Farz-ı Ayn Olan İlim Çeşitleri

Resulülah (s.a.v) buyurdu ki: İlim öğrenmek her Müslüman’a farzdır

  • Alimler,her Müslüman’a farz olan ilmin ne olduğu hakkında ihtilafa düşmüşlerdir.

Kelamcılara göre öğrenmenin farz olduğu ilim kelam ilmidir.Çünkü tevhit ve Allah’ı bilmek ancak bu ilim sayesinde elde edilir.

  • Fakihlere göre öğrenilmesi farz olan ilim fıkıh ilmidir.Çünkü fıkıh sayesinde helal ve haramlar öğrenilir.

Tefsircilere ve hadisçilere göre söz konusu ilim Kitap ve Sünnet ilmidir.Çünkü bütün ilimler Kitap ve Sünnet sayesinde elde edilir.

  • Sufilere göre ise öğrenilmesi farz olan ilim ihlasa ve nefsin afetlerine dair ilimdir.Bunlardan başka birçok görüş ifade edilmiştir ki hiçbiri derde şifa değildir.

Ebu Talib el-Mekki ise söz konusu ilmin İslam’ın beş esasına dair ilim olduğunu söylemiştir.Doğrusu bu ilim,kulun Rabbi ile olan muamelesine dair ilimdir.

Kulun mükellef olduğu muamele üç kısımdır

  1. İnanmak
  2. Yapmak
  3. Yapmamak

Çocuk ergenliğe ulaştığı zaman ilk yapması gereken şey kelime-i şehadeti öğrenmek,araştırma ve delille öğrenemezse bile manasını anlamaktır.Çünkü Hz Peygamber (s.a.v),onlara herhangi bir delil öğrenmeksizin cahil bedevi Araplar’ın kelime-i şehadeti tasdik etmelerini yeterli bulmuştur.Bu,vaktin farzıdır.Sonra yüce Allah’ı tanımaya sevkeden araştırmaya ve istidlale yönelmesi gerekir.Namaz vakti geldiğinde tahareti ve namazın nasıl kılınacağını öğrenmesi gerekir.Ramazan ayına kadar hayatta kalmışsa orucun hükümlerini öğrenmesi gerekir.Malı varsa ve üzerinden bir yıl geçmişse zekatın hükümlerini öğrenmesi gerekir.Hac vakti geldiğinde ve hacca gitmeye gücü yettiğinde hac menasikini öğrenmesi gerekir.

Yapılmaması gereken şeylere gelince

Bunlar değişen hallere göre farklılık gösterir.Çünkü kör olan kimsenin bakılması haram olan şeyleri öğrenmesi gerekli değildir.Dilsiz olanın da konuşulması haram olan şeyleri öğrenmesi gerekmez.Eğer kişi şarap içilen ve ipek elbiseler giyilen bir beldede yaşıyorsa,bunlarla ilgili haramlığı öğrenmesi gerekir.

İnanca dair şeylere gelince

Akla gelebilecek düşünceler hasebiyle bunları öğrenmek gerekir.Kelime-i şehadetin delalet ettiği manalarda aklına bir şüphe düşerse şüpheyi ortadan kaldırmaya yarayan ilmi öğrenmesi gerekir.Bid’atlerin çok fazla olduğu bir şehirde yaşıyorsa hak ve gerçek olanı öğrenmesi gerekir.

Mesela :

Faizciliğin iyice yaygın olduğu bir ülkede yaşayan bir tüccarın faizden nasıl korunacağına dair ilim öğrenmesi gerekir.

Kişinin öldükten sonra dirilmeye ,cennete ve cehenneme iman etmeyi öğrenmesi gerekir.Buraya kadar söylediklerimizden öğrenilmesi farz-ı ayın olan ilimle her şahsa göre vacipliği zorunlu hale gelen ilmin kastedildiği ortaya çıkmış oldu.



Kaynak = İbnü’l-Cevzi — Minhacü’l-Hasıdin Ve Müfidü’s-Sadıkin — C:1 — bkz = 41-42

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.