Kuran Yurdu

Düşkünler Hikayesi

    Bostan Ve Gülistan & Düşkünler Hikayesi & Sadi Şirazi



    Yoksulun biri; malı mülkü yerinde ama asık suratlı bir zengine gidip halinin kötülüğünden şikayet ederek inledi.Kalbi kara adam; ona ne para verdi,ne pul! Tersine kafa tutup öfkeyle bağırdı.Bu ağır davranışlar,yoksulun kalbini kırdı.Gamlı gamlı başını kaldırdı ve ‘bu surat asmalar,bu öfkeli tavırlar… ne tuhaf’ diye söylendi;’surat astım desem asmadım;kaba davrandım desem davranmadım.

    Günün birinde dilencilik yapacağını hiç düşünmüyor mu?’.Yoksulun söylendiğini görena dam,derhal kölesini çağırıp,türlü hakaret ve ağır sözler sarf ederek onu kovdurdu.Bir zaman sonra Allah’a şükretmeyen bu zorbadan feleğin yüz çevirdiğini duydum.Kibri başına bela olmuş,

    Utarit (utarit;feleğin ikinci katındaki katip yıldız) kalemini siyah mürekkebe batırmıştı.

    Kısası;vaktiyle yaptığı kötülükler,onu sarımsak gibi ortada çırılçıplak bırakmıştı.Ne yükünü kurtarabildi,ne hayvanını…

    Allah’ın takdiri işte;dün zenginken,bugün yoksul olmuştu,Hokkabaz gibi,kesesi ve eli bomboş kaldı.Bu olaydan kısa bir süre sonra kölesi;gönlü zengin,mizacı temiz bir cömerdin hizmetine girdi.Yeni sahibi o kadar iyiydi ki;ne zaman perişan hali bir yoksul görse,mala mülke kavuşan yoksullar gibi sevinirdi.Bir akşam üstü;

    Cömert zatın kapısına bir adam geldi ve ondan ekmek istedi.Yabancıya baktı adam.Izdırap çekmekten ayaklarının dermanı kesilmiş gibiydi.Hemen kölesine emretti;bu adamı memnun et,ne istiyorsa ver.Köle denileni yapmak üzere çıktı.Çok geçmedi,acı içinde inleyerek efendisine döndü. Yanağındaki gözyaşları,içinden geçenleri anlatıyordu.Güzel huylu efendisi sordu;

    Seni kim incitti,niye ağlıyorsun?. Köle ağlamaktan sık sık kesilen sesiyle cevap verdi;Bu adamcağıza ağlıyorum.Başına gelenlerden gönlüm perişan oldu.Bir zamanlar onun kölesiydim. Mal,para ve imkan sahibi bir zengindi.Günün birinde eli nazdan,itibardan kesildiği için ,şimdi el açıp kapı kapı dolanıyor.Efendisi gülümseyerek;

    Oğlum bu ona cefa değildir.Zulmeden ancak kendine eder.Bu adam hani o ekşi suratlı,kibirden başı göklere değen adam değil miydi? Bende işte onun o gün kapıdan kovduğu fakirim dedikten sonra ekledi;

    Bak işte felek döndü ve konumlarımız değişti.Talihim gülümsedi,yüzümnden gam tozunu sildi.Ona ise bunların tam tersi oldu.

    Yüce Allah hikmetiyle bir kapaıyı kaparsa,rahmeti ve keremiyle bir diğerini açar.Nice çaresiz fakirler var kizengin olmuş,nice zenginlerin işleriyse altüst olmuştur

    Akbaba Ve Çaylağın Hikayesi

    Padişah İle Yoksulun Hikayesi



    Kaynak= Sadi Şirazi / Bostan Ve Gülistan / bkz:80-81

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.