Kuran Yurdu

Elinize Geçen Fırsatları İyi Değerlendirin ki Sonra Pişman Olmayasınız

    Alışveriş merkezlerini cıvıl cıvıl renkleri ile süsleyen özel günler vardır ; sevgililer günü gibi. Kimine göre birbirini anmak için bir vesile,kimileri için çok özel bir gün,kimileri içinde sadce ticari kazanç sağlamak için bulunan bir bahane.

    Yüreğinde mutlu bir aşkı yaşayanlar güllerin,kırmızı afişlerin süslediği gibi boş mekanlara ağızları kulaklarına vararak bakarken,sevgiyi yaşamayanlar ya da ayrılığın burukluğunu yaşayanlar hüzünlü bir yüz ifadesi ile bakıp geçerler aynı camekanlardan

    Yılın bu gününde çoğu kafalarda Hangi hediyeyi alsam sorusu olur.Bütün bir yıl boyunca ihmal edilen,üzülen sevgiliye bir günlüğüne de olsa özel olduğunu gösterme amacı güdülür.Yıl boyunca üzülen sevgili yine de hep böyle bir günde ümit eder yeniden hatırlanmayı.Kim bilir,belki de bir günlük de olsa mutluluk oluşturur kendince!

    Sabırla bekler bazen seven insan,kırılmaya , incitilmeye dayanarak.Bazen beklenen güzel günler yaşanırken bazen de insan zaman yenik düşerek mücadele etmeye son verir.

    Dünyalık işlerin değerini manevi değerlerden üstün tutarak sevgiyi hep yarına erteleyenler karşısındaki insanın da bir tükenme noktası olduğunu ne yazık ki çok geç anlarlar.

    Yaşadığı zaman dilimini anlamlandıramayanlar,iç dünyasından çok dış dünyasını umursayanlar güzelim sevgilerin elleri arasından kayıp gittiğinin farkına bile varmazlar.

    Kırlangıcın biri bir adama aşık olmuş.Pencerenin önüne konmuş,bütün cesaretini toplamış,röfleli tüylerini kabartmış,güzel durduğuna ikna olduktan sonra,küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş.Tık Tık Tık.Adam cama bakmış ama içeride kendi işleriyle uğraşıyormuş.Meşgulmüş! Kimmiş onu işinden alıkoyan! Minik bir kırlangıç.Heyecanlı kırlangıç,telaşını bastırmaya çalışarak derin bir nefes almış,şirin gagasını açmış ve sözcükler dökülmeye başlamış.

    Hey Adam! Ben seni seviyorum.Nedenini , niçinin sorma.Uzun zamandır seni izliyorum.Bugün cesaret buldum konuşmaya.Lütfen pencereyi aç ve beni içeri al.Birlikte yaşayalım.

    Adam birden patlamış:

    Yok daha neler! Durduk yerde sen de nerden çıktın şimdi? Olmaz alamam.

    Gerekçesi de pek sersemceymiş :

    Sen bir kuşsun.Hiç kuş insana aşık olur mu?

    Kırlangıç mahcup olmuş.Başını önüne eğmiş.Ama pes etmemiş,bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş,gülümseyerek bir kez daha şansını denemiş.

    Adam,adam! Hadi aç artık şu pencereyi! Al beni içeri.Ben sana dost olurum.Hiç canını sıkmam!

    Adam kararlı ve ısrarlı bir şekilde ; yok yok,ben seni içeri alamam demiş.

    Biraz da kaba mıymış,neymiş lafı kısa kesmiş.

    İşim gücüm var git başımdan

    Aradan bir zaman geçmiş,kırlangıç son kez penceresine gelmiş:

    Bak,soğuklar da başladı.üşüyorum dışarıda.Aç şu pencereyi al beni içeri.Yoksa sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım.Çünkü ben ancak sıcakta yaşarım.Pişman olmazsın,seni eğlendiririm.Birlikte yemek yeriz,bak hem sen de yalnızsın,yalnızlığını paylaşırım demiş.

    Bazıları gerçekleri duymayı sevmezmiş.Adam bu yalnızlık meselesine içerlenerek sinirlenmiş

    Ben yalnızlığımdan memnunum

    Kuştan onu rahat bırakmasını istemiş.Düpedüz kovmuş.Kırlangıç,son denemesinden de başarısızlıkla çıkınca,başını önüne eğmiş,çekip gitmiş.

    Yine aradan zaman geçmiş.Adam önce düşünmüş,sonra kendi kendine itiraf etmiş :

    Hay benim akılsız başım! Ne kadar aptallık ettim.Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim.Niye onun teklifini kabul etmedim ki.Şimdi böyle kös kös oturacağım,keyifli vakit geçirirdik birlikte

    Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş.Yine de kendi kendini rahatlatmayı ihmal etmemiş.Sıcaklar başlayınca,kırlangıcım nasıl olsa yine glir.Ben de onu içeri alır,mutlu bir hayat sürerim demiş.

    Ve uzun bir süre sıcakların gelmesini beklemiş.Gözü yollardaymış.Yaz gelmiş,başka kırlangıçlar gelmiş.Ama onun ki hiç görünmemiş.

    Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna.Kırlangıç yokmuş.Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören olmamış.Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş.Olanları anlatmış.

    Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki:

    Kırlangıçların ömrü 6 aydır

    Hayatta bazır fırsatlar vardır ki,sadece bir kez eline geçer ve değerlendirmezseniz uçup gider.Hayatta bazı insanlar vardır,sadece bir kez karşınıza çıkar,değerini bilmezseniz kaçıp gider.Ve asla geri dönmezler.

    Dikkatli olun! Farkında olun!

    Ve bir düşünün bakalım,acaba siz bugüne kadar pencerenizden kaç kırlangıç kovaladınız?

    Günlük değil,sonsuzluğu yakalayacağınız sevgiler yüreğinizi daima sıcak ve huzurlu tutar.



    Kaynak : Betül Erdoğan / Kalbin Mutluluk Rehberi / bkz: 17-19

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.