendilerine ikram ve iyilikte bulunduğun bahtiyarların yoluna,gazaba uğratılmış ve doğru yoldan sapmış bedbahtların yoluna değil’ sözü Allah Teala’nın sırat-i müstakim’de yürüyenlere ikram ve ihsanlarda bulunduğunu,onları dünya ve ahiret nimetleriyle mükafatlandırdığını;bu yoldan ayrılanlara ise gazap ettiğini,onları dünya ve ahirette cezalandırdığını bildiriyor ve böylece insanları Allah Teala’nın ikram ve ihsanlarına karşı taşıdıkları rağbet ve O’nun azap ve gazabından dolayı duydukları korku ve heybet ile sırat-i müstaıkim’e dönmeye çağırıyor.



İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C:1 / bkz:134
İmam Gazali / Cevahir’ul-Kur’an / bkz:126…138

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.