Eden Mevlasını da Bulur Mevlasını da

“Bazı kötü hastalıkların belirtileri özellikle cilt üzerinde kendini gösterir.Mikrop daha derinlerde olmasına rağmen,yüzeysel olarak cilt üzerinde belirir.Ancak tedaviden anlamayan kimseler,bu sivilcelerin basit ve yüzeysel olduğunu sanır ve hep yüzeysel olarak sivilcenin tedavisiyle uğraşırlar;mikrobun kaynağına inilemeyince bir ömürlerini böylece kısır tedaviyle geçirirler.Davet göreviyle uğraşanlar,çoğu zaman bu yüzeysellikten öteye geçemezler.Oysa durum,onların düşündüklerinden de önemli ve büyüktür.Öyle ki bunlar,bütün ömürlerini ve olanaklarını bu yolda tüketirler.Fakat buna rağmen ümmetimizin hastalıklarından birinin olması zerresini bile tedavi edemeden kalabilirler (1)”

İşte kişinin işlemiş olduğu günahların karşılığını bazen bu dünya ile beraber ahirette görürken,bazen yaptıklarının karşılığını bu dünyada değil de tamamen ahirette görmesi için ertelenmiştir.Ama bu mazlumun hakkının zalimde kalacağı demek değildir..Hiç kimseye zerre kadar haksızlık yapılmayacağı ve herkese yaptığının karşılığının verileceği o gün,herkes hak sahibine Rabbi’nin huzurunda hakkını verecektir.Ama sevaplarından verecek ama hak sahibinden günahlarını yüklenecek.

“Şunu bil ki,günah işlemeyen kişi üç kısımdır.Eğer onu bazen Allah (c.c) için terk edip işlemiyorsa, Allah için terk ettiğinden dolayı sevap kazanır.Burada hem amel hem de niyet vardır.O yüzden ona bir sevap yazılacağını ifade eden bir hadis-i şerifte ‘Çünkü günahı benim için terk etmiştir ifadesi yer almaktadır.Kişi günahı bazen unuttuğundan veya dalgınlığından dolayı terk eder.Onda lehine veya aleyhine hiçbir şey yoktur.

Çünkü hiçbir iyilik yapmamış,hiçbir kötülük de işlememiştir.Bazense ona götürecek yollara başvurduktan ve ona yaklaştıran şeyleri yaptıktan sonra beceremediğinden veya tembelliğinden dolayı onu terk eder.Bu kişi onu yapmış kimse gibi sayılır.

Nitekim Hz Peygamber (s.a.v):İki Müslüman kılıcıyla karşı karşıya gelirse öldüren de öldürülen de cehennemdedir buyurdu. Sahabiler Ya Resulallah (Tamam) bu katil de öldürülenin suçu nedir? diye sorunca Allah Resulü (s.a.v):O arkadaşını öldürmekte kararlıydı buyurdu (2)”

Ve şunu şöylece bilin ki

“Bir millet kendilerinde bulunanı değiştirinceye kadar Allah’ın onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden dolayıdır (Enfal’53).Yüce Allah, hükmündeki adalet ve dengesinden bahsederek herhangi bir kimseye verdiği bir nimete ancak işlediği bir günah sebebiyle değişiklikte bulunacağını ifade ediyor.Nitekim yüce Allah başka bir ayette ‘Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah,onlarda bulunanı değiştirmez (Ra’d’11)’ buyurmaktadır (3)”

“Allah her bir kavmi mutlaka sarhoşlukları,gafil bulundukları ve nimet içerisinde boğuldukları bir zamanda azap ile ansızın yakalamıştır. Bu sebeple Allah’ın (bu gibi ihsanlarına) aldanmayın.Esasen fasıklar topluluğundan başkası da Allah hakkında aldanışa düşmez (4)”

Nitekim bir hadis-i şeriflerinde Allah Resulü (s.a.v);Kimin endişesi dünya olursa Allah onun aleyhine olarak işlerini dağıtır.Fakirliğini iki gözünün arasına yerleştirir ve yine de bu dünyadan ona kendisi için yazılandan başkası gelmez.Kimin de niyeti ahiret olursa Allah onun iyiliği için işini bir arada toparlar.Zenginliğini de kalbine yerleştirir,dünya da boyun eğerek ona gelir.

“Yüce Allah şöyle buyuruyor:Ey Muhammed,cehenneme yüzleri üzere haşrolunacak ve cehennemin asık bir suratlı,öfke ile kızıp köpürerek karşılayacağı,zincirlere vurulmuş olarak cehennemin dar yerlerine atılacakları için hareket edemeyecek durumda olan,hiçbir şekilde yardım alamayacak ve içinde bulundukları halden asla kurtulamayacak olan kimseler olarak hallerini anlattığımız bu bedbaht kimselerin durumu mu daha iyidir yoksa Allah’ın takva sahibi kullarına vadettiği,kendileri için hazırladığı ve kendilerine dünyada iken zatına itaat ettikleri için bir mükafat, varacakları bir yer kıldığı ve sonunda oraya dönmelerini takdir buyurduğu ebedilik cenneti mi hayırıdır? (5)”

Ve Allah Resulü buyuruyor:Kişi düştüğü bir günahtan dolayı kendisine gelecek rızıktan mahrum edilir



(1-Muhammed Gazali / Düşünce Mirasımız / bkz:26);(2-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:4 / bkz:341);(3-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:5 / bkz:72);(4-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:7 / bkz:390);(5-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:8 / bkz:18)