Ehl-i Bid’at-ı Ehl-i Sünnetten Ayıran Özellikler

  • 13 Ocak 2018
  • 143 kez görüntülendi.

Bu özellikleri aşağıdaki ana noktalarda toplamak mümkündür:

1-) Nasların (ayet ve hadislerin) ruhuna ve İslâm’ın temel yönelişlerine vakıf olmamak.Nitekim Mutezile’nin, mürtekib-i kebire (büyük günah işleyen bir kimseyi) ne mümin ne de kafir saymaları bu kabildendir. Halbuki bir çok ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerde hiç bir günahın insanı dinden çıkartmayacağı açıkça belirtilmiştir.

2-) Yabancı kültürlerin etkisi altında kalıp ayet ve hadisleri uzak yorumlarla te’vil etmek.Sapık Mutezile fırkasının:“0 gün bir takım yüzler aydındır. Rabbisine bakıcıdır.” (Kıyâme Sûresi: 22-23) Ayet-i kerimelerini: “Rablerinin emrini bekleyicidirler.” diye te’vil etmeleri son derece yanlıştır ve uzak bir yorumdur.

3-) Kur-an’ın kendisine has üslûp ve Arap dilinin ifade özelliklerine bakmaksızın bazı ayetlerin ve hadislerin zahirine takılıp kalmak.Yine aynı fırkanın:“Gözler O’nu idrak edemez.” (En’am Sûresi: 103) Ayet-i kerimesini: “Gözler Allâh-u Teâlâ’yı göremez’’ diye tefsir etmeleri, Arap dilinin özelliklerini göz ardı etmelerindendir.

Zira idrak, anlamak ve kavramak manalarına gelmektedir ki, burada, Allâh-u Teâlâ’nın öz zatının kimse tarafından idrak edilemeyeceği, tam manasıyla anlaşılamayacağı, gören göz tarafından kuşatılamayacağı açıklanmak istenmiştir.

Yoksa şekilsiz, örneksiz ve idraksiz bir görme reddedilmemiştir. Aksine bir çok ayet ve hadislerde bu husus ispat edilmiştir.

4-) Ayet ve hadislerin yorumlanmasında peşin ve indî görüşleri, ayet ve hadislerin murat (kastedilen) manalarına hakim kılmak.İbn-i Teymiyye ve sapık yandaşlarının: “Rahman arşın üzerine istiva etti.” (Taha Sûresi: 5)

5-) İslam’ın ilk neslini oluşturan ve onu her yönüyle sonraki nesillere aktaran Ashab-ı Kiram (r.a)’a karşı iyi niyetli olmamak.

Onların, özellikle dini ilgilendiren rivâyet, anlayış ve uygulamalarına değer vermeyip, kendi indî yorumlarını onların üstünde tutmak.

Nitekim Şia fırkasının Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman (r.a) hazaratını sevmemeleri, Hz Muaviye ve onunla birlikte bulunan on bin sahabiyi kâfir saymaları ve onların dini hükümlerle ilgili rivâyetlerini reddetmeleri bu maddenin en güzel örneğidir.

Yine aynı fırkanın, çıplak ayağa meshetmeyi ve Mut’a nikahını kabul etmeleri, Sahabenin nakil ve tatbiklerine itibar etmeyip kendi yorumlarını onlara tercih ettiklerinin göstergesidir.

6 -) Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Kavli, Fiili ve Takriri sünnetine karşı menfî (olumsuz) bir tavır takınmak

Nitekim bazı kimselerin Resûlullah (s.a.v)’in emrettiği ve tatbik ettiği sakal ve sarık gibi önemli sünnetleri kabul etmedikleri ve daha nice sünnetleri hafife alıp reddettikleri görülmektedir.

7- Kur’an ve İslâm’ın temel prensipleriyle bağdaştığı halde kendi görüşleriyle bağdaştıramadıkları bazı hadis-i şerifleri mütevatir olmadıkları gerekçesiyle reddetmek.(Haricen Not= Şunu da unutmayın ki takva,fazilet,ihlas ve üstünlük sarıkta,cübbede yada sakalda değildir)

Nitekim Şia mezhebi Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer (r.a)’nın fazileti hakkındaki bir çok hadis-i şerifleri inkâr etmektedirler.



Kaynak= Cübbeli Ahmet Hocaefendiİtikat Risalesi