Kuran Yurdu

El Fethu’r-Rabbani Geylani Sözleri 26.Bölüm

    221-) İlim Allah erlerinin ağzından alınır.Peki kimdir bu erler? Onlar Allah’tan korkarak günahları bırakan, peygamberlere mirasçı olan,marifet sahibi,bildiğini pratiğe döken ve yaptığı işlerde ihlaslı davrananlardır.

    222-) İlim öğren ve ihlaslı ol ki ikiyüzlülüğün ağından ve bağından kurtulabilesin.İlmi insanlar ve dünya için değil,sırf Allah için iste.İlmi Allah için istediğinin işareti,emirlere uyup yasaklardan kaçmandır.Her an Allah’ı gözetir,nefsinin Onun için alçaltırsın.İnsanlara karşı alçakgönüllü olur,ellerindekine göz dikmez ve ihtiyacını onlardan istemezsin.Allah için dostluk ve düşmanlık edersin.Çünkü Allah’tan başkası için dostluk kurmak düşmanlık,Ondan başkasına güvenmek yokluk,Onun yolundan başka bir yere mal bağışından bulunmak yoksunluk demektir.Hz Peygamber (s.a.v):İman iki eşit parçadan oluşur.Biri sabır,diğer şükürdür buyurmuştur.Sıkıntılara sabretmiyor,nimetlere şükretmiyorsan gerçekten inanmıyorsun demektir.Müslümanlığın özü gönülden teslim olmaktır.

    223-) Eyleme dökülmeyen sözün,delille desteklenmeyen bir davranışın hiçbir anlamı yoktur.

    224-) Peygamberimiz (s.a.v):’İman için sabır bedendeki baş gibidir’ buyurmuştur.Sabır,şikayetini hiçkimseye arzetmemek,sebeplere tutunmamak,sıkıntılardan kaçmamak ve başa gelen sıkıntının sona ermesini istememek demektir.Kul fakirlik ve ihtiyaç içindeyken Allah’a boyun eğip Allah’ın iradesi doğrultusunda Onunla sebat eder,ibadet ederek ve çaba göstererek geceyi gündüze katarsa Allah ona rahmet gözüyle bakar,onu ve ailesini hiç ummadığı bir yoldan zengin eder.Allah (c.c):’Kim Allah’tan çekinirse Allah ona bir çıkış kapısı yaratır ve hiç ummadığı yerden ona rızık verir (Talak’3)’ buyurmuştur.

    225-) Hikaye edildiğine göre İsrail oğullarının başına büyük bir sıkıntı geldi.Peygamberlerinin yanında toplandılar ve ona ‘Bize Allah’ı hoşnut edecek bir şey söyle ki ona uyalım ve bu sayede bu sıkıntıdan kurtulalım’ dediler.O da bunu Allah’a sordu.Allah (c.c)’da ona:’Onlara de ki:Benim hoşnutluğumu istiyorsanız fakirleri hoşnut edin.Siz onları hoşnut ederseniz bende hoşnut olurum.Onları kızdırırsanız ben de kızarım’ diye vahyetti.

    • A akıllılar!

    Beni dinleyin…Siz hep fakirleri kızdırıyorsunuz.Bununla birlikte Allah’ın sizden hoşnut olmasını istiyorsunuz.Böyle yaparak Allah’ın hoşnutluğunu elde edemezsiniz,aksine O’nun gazabına uğrar,debelenip durursunuz.Sözümün sertliğine katlanın ki kurtulasınız.Sebat gösterip olduğu yerde durmak bitki olmak demektir.Ben mürşitlerin sert ve hoşa gitmeyecek sözlerinden kaçmadım,bunun yerine dilsiz ve kör oldum.Onlardan bana bir çok sıkıntı geliyordu da sessizce duruyordum.Sen ise hem onların sözlerine katlanmıyor,hem de kurtuluşa ermeyi istiyorsun.Hayır,yararına ve zararına olan her şeyde kadere rıza göstermedikçe,nasibin konusunda Allah’ı suçlamayı bırakarak mürşitlerin yanında olmadıkça ve bütün hallerinde onlara rıza gösterip uymadıkça kurtuluşa eremezsin.Bunu başarabilirsen dünyada ve ahirette kurtuluşa erersin.Söylediğimi anlayın ve uygulayın.Pratiğe yansımayan anlamanın hiç bir yararı yoktur.Samimiyetsiz amel boş bir tamahkarlıktan ibarettir.

    226-) En yararlı akıl,sana Allah’ın nimetlerini tanıtan.nimetlere şükretmeni sağlayan,nimetleri ve nimetlerin büyüklüğünü itiraf etmene yardımcı olan akıldır.

    227-) Yazık sana !

    Utanmadan Allah’ı bırakıp başkalarından istiyorsun.Halbuki Allah sana onlardan daha yakındır.Gizli bir hazinen varken sen insanlardan ihtiyaç duymadığın şeyleri istiyorsun.En ufak şeylerde bile fakirlerin safına giriveriyorsun.Öldüğün zaman rezil olacaksın ve gizli-saklı bütün malların ortaya çıkacak ve lanet seni her yanından saracak.Akıllı olsan Allah’ın karşısına küçücük bir imanla çıkmak için gayret ederdin,salih kimselerle birlikte olur,onların sözlerine ve fiillerine saygıda kusur etmezdin.İnancın dal budak sarıp yakinin olgunlaşınca da Allah seni kendine seçer,edebini,kalbinden gelecek emir ve yasakları üstlenirdi.

    A gösteriş putuna tapan!

    Sen ne dünyada ne de ahirette Allah’a yakın olmanın kokusunu bile duyamayacaksın.

    228-) Ey insanları Allah’a eş tutup kalbini onlara çeviren! Onlardan yüz çevir,çünkü onlardan sana ne yarar ne de zarar gelir,ne bir şey verebilirler ne de nasibinde olanı engelleyebilirler.Şirk kalbinden bir an olsun ayrılmazken tevhit davası gütme.Bu davadan hiçbir şey elde edemezsin.

    229-) Dünyada ve ahirette mülk sahibi olmak istiyorsan kendini bütün varlığınla Allah’a ada.O zaman hem kendin,hem de başkaları üzerinde yönetici ve lider olursun.Ben sana öğüt verdim,öğüdümü kabul et.Sana doğruları söyledim,beni tasdik et.Sen yalan söyler,yalanlarsan sen de yalanlanırsın ve sana da yalan söylenir.Doğru sözlü ol,doğrularsan sen de doğrulanırsın ve sana da doğru konuşulur.Ektiğini biçersin.Din hastalığının ilacını benden al ve kullan,o zaman sağlığına kavuşursun.Geçmiş büyüklerimiz dinin ve kalplerin doktorları olan salih kulları ve velileri bulmak için doğuyu ve batıyı karış karış geziyorlardı.Onlardan birini bulduklarında,ondan dinlerinin ilacını istiyorlardı.Bugün ise size öğreten ve sizi eğiten ilim sahipleri,fıkıh bilginleri ve Allah’ın veli kulları en sevilmeyen kimseler durumundadır.Şunda şüphe yok ki ilacınızı bulamayacaksınız.Benim bilgimin ve tedavimin sana ne yararı olur ki! Allah’ın her günü ben senin için bir temel yapıyorum,sen yıkıyorsun.Sana bir reçete veriyorum,kullanmıyorsun.Sana şu lokmayı yeme,zehir var.Bunu ye şifa diyorum.Sözüme uymayıp zehirli olanı yiyorsun.Pek yakında din ve inanç bünyende bu yaptıklarının zararları ortaya çıkacaktır.

    230-) İlmiyle amel eden mürşitlerle alay etmeyin.Siz Allah’ı,Peygamberlerini ve Allah’ı hoşnut eden işleri yapan salih kullarını bilmiyorsunuz.Bütün kurtuluş kazaya razı olmakta,ileriye dönük hesaplar yapmamakta ve dünya ile kalp bağını koparmaktadır.Nefislerinizde zayıflık görüyorsanız ölümü anın ve geleceği düşünmeyin.Peygamberimiz (s.a.v) bir kudsi hadiste Cenab-ı Hak’tan şöyle naklediyor:’Bana yaklaşmak isteyenler farz kıldığım ibadetleri yerine getirmekten daha üstün hiçbir yolla bana yaklaşamazlar.Kulum ben onu sevinceye kadar nafilelerle bana yaklaşmaya devam eder. Ben onu sevince onun gözü,kulağı,eli olurum ve onu desteklerim.Artık o benimle duyar,Benimle görür ve Benimle tutar.



    Kaynak= Abdülkadir Geylani / el-Fethu’r-Rabbani / bkz:176….181

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.