El Fethu’r-Rabbani Geylani Sözleri 39.Bölüm

336-) Her şey için bir sebep olmalıdır.Allah hiç peygamber göndermeden insanları kendi yoluna iletmeye kadir idi.(Ama böyle yapmadı).Siz sağlam bir temel üzere değilsiniz.Artık gaflet uykusundan uyanın.Hz Peygamber (s.a.v):’Kim kendi görüşüyle yetinirse yanılır’ buyuruyor.Nasıl ki aynaya bakıp yüzünü,sarığını ve saçlarını düzeltiyorsun,din yüzüne de ayna olacak birini ara ve bul.

  • Akıllı ol ! Bu heves nedir böyle? Bana öğretecek birine ihtiyacım yok diyorsun.Halbuki Peygamberimiz (s.a.v):’Mü’min mü’minin aynasıdır’! buyuruyor..

338-) Mü’minlerin imanı sağlam olunca bütün insanlar için bir ayna olur,onu görüp kendisine yakın oldukları zaman dinlerinin yüzünü onun söz aynasında görürler.

Bu heves nedir böyle? Durmadan Allah’tan yiyeceğiniz,içeceğinizi, giyeceğinizi,eşlerinizi, rızıklarınızı artırmasını istiyorsunuz.Bunlar artmayan ve eksilmeyen şeylerdir. Birisi,duası kabul olan herkesi dua etmek için çağırsa bile rızkı bir zerre kadar artmaz ve eksilmez.Bu,çoktan sonuca bağlanmış bir iştir.Siz, emrolunduğunuz şeylerle uğraşın,yasaklananlardan da sakının.Gelmesi kesinleşmiş olan şeyleri elde etmek için boşuna uğaşmayın.Çünkü onların size gelmesi garanti altına alınmıştır.Kısmetler acısıyla,tatlısıyla,isteseniz de istemeseniz de vakti geldiği zaman size ulacşaktır.

  • 338-) Ey kalbinde yaratılmışlar dolu iken mabedlerde oturanlar!

Size seslendiğimi duymuyor musunuz? Sağır mısınız? Kalkın da gelin.Sakınılacak bir şey yok.Size,saygısızlığınızdan ve kötü fillerinizden dolayı yumuşak davranıp iyi geçiniyor değilim.Size Allah’ın yumuşaklığından (hilm) dolayı,Onun izniyle yumuşak davranıyorum.Sözümün sertliğinden ürküp kaçmayın.Çünkü söylediklerim,benden çıkmıyor.Ben sadece bana söyletileni söylüyorum.

339-) Haramı terk etmeye ve helali kazanmaya çalış.İmanın güçlenince dünyaya ait herşeyden gönül bağını kes.O zaman Allah,’ın gerçek kullarından olursun.Dünyadan gerçek manada gönül bağını kestiğin zaman Allah nimetlerini sana,bir aracı ile veya var etme yetkisini doğrudan kalbinin eline vererek gönderir ve bolca verir.

Allah’ın gerçek kullarından oluncaya kadar konuşma.Yaratılmışlara ve sebeplere kul olma,dünyaya,nefsin arzularına ve şeytana kul olma,insanlar katında mavki makam sahibi olma tutkusuna,onların teveccühlerine ve yüz çevirmelerine,övgü ve yergilerine kul olma. Bunlar yakışıksız şeylerdir.Sen nefsinle birlikte doğa ve heva-heves evinde otururken kalbin Allah’a bir adım bile yaklaşmaz.Ben seni,hep yaratılmışlara ve sebeplere bağlı görüyorum.Bu halin ne zaman kadar sürecek? Onların bağlarından kurtulmanın yolunu benden öğren

340-) Kalp düzelince ondan çıkan söz doğru ve gerçek olur,kimse onu reddetmez.Kalp kalple,sır sırla,mana mana ile,öz öz ile ve doğru da doğru ile konuşur.İşte o zaman ağzından çıkan sözler çorak olmayan,yumuşak ve verimli bir toprağa atılan tohum gibi bitki bitirir.

341-) Kalp düzelince dalları,yaprakları ve meyveleri olan bir ağaca benzer.İnsanlar için ondan bir çok faydalar vardır

342-) Kalpte düzgünlük ve sağlamlık olmayınca hayvanların kalbine benzer,anlamsız bir görüntüdür,içi boş bir kaptır,meyvesiz bir ağaçtır,kuşsuz bir kafestir oturanı olmayan bir evdir,içinde dirhemlerin,dinarların ve mücevherlerin toplandığı ama harcayanı olmayan bir hazinedir,ruhsuz bir cesettir,adeta taşa çevrilmiş bir ceset gibidir.Manası olmayan bir surettir.Allah’tan yüz çeviren ve Onu inkar eden kalp,dönüştürülmüş ve asıl özelliğini kaybetmiştir.Bundan dolayı Allah böylesi kalpleri taşa benzeterek şöyle buyurmuştur:’Sonra kalpleri katılaştı.O kalpler taşa benzer hatta ondan daha da serttir’

343-) İsrail oğulları Tevrat’la amel etmeyince Allah (c.c) onların kalplerini taşa çevirdi ve onları kapısından kovdu.

Ey Muhammed Ümmeti!

Siz de böylesiniz.Kur’an’la amel etmez,hükümlerini hakim kılmazsanız Allah sizin de kalplerinizi taşa çevirir ve sizi kapısından kovar.Allah’ın bilgi sahibi olmasına rağmen sapkınlıkta bıraktığı kimselerden olmayın.İnsanlar için öğrenirsen onlar için amel edersin.Allah için öğrenirsen Onun için amel edersin.Dünya için öğrenirsen onun için amele dersin.Ahiret için öğrenirsen onun için amele dersin.Dallar kökler üzerinde durur.Sen nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.Her kap içindekini sızdırır.Kabına gazyağı koyuyor sonra da kalkıp ondan gül suyu çıkmasını bekliyorsun.Senin hiçbir kıymetin yok.Yaptığını insanlar için yapıyor sonra da Yaradanın senin yanında olmasını,Ona yakın olmayı ve cemaline bakmayı istiyorsun.Senin hiç bir kıymetin yok.Görünürde olan ve genellikle sergilemiş olduğun davranış tipi böyle.Allahs enin ameline bakmaksızın lütfundan sana verecek olursa bu Onun bileceği bir iştir.İtaat etmek cennet işidir,isyan etmekse cehennem işidir.Bundan sonrası Ona ait bir şeydir,dilerse birini hiç ameli olmadığı halde ödüllendirir,dilerse de amelimiz olmadığı için içimizden birilerini cezalandırır.Bu yetki Ona aittir.O dilediğini yapandır,yaptığından sorguya çekilmez,insanlar ise sorguya çekileceklerdir.

344-) Peygamberlerden veya salih kullarından birini cehenneme atsa bile yine adaletli davranmış olur ve bu yeterli bir hüccettir (Başka bir hüccete,delile bakılmaz).Bize düşen ‘Komutan doğru söyledi’ demek ve ‘Niye böyle yaptı,nasıl böyle yapar’ dememektir.Böyle bir şeyin olması imkan sınırları içindedir,olacak olsa yine Allah’ın adaletiyle olur ama Allah böyle bir şey yapmaz.

345-) A Münafıklar!

Allah sizin sayınızı çoğaltmasın.Siz ne kadar çoksunuz böyle.Bütün işiniz gücünüz,insanlarla aranızdaki ilişkileri düzeltip Allah’la aranızda olan bağı yıkıp yok etmek

346-) A gafiller !

Kabir ağzını açmış sizi bekliyor,ölüm canavarı ve yılanı ağızlarını açmış seni bekliyorlar.Kader sultanının celladı da elinde kılıç,ferman bekliyor

347-) Ey düşündüğünü ve sağlamca bellediğini iddia ettiği halde dünyaya tutkun olanlar ve dünyaya sahip oldum diye şımaranlar ‘

Rabbinizin ‘Biliniz ki dünya hayatı bir eğlence,oyalanma ve bir süstür (Hadid’20)’ buyurduğunu işitmediniz mi?

348-) Oyun,eğlence ve süslerle uğraşmak,aklı başında kimselerin değil,cahil çocukların işidir.Allah size bildirmiştir ki dünya aklı eksik olan cahillere aittir,sizi oyun için yaratmadığını da bildirmiştir.Dünya ile oyalanan kimse ise oyun oynuyor demektir.Ahireti bırakıp dünya ile yetinen kimse,karşılığı olmayan bir şeyi yeterli görmüştür.Dünyanın size sunduğu herşey elinize aldığınız yılana,akrebe ve zehire dönüşür.

349-) Ahiretle uğraşın ve kalplerinizi Allah’a döndürün sonra Allah’la meşgul olun sonra da lütuf eliyle size neyi gönderirse onu kabul edin.Dünya ve ahiret üzerinde düşünüp birini diğerine tercih edin.Benim öğrendiğim herşeyi öğrenseydin bile,benim bildiği senden daha fazla olurdu.Çünkü benim ekinim büyüdü ve iyileşti.Senin ekinin ise ne zaman bitse hemen yanıverir.



Kaynak= Abdülkadir Geylani / el-Fethu’r-Rabbani / bkz:299….308

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.