Dünya hayatına Razı Olup Ahireti UnuTmak

Ve Rabbin dedi ki:Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler,dünya hayatına razı olup,onunla rahat bulanlar ve ayetlerimizden gafil olanlar yok mu;işte onların kazanmakda oldukları yüzünden varacakları yer azaptır (Yunus Süresi’7,8)

“Yer o müthiş depremiyle sarsıldığı zaman,Ve yer bağrındaki ağırlıkları çıkardığı zaman,İnsan şaşkın şaşkın: “Ne oluyor buna!” dediği zaman,İşte o gün yer, üstünde olan biten her şeyi anlatır, Çünkü Rabbin ona bunları vahyeder,O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilmek için darmadağınık halde dönerler,Artık her kim bir zerre ağırlığında bir hayır işlemiş ise onu görecektir,Zerre ağırlığınca şer yapan da onu bulur (1)”.

“İşte Ben, sizi alev saçan bir ateşe karşı uyarıyorum (2)”.”Dini yalan sayan ve ona sırtını dönenden başkası oraya girmez (3)”.”Ama Allah’a karşı gelmekten çok sakınan ondan uzak tutulur (4)” .

“Yoldan sapanlardan biri olan Karun da Musa’nın ümmetinden olup onlara karşı böbürlenerek zulmetmişti. Ona hazineler dolusu öyle bir servet vermiştik ki o hazinelerin anahtarlarını bile güçlü kuvvetli bir bölük zor taşırdı. Halkı ona: “Servetine güvenip şımarma, böbürlenme!

Zira Allah böbürlenenleri sevmez” demişti.”Allah’ın sana ihsan ettiği bu servetle ebedi ahiret yurdunu mamur etmeye gayret göster, ama dünyadan da nasibini unutma! (ihtiyacına yetecek kadarını sakla). Allah sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara iyilik et, sakın ülkede nizamı bozma peşinde olma! Çünkü Allah bozguncuları sevmez (5)”.Nitekim Allah Teala

“Kendilerine verdiğimiz servet ve evlatlarla,iyiliklerine koştuğumuzu mu sanıyorlar? (6)” buyurmaktadır.

“Karun “Ben bu servete ilmim ve becerim sayesinde kavuştum.” dedi. Peki şunu da bilmiyor muydu ki Allah, daha önce kendisinden daha güçlü ve serveti daha fazla olan kimseleri helak etmişti? Ama suç işlemeyi meslek edinen sicillilere artık suçları hakkında soru sorulmaz.Karun bir gün, yine bütün ihtişam ve şatafatıyla halkının karşısına çıktı. Dünya hayatına çok düşkün olanlar: “Keşke bizim de Karun’unki gibi servetimiz olsaydı. Adamın amma da şansı varmış, keyfine diyecek yok!” dediler.Ahirete dair ilimden nasibi olanlar ise:

Yazıklar olsun size!

Bu dünyalıkların böylesine peşine düşmeye değer mi? Oysa iman edip güzel ve makbul işler yapanlara Allah’ın cennette hazırladığı mükafat elbette daha hayırlıdır. Buna da ancak sabredenler nail olur.Derken Biz onu da, sarayını da yerin dibine geçiriverdik. Ne yardımcıları Allah’a karşı kendisine yardım edip, onu kurtarabildi, ne de kendi kendisini savunabildi.”Daha dün onun yerinde olmaya can atanlar bu sabah şöyle dediler:

“Vah bize! Meğer Allah dilediği kimsenin rızkını bol bol verir, dilediğinin rızkını kısarmış! Şayet Allah bize lütfedip korumasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vah vah! Demek ki gerçekten kafirler iflah olmazmış! (7)”.Bu kıssadan sonra halen dünya malına,dünya malı toplamaya meylediyorsan eğer,senin sonunun da Karun gibi olmasından korkulur.Tabiki en doğrusunu ancak Allah bilir.

Oysa dünyanın boşanma,ahiretin evlenme yurdu olduğunu bilseydiniz;nasıl ki sevgilinize kavuşabilmek için türlü türlü zahmetlere katlanıp türlü türlü hazırlıklar yapıyorsunuz,aynı hassasiyeti,özen ve itinayı ahiret için gösterip,ahiret için çalışacak olsaydık; o zaman Allah Teala bize dünyamızı da verirdi,dünyada kazandığımız rızkın bereketini de verirdi.Ama ne zaman ki insan Rabbini unuttu

“Sonunda sizin bu davranışlarınız Beni gönlünüzden geçirmeyi, Beni yadetmeyi size unutturdu (8)” o zaman da Allah Teala:”Öyleyse, siz nasıl bugünkü buluşmayı unuttunuz ve bu unutmayı ömür boyu sürdürdüyseniz, Biz de bugün sizi unuttuk (9)” muhatabına maruz kaldınız.Tabiki en doğrusunu ancak Allah bilir.

Malına mülküne, servetine,parasına güvenen(ler),yarın mahşer meydanında Rabbinin huzuruna çıktığı zaman,O’nun huzurunda ve yapıp ettiklerinden, kazandığından ,harcadığından, yiyip,içtiğinden vb hususlardan hesaba durdurulduğu zaman “Ona ne malı bir fayda verdi ve ne de kazandığı şey (10)”.

İşte o zaman o kişiyi yani “…servet toplayıp yığan ve hayırda harcamayanı o ateş kendine çağırır (11)”.Halbuki Peygamber Efendimiz (s.a.v):”Ademoğlu malım malım deyip durur.Oysa malından sana yiyerek bitirdiğin,giyerek eskittiğin ve tasadduk ederek kendin için ebedileştirdiğinden başka ne vardır ki? Bunların dışındakiler gidecek ve insanlara bırakacaksın.

“Yüce Allah:’Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler,dünya hayatına razı olup,onunla rahat bulanlar ve ayetlerimizden gafil olanlar yok mu;işte onların kazanmada oldukları yüzünden varacakları yer azaptır (12)’.

Yani kıyamet gününde Allah (c.c)’a kavuşacağını inkar eden,Allah’a kavuşmaya dair hiçbir beklentisi bulunmayan,bu dünya hayatından hoşnut olup gönülleri onda sükünet ve huzur bulan bedbahtların halini anlatıyor.

Hasan-ı Basri der ki:

Vallahi onların dünyayı süslemeleri ancak Allah’ın (c.c) kevni ayetlerinden gafil olup onlarda tefekkür etmemeleri.şer’i ayetlerinden gafil olup onlara uymamaları sebebiyle dünya hayatından hoşnut olmalarıyla gerçekleşmiştir.Dolayısıyla onların tekrar döndürüldükleri gündeki yurtları;Allah (c.c)’ı,Peygamber’i ve ahiret gününü inkarları yanında dünyalarında işlemiş oldukları günahlar,hatalar ve cürümlerin cezası olarak cehennemdir (13)”

İslam büyüklerinden ;”Ebu Bekir-i Şibli’ye:Dünya nedir? diye sorulunca şöyle cevap verdi:Fitnelerle kaynatılan bir tencere,pisliklerle doldurulan bir hela (14)”.Helaya talep etmek de sizde takdir edersiniz ki insanı heladakinden daha pis ve necis bir duruma düşürür.

“Ebu Süleyman Darani şöyle demiştir:Bazıları zenginliği istediler ve bunun çok mal biriktirmek olduğunu zannettiler.Oysa zenginlik kanaat sahibi olmaktır.Keza onlar rahatı çok mal biriktirmede aradılar.Halbuki rahat az malla yetinmektir.Yine onlar insanların kendilerine saygı göstermesini istediler.Oysa üstünlük takvadadır.

Yine onlar nimeti kaliteli ve narin elbiseler de,çeşit çeşit güzel yemekler de aradılar.Halbuki asıl nimet İslam’ı yaşamak,örtünebilecek bir şeyler giyinmek ve afiyet üzere bulunmaktır (15)” Oysa Allah Teala üstünlüğün ancak takvada olduğunu belirtmiş ve şöyle buyurmuştur:”Ve hayırdan her ne yaparsa Allah Teala onu bilir. Ve azık edininiz, azığın en hayırlısı ise takvadır. Ve benden korkunuz. Ey tam akıl sahipleri! (16)”.

Hikmet ehlinden birisinin dediği gibi:

Dünyanın küçük işleri ile uğraşmak yerine ahiretin büyük işleriyle meşgul olmanı tavsiye ederim demiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in buyurduğu üzere”:

Dünya ahirete oranla,ancak sizden birinin parmağını denize batırıp çıkarması gibidir; bir baksın ondan parmağına ne kadar (su) gelmiştir”.Anlayana vesselam…!!!

“İmam Taberi;Nevf el-Bukkali’nin şöyle dediğini nakleder:Vallahi ben bu ümmetin bazı fertlerinin niteliklerini,Allah tarafından indirilmiş diğer kitaplarda görebiliyorum.Onlar dünyevi menfaatler için dinlerini satarlar.Dilleri baldan tatlı,kalpleri ise biberden acıdır.İnsanlar için koyun postu giyinirler,kalpleri ise kurt kalbidir.Allah (c.c) der ki:Onlar bana böyle cüretkar oluyor,kendilerini benim rahmetim ile mi avutuyorlar? And olsun onlara,içlerinde bilgi sahibi olanları bile şaşkınlıkta bırakacak bir fitne göndereceğim (17)”.İşte onlara “De ki: “Bekleyin, biz de beklemekteyiz (18)”



(1-Zilzal Süresi’1…8);(2-Leyl Süresi’14);(3-Leyl Süresi’16);(4-Leyl Süresi’17);(5-Kasas Süresi’76,77);(6-Mü’minun Süresi’55);(7-Kasas Süresi’78…82);(8-Mu’minun Süresi’1101);(9-Secde Süresi’14);(10-Tebbet Süresi’2);(11-Mearic Süresi’18);(12-Yunus Süresi’7-8);(13-İbn Kesir/ Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:5 / bkz:330);(14-İmam Beyhaki / Kitabü’z Zühd / bkz:136);(15-İmam Beyhaki / Kitabü’z Zühd / bkz:178);(16-Bakara Süresi’197);(17-İbn Kesir/ Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:2 / bkz:120);(18-En’am Süresi’158)