Evlilikte Yaş Farkının Doğurabileceği Sıkıntılar

Erkek Ve Kadın İçin Evlilikte Yaş Farkının Olumsuz Yönleri Ve Sonuçları



Bir gün vaiz olan Ali b. Hüseyin’i minberde konuşurken dinledim.O şöyle diyordu:

Vallahi dün gece nefsimin elinden ağladım.Ben de acaba bu kişi ne yapmıştır da nefsinin elinden ağlıyordu? Bu kişi pek çok cariyesi olan,et ve tatlılarla beslenen,arayanı soranı çok olan,serveti fazla,nüfuzu güçlü ve insanlara karşı pek çok yönden üstün olan biriydi.İlimden de epey pay almış,iyiliklerinden dolayı da pek çok alimi safına katmıştı.

Peki bu kadar rahatı iyi olan birini ağlatan neydi ki? diye düşündüm.

Ve sonra gördüm ki nefis dur-durak bilmez ve sınırsız lezzetler talep eder.Hedefindeki şeye ulaştığında ondan soğur ve başka şeyleri talep eder.Hal böyleyken ömür tükenir,beden takatsiz kalır,noksanlıklar vuku bulur,nüfuzu azalır ve murat ettiklerine ulaşamaz.

Dünya lezzetlerinde sonsuzluk arayan kişiden daha ahmak kişi yoktur.Çünkü dünyada buna ulaşmak mümkün değildir ve dünya lezzetlerinin bir hakikati de yoktur.Dünyadaki rahatlığın mutlaka elem verici bir yönü vardır.

Mutlu insan o kişidir ki,

Bir kadınla evlendiğinde artık sadece ona meyleder ve o kadın da kocasına meyleder.Kocası ona örtünmeyi ve dinini öğretir , derken bu hal üzerine geçinip giderler.Kişinin karısıyla muhabbetinin devam etmesinin sebeplerinin büyük bir kısmı gözlerine sahip olarak başka kadınlara bakmamasıdır.Ne zaman ki bir erkeğin gözü başkasına kayar ya da nefsi başka kadınları arzularsa o zaman sıkıntılar baş gösterir ve ailede çözülmeler başlar.Böylece kişi karısının fiziğindeki kusurları görmezlikten gelemez.O zaman da nefis yabancı kadınlara bakmayı arzular,kişi eşi yanında olmasına rağmen sıkıntı içinde kıvranır durur

Eğer kişi ikinci bir kadını elde etse bu defa üçüncüsünü ister ve bunun da sonu gelmez.Bu duruma düşmemesinin tek çaresi,kişinin gözlerini şehvet arzularına karşı yummasıdır.Eğer kişi güzel kadınlara ulaşmaktan ümidini keserse eşiyle olan muhabbeti artar ve yaşamı hoş bir hal alır.

Her kim bu nasihatlere kulak vermezse arzu ettiği şeylerin peşinde koşarken tökezler ve ailesine karşı bir soğukluk hissederek mahvolur.Bu şekilde davranan kişi ya hemen helak olur veya şerefine leke getirir.Çünkü kişiye gelecek lekenin kötülüğü o kadınlardan faydalanılacak zevkten çok daha ağır olur.

Kadınların bir kısmı savurgan olur ve kocaları kendilerini sevmelerine rağmen o kadınlar eşlerine nefret duyar.

Ahmakların en büyüğü ise kendisi yaşlı olduğu halde genç kız arayanlardır

Çünkü genç kız fazla ilişkiye girmek isteyecektir.Oysa yaşlı kişi buna güç yetiremez.Yaşlı kişi nefsini zorlasa da genç hanımını tatmin edemez ve derken helak olup gider.Yaşlı kişi kendisini şehvetli olmakla aldatmasın.Çünkü onun şehveti fecri kazip gibidir.

Hocalarımızdan biri bir cariye aldıktan sonra bir gece beraber kalmış,ertesi gün ise vefat etmişti.Nefis,kan ve meni  ile ayakta durur.Eğer bunlar yok olursa beden de ayakta duramaz.Eğer yaşlı kişi aldığı genç cariyesiyle cinsel beraberlikte bulunmazsa o zaman da o genç cariye bu kişiye düşman olur,belki de nefsine hakim olamayıp günaha dalar veya yaşlı efendisini öldürebilir.Özellikle de bu cariyeler şirk beldelerinden gelip de kalpleri kaskatı ise…

Akıllı olan kişi bahsettiğim bu hususlara düşmekten kendini korur.

Allah’tan dinin ve aklın gereğini yapmamız için bize lütfundan ihsan etmesini niyaz ederiz.

Fecri Kazib : Daha şafak vakti girmeden havanın hafif ağarmış gibi göründüğü zamandır ki insanlar bunu görünce seher vaktinin geldiğini zanneder.Oysa durum böyle değildir.Gerçek şafak vakti daha gelmemiştir.



Kaynak : İbn Kayyım el-Cevziyye / Tehlikeli Tuzaklar / bkz : 179-181