Erkek-Kadın Arasındaki Farklılığın Hikmeti

Erkek Ve Kadın Arasındaki Farklılığın Sebepleri



Kadınla erkek arasındaki farklı yapı, farklı görevler içindir. Biri annelik, diğeri babalık görevini üstlenecektir. Erkek, annelik görevini yapamaz; anne de babaya ait işlerin hakkını veremez. Çocuk bakımında annedeki sabır, şefkat, merhamet, incelik, his, heyecan aynı derecede erkekte yoktur. Bu konuda annenin özellikleri öndedir.

Ailenin kazanç, geçim, bakım, koruma, savunma ve dış işlerinde erkek görevli olduğu için, ona bu konularda da özel kabiliyetler verilmiştir.

Kadın ve erkekteki bu farklılık yüce Allah’ın bir rahmetidir.

İki cinsi birbirine muhtaç yapmak ve birini diğeriyle tamamlamak için yüce Rabbimiz böyle takdir etmiştir. Bu aynı zamanda iki cins arasındaki muhabbetin temini ve birbirine güveni için de lâzımdır. Bunun için bütün insanlar bir yönüyle noksan yaratılıp diğer insanlara ve varlıklara muhtaç yapılmıştır.

Kainatın düzeni zıtlık, farklılık ve birbirine muhtaç olma esasına göre kurulmuştur.

Bunda bilemediğimiz nice sır ve faydalar vardır.

Bu dünyada herkes zengin veya herkes fakir olsaydı, dünyanın düzeni bozulurdu; daha doğrusu düzen olmazdı.

Aslında bütün insanlarda noksanlık vardır. Hiç noksanı ve kusuru olmayan sadece yüce Allah’tır. Meselâ acıkmak, yeme içmeye muhtaç olmak, soğuktan ve sıcaktan etkilenmek, uyumak, hastalanmak, yaşlanmak da birer noksanlıktır. Bunlar kul olmanın bir gereğidir. Bu tür noksanlıktan kul sorumlu değildir. Tam tersine, kul bu sıfatlarla ve âcizliğini anladıkça güzel kuldur.

Dinime Zarar Gelmesin Yeter!

Hz. Ömer (r.a) bir gün hanımı Atike’ye (r.a) kızarak, ”Vallahi seni perişan ederim!” dedi. Bunun üzerine hanımı,

”Allah beni hidayete erdirdikten sonra, sen beni İslam’dan mı uzaklaştıracaksın?” diye sordu. Hz. Ömer (r.a),

”Hayır, öyle bir şey yapamam” deyince hanımı,

”Öyleyse bana ne kötülük edebilirsin ki! (Dinime bir zarar gelmedikten sonra, başıma ne gelirse gelsin aldırmam)” karşılığını verdi (1).

Demek ki insan, mala ve cana zarar veren musibetten değil, imana ve insanlığa zarar veren isyan ve haramdan korkmalıdır.

Cennet yolunu bulan bir kimsenin, arayacağı başka bir saadet yoktur. Bu yoldan mahrum olmaktan daha kötü bir felaket de yoktur.

Dinimize gelecek afetten yüce Allah’a sığınırız. Dünyamız için de afiyet isteriz.



Kaynak= Turan Yazılım – Mürşit 5 – İlmihal – Kadın Ve Aile İlmihali

1-Ebû Tâlib Mekkî, Kalplerin Azığı Kûtü’l-Kulûb, 3/170.

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.