Kuran Yurdu

El Fethu’r-Rabbani Geylani Sözleri 40.Bölüm

    350-) Sen Allah’ı Allah da seni sevdiği zaman Allah dünyanın kötülüklerine nefsin arzularına dünyevi lezzetlere nefse heva ve hevese ve şeytanlara karşı sana yeterde dünyadaki kısmetini hiç bir zarar ve keder görmeksizin alıverirsin. A mesnetsiz iddiada bulunan! Allah’a ortak koşa koşa daha ne zamana kadar onu tevhid ettiğini iddia edeceksin? Geceleyin ürperti veren yerlere ben silahsız çıkabilirim ama sen silahsız çıkamazsın. Buna rağmen kalkıp hangimizin -senin mi yoksa benim mi- korkak olduğuma bakıyorsun Ahiret giysisinin altında hangimizin-senin mi yoksa benim mi-gireceğini merak ediyorsun. Sen münafıklık içinde yetiştin ben ise iman içinde yetiştim.

    351-) Dolayısıyla akıllı olanınız dünya malını elde etmekle çocuk,aile,mal yiyecek,giyecek binek ve evlenecek kadınlar bulduğuna sevinip ne yapacağını şaşırmaz. Bütün bunlar kuru bir hevestir. Müminin sevinci imanının ve ve yakinin güçlü oluşuyla ve kalbinin Allah’a yakınlık kapısına ulaşmış olmasıyladır. Şunu iyi bilin ki dünyanın ve ahiretin asıl hükümdarları Allah’ı tanıyıp sırf onun için çalışan gayret gösterenlerdir.

    352-) Kalbinde ufacık ta olsa takva yokken sen nasıl kurtulacaksın yaratılmışlar seni yaratandan perdeliyor sebeplerle uğraştığın için sebeplerin yaratıcısını (müsebbib) göremiyorsun insanlara tevekkül edip güvendiğin için hakikatı göremiyorsun sadece iddiada bulunuyorsun delilin olmadan sırf iddia etmekle bir bağ maydanozu bile almazsın

    • 353-) Kalem,ezelde rızkının dar olacağını yazmış iken,rızkının bol olmasını arzuluyorsun.Bu davranışınla cezayı ve kınanmayı hak ediyorsun.Çünkü kısmetinde olmayan bir şeyi istiyorsun.Dünyadan,kısmetinde olmayan hiçbir şeyi alamayacağın halde,dünya için hırslı olmaya ve mal mülk istemeye daha ne kadar devam edeceksin?

    354-) Bir kimse zahir hükümlerle amel ederse bu ameli onun Allah’ı tanımasını ve bilmesini sağlar ve bu yolda yardımcı olur

    • 355-) Cahilliğinle bir köşeye çekileyim deme.Çünkü bilgisizce insanların arasından ayrılıp izdivaya çekilmek (halvet) büyük bir bozukluktur.Bundan dolayı Peygamberimiz (s.a.v) ‘Önce fıkıh öğren,bilgiden sonra inzivaya çekil’ buyurmuştur.

    356-) Yeryüzünde korktuğun veya bir şeyler umduğun birileri varken,senin köşene çekilip ibadetle uğraşman yakışık almaz.Kendisinden korkulan ve beklentisi içinde olunan sadece ve sadece Allah olmalıdır

    357-) Çoğunuz münafık davranışları sergilediğiniz halde,ihlaslı olduğunuzu iddia ediyorsunuz.İmtihan olmasa iddialar ne kadar çok olurdu.Kim halim ve sakin bir kimse olduğunu iddia ederse onu kızdırarak sınarız.Kerem (cömertlik) iddiasında olan kimseyi,kendisinden bir şeyler isteyerek sınarız.Kim neyi iddia ederse,biz onu tersiyle sınarız.Şu hevesinizi bırakın da bütün hallerinizde takvaya sarılın.Allah takva sahiplerinin yanındadır.

    358-) İmanla ilgili meselelerde şirkten,diğer konularda ise günah işlemekten sakının,sonra Kitab ve Sünnet’in ipine tutunun ve sakın ola boşlamayın.Allah cömerttir,kerem sahibidir,kuluna iki korkuyu birden vermez.

    359-) A dünyanın kulları !

    A ahiretin kulları !

    Siz ne Allah’ı,ne dünyayı,ne de ahireti biliyorsunuz.Siz duvar mısınız ? Birinizin putu dünya,diğerinizin ki ahiret,öteki insanlara kul olmuş,berikinin putu şehvet ve lezzet.Bir diğerinin amacı övülmek ve insanlar tarafından kabul edilmek peşinde.

    360-) Yazık sana!

    İlim öğrendin ama öğrendiğinle amel etmedin.İlmin sana nasıl fayda verecek ? Gençken mürşitlere hizmet etmedin,yaşlandığında nasıl hizmet edeceksin? Bütün müminler,ölecekleri zaman gözleri açılır ve cennetteki misalleri görürler.İri gözlü huriler ve cennetin hizmetçileri onu gösterir ve burnuna cennet kokusundan hoş bir rayiha gelir de ölüm ve ölüm sıkıntıları onun için kolaylaşır.Allah onlara Asiye annemize yaptığını yapar.Müminlerden bir kısmıda bunu ölmeden önce öğrenir.Bunlar murad (Allah tarafından istenen) ve müfred (Allah’ın kendine seçtiği) olmuş olan yaklaştırılmış (mukarreb) kullardır.

    361-) Yazık sana !

    Ey Allah’a itiraz eden .Ondan şikatçi olan! Boş sözler sarfetme ve saçmalama.Olacağa çare yoktur ve kimse kaza’nın önüne geçemez.İşi sahibine bırakırsan rahat edersin.Şu gündüzü ve geceyi geri çevirebilir misin? Sen istesen de istemesen de gece ve gündüz birbiri ardınca devame der.Allah böyle yazmış,senin yararına veya zararına böyle takdir eylemiş.Fakirlik gecesi gelince ona selam ver ve zenginlik gündüzüne veda et.Hastalık gecesi gelince onu güzelce buyur et ve afiyet gündüzüne elveda de.İstemediğin bir şeyin gecesi gelince,onu güzellikle karşıla,sevdiğin şeylerin gecelerine veda et.Hastalık,fakirlik ve onur kırıklığı gecelerini dingin bir gönülle karşıla.Allah’ın kaza ve kaderinden hiçbir şeye karşı gelme ki helak olursun,imanın gider,kalbin bulanır ve sırrın ölür.Allah (c.c) göndermiş olduğu kutsal kitaplardan birinde şöyle buyurmuştur:’Ben O Allah’ım ki Benden başka İlah yoktur.Kim Benim kazama gönülden teslim olur,verdiğim sıkıntılara sabreder,nimetlerime şükrederse,katımda onu sıddıklar zümresine yazarım.Kim de benim kazama gönülden teslim olmaz,verdiğim sıkıntılara sabretmez ve nimetlere şükretmezse kendine Benden başka bir Rab arasın’

    362-) Kazaya razı olmaz,sıkıntıya katlanmaz,nimete şükretmezsen senin Rabbin yok demektir.Sen kendine başka bir Rab ara ama O’ndan başka da bir Rab yok ki.Gerçekten Onu istiyorsan (hakiki mürit isen) kazaya rıza göster,kadere,hayrına,şerrine,acısına,tatlısına inan.Seni bulacak olan şey,senin sakınmanla seni şaşmaz,seni şaşacak olan şey ise aramanla,çaba göstermenle gelip seni bulmaz.İmanın hakikatına erdiğin vakit velayetler (dostluklar) kapısına ayak basar ve işte o zaman Allah’ın gerçek kullarından olursun .Velinin alameti bütün hallerinde Rabbine uymasıdır,adeta bütün varlığı ile uyumun (muvafakat) ta kendisi olmasıdır.Emirleri yapar,yasaklardan kaçar ve hiçbir zaman ‘Bu niye böyle oldu,nasıl şöyle odlu’ gibi sorular sormaz.Hiç kuşkusuz Allah’la beraberliği devam eder.Allah’ın yakınlık sohbetinde bulunur,ne sağa ne sola ne arkaya döner.Sadece önüne bakar.Arkası olmayan bir ön,uzaklığı olmayan bir yakınlık,bulanıklığı olmayan bir duruluk,şerri olmayan bir hayır olur.Sen insanlara bel bağlıyor, onlardan korkuyorsun.Bunun adı Rabbine şirk koşmaktır.Sana birşey verildiği zaman insanları övüyor,verilmediği zaman da yeriyorsun.Bunun adıda Allah’a şirk koşmaktır.

    363-) Sebebe sarılmak başlangıçta olur.İşin sonunda ise sadece sebepleri Yaratan vardır.Bir işe yeni giren,isteğini sebeplerden bekler.Örneğin bir kuş yavrusunu bekler ki anne babası ağzına yiyeceğini koysun.Büyüyüp uçmayı öğrendiği zaman ise kanatları güçlenir,artık anne babasına gerek duymaz ve besinini kendisi arar.İçinizden biri hiç kendi gücüne,kuvvetine,insanlara güvenmeden sırf Allah’a tevekkül aracılığıyla bir şey yedi mi?

    364-) Yazık sana!

    Sahip olmadığınız şeyi iddia ediyorsunuz.Kendi gücüne,kuvvetine ve sebeplere güvenip dururken,nasıl oluyor da Müslüman olduğunu,iman ettiğini,imanının sağlam olduğunu ve Allah’ı tevhid ettiğini iddia edebiliyorsun? Akıllı ol,bu iş sadece kuru iddia ile olmaz.

    365-) Görünüşüyle Müslüman olduğunu iddia edenlerin çoğu,kafirlerin dediği gibi ‘Bu hayat ancak dünya hayatından ibarettir.Burada ölür ve diriliriz.Bizi öldüren sadece ve sadece zamandır’ derler.Kafirler böyle söylediler.Sizin de çoğunuz bunu söylüyor ama davranışlarıyla bunu saklıyorlar.Böyle diyenlerin benim katımda bir sineğin kanadının ağırlığı kadar bile değeri yoktur



    Kaynak= Abdülkadir Geylani / el-Fethu’r-Rabbani / bkz:309….322

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.