Ehl-i Sünnet İtikadı

Allah-u Teala ;

  • Mü’minlere ameli,
  • Kafirlere imanı,
  • Münafıklara ihlası farz buyurmuştur.

Zira Kur’an-ı Kerim’de ‘Ey insanlar,Rabbinizden korkunuz’ ayet-i kerimesini imamımız İmam-ı A’zam (r.a) tefsir edip buyurmuşlardır ki;bu ayet-i kerimedeki (Ey insanlar) hitabı umumidir.Müminlere,kafirlere ve münafıkları içine almaktadır.

Böyle olunca manası:

  • ‘Ey mü’minler.Allah Teala’ya ve Resulüne itaat edin;
  • Ey kafirler,iman edin ki ibadet ve taate ehil olasınız;
  • Ey münafıklar! dava ettiğiniz imanda ihlas üzere olun ki,imanınız makbul olup,faydasını göresiniz’ şeklinde olur.

Bu şerefli sözden anlaşılıyor ki,bütün insanlar üç sınıftır;

  1. İman’da ihlas sahibi olan mü’minler
  2. Küfürde ısrar eden kafirler
  3. Müdahene edip,mü’minleri aldatıcı olan münafıklardır.

İslam = Allah-ü Teala’nın emirlerine uymak ve dinin hükümlerini kabul etmektir.Lügat bakımından iman ve islam kelimeleri arasında fark var ise de,şeriatta

İslam’sız iman olmaz.

Zira iman,uluhiyyeti ikrar ve tasdik olduğundan,ikrar ve tasdikin bulunması,İslam olmayı gerektirir.İslam yukarıda bildirildiği gibi,Allah-u Teala’nın emirlerine uymaktır.Bu ise muhakkak tasdik ve ikrardan sonra bulunmak gerektiğinden,imansız İslam olmayacağı da sabit olur.İman ve İslam’dan birinin bulunması,diğerinin de bulunacağını gerektirdiğinden,birbirinden ayrılmazlar.

Din = İman,İslam ve Şeriata verilen isimdir.

Şeriat Nedir?

Allah-u Teala’nın kullarına va’z ve tayin buyurduğu emir ve yasaklar gibi hükümleri içine alan usuldür.

Faide = Biz Ehl-i Sünnet ve Cemaatiz.Allah-ü Teala’yı,Kur’an-ı Kerim’de bildirdiği sıfat ve isimleri ile bilmiş olduk.Fakat zatının künhünü,hakikatını anlamaya gücümüz yetmediğinden ‘Ey her kusurdan münezzeh olan Allah’ım,seni hakkıyla tanıyamadık’ deriz.

Hiç bir kimse Allah-u Teala’ya layık ibadeti yapamaz.Ancak Kur’an-ı Kerim’in,hadis-i şeriflerin emir ve hükmü cihetiyle Allah-u Teala’ya ibadet ederiz.Bununla beraber ‘Ey her kusurdan beri olan Allah’ımız! Sana hakkıyla ibadet edemedik’ deriz.

Allah Teala kullarına ihsan ve adalet edicidir.Kula,müstehak olduğu sevabın birçok katını ihsan eder.Buda yalnız Allah-u Teala’nın ihsanıdır.Kula,müstehak olduğu azapla azap eder.Bu ise yalnız onun adaletidir.İhsanıyla af buyurması ise şüphesizdir.

İmam-ı A’zam (r.a) buyurdu ki:Şeytan mü’min kuldan zorla ve cebirle imanı selb edemez.Ancak kulu aldatır.Kul ona uyar ve kendi isteği ile imanı terk eder.

İhtar = Bir mü’min,akaidden bir mes’elede şüpheye düşerse,kendisine vacip olan şudur ki,o anda Allah-u Teala katında doğru olana itikad edip,sonra olgun bir alim bulup,müşkilini çözmelidir.Bu hususta şüphesini gidermek için araştırmayı terketmek caiz değildir.

Mü’min olan,ben mü’minim hakkan demelidir.İnşaallah mü’minim demek layık değildir.İmanından şüphe ettiği için söylerse küfrdür.Çünkü iman şüphe kabul etmez.

Akıllı olan her mü’min dünyada bulundukça Allah Teala’ya yaklaşma derece ve makamlarında ne kadar ilerlerse ilerlesin,Allah’u Teala’nın emir ve yasaklarının dışına çıkamaz.Bu emir ve yasaklar ondan sakıt olmaz (düşmez) Ehl-i Sünnet itikadı böyledir.



Kaynak : Vesiletü’n Necat -Saadet Yolu- / bkz:106-107

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.