Dünya Hayatı Niçin Yaratılmıştır

Kur’an’a Göre Dünyanın Yaratılış Amacı Nedir?: “Yüce Allah Adem’i topraktan yarattı, soyunu da babanın belinden ananın rahmine, oradan da dünyaya çıkardı. Sonra mezara koydu, en sonunda da huzuruna alıp ya cennete ya da cehenneme yollayacak. İnsanın işte başlangıcı, işte sonu ve işte varacağı yer. Ahiret hayatı için azık toplamak üzere dünyayı yarattı (1)”

Allah’ın (c.c) yaratmış olduğu her şey en kusursuz bir biçimde yaratılmış olup ve yine aynı şekilde en ufak bir sistematik hata olmaksızın asırlardır varlığını sürdürmektedir. Ve bunları yaratırken de Allah (c.c) keyfiyetine süs olsun diye yaratmamıştır.

Yüce Allah kitabı Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:.

Elbette Biz göğü, yeri ve aralarında olan varlıkları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.(2)

“Biz göğü, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları gayesiz, boşuna yaratmadık. Bu sadece kafirlerin bir zannı ve iddiasıdır. Artık o ateşten vay haline o kafirlerin! (3)”.

Şayet biraz anlayarak bakacak olursak yani bir nevi baktığımız şeyi okumasını bilirsek eğer bu evrenin en küçük bir hata ile karşı karşıya kalmadan milyarlarca senedir varlığını sürdürdüğü ve Allah’ın takdir buyurduğu kıyamete kadarda varlığını sürdüreceği şüphesizdir.Yüce “Allah onu direksiz yükseltti ve kusursuz işleyen bir sisteme bağladı. (4)”.

Ancak düşünmeden konuşan, anlamadan bakanlar bunun farkında olamazlar.Kul’un yarattığı her şeyde bir eksiklik bir hata meydana gelmektedir.Belki ilk görünüşte güzel görünebilir ama sonu yok olmaya ve yerini başka bir şeye teslim etmeye mahkumdur.

Nitekim her şeyi tesadüfe bağlayanlara ve bu şekilde bir düşünce içerisine girebilecek olanlara en güzel cevabı yine Yüce Allah (c.c) şu şekilde veriyor;”Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları eğlenmek için yaratmadık! (5)”.

Yine aynı manada belki düşünürsünüz diye,tesadüf eğlence maksatlı olmadığını,her şeyin bir görevi ve vazifesi olduğunu anlayıp kavrayasınız diye bir sonraki ayette de yine Allah (c.c) şu şekilde bir açıklama yapmaktadır;

“Evet, onları hak ve hikmetle, ciddi maksat ve gayelerle yarattık, ama onların çoğu bunu anlamazlar. (6)”. Yine aynı konuyla ilgili olarak şu ayet-i kerimeyi örnek olarak gösterebiliriz;”Halbuki Allah gökleri ve yeri hikmetle, gerçek bir maksatla ve bir de herkes ne kazanmışsa, kendilerine asla haksızlık edilmeksizin, ona göre karşılık görmesi için yaratmıştır.(7)”

Evet ! Geçmişi ve geleceği bilen Yüce Allah kullarının böyle bir acziyete ve haşa-kendisinin varlığından bile şüpheye düşeceğini söylemektedir.Allah her şeyi en küçüğünden en büyüğüne kadar hayatınızı düzene sokacak,ahiretiniz için sizi cennete ulaştıracak her şeyi Resulü’ne indirdiği Kitabı Kur’an-ı Kerim’de yazmıştır ve uygulamalı olarak da Resulü tarafından kullarına göstermiştir.Ancak sadece tepe gözleri kalmış da basiret gözleri kapanmış olanlar bu gerçeği göremiyorlar yada görmek için uğraşmıyorlar.

Hiç düşünmez misiniz!

Allah bu geceyi-gündüzü,yağmuru, güneş,ay,su,dağlar, tepeler,bulutlar yani kısaca görmüş olduğunuz,asırlardan beri varlığını sürdüren gözünüzle gördüğünüz hakikatler karşısında bir defa bile düşünmediniz mi ?

Acaba Allah bunları neden,niçin ve ne maksatla yarattı ?

Tabi ki bizlere düşen inandık ve itaat ettik.Ancak inandık,itaat ettik demenin yanında ibadetini amelini de unutmayacaksın.Kafanızdaki bazı şüphelerin illa da yok olmasını istiyorsanız ya o şüpheyi ortadan kaldıracak bilgiye ulaşacaksın yada onunla hiç ilgilenmeyeceksin.

Bunlardan üçüncü bir seçenek de şüphe duyarsın bir şeylerin varlığından ama o şüpheyi yok edecek bilgiye ulaşmak içinde uğraş göstermezsin ki buda yağmurdan kaçarken doluya tutulmak misali olur.

Bu şekilde kafanda şüphe uyandıran hususlar hakkında o şüpheyi ortadan kaldıracak bilgiye ulaşmaya uğraşmazsan eğer bu senin acı bir sonun olur ve şeytanın kalbinde güçlenmesine ve kalbinin hakimiyetini eline geçirmesine sebebiyet verir ki bazı konularda en doğrusu inandık ve itaat ettik. Çünkü bazı şeylerin cevabını bulman çok zordur ya da imkansızdır.

Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır;

“Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran O’dur. Geceyi dinlenmeniz, güneş ve ayı da vakitlerinizi hesaplamak için O yarattı (8)”.Ayeti düşünürseniz eğer ne kadar da doğru olduğuna sizler de hak verirsiniz.

Nitekim dinlenme vakti olarak en rahatlatıcı dinlenme vakti gecedir.Herkes gibi sizlerde diyorsunuzdur ki gecenin uykusu başka.Gece bir saat gündüz beş saat uyu gecenin yerini tutmuyor vs.

Allah’ın dediğini kendi ağzınla itiraf ediyorsun ama Allah’ın dediklerine de muhalefet etmekten geri kalmıyorsun! Sadece okuyup da okudum demek değil,önemli olan okuduğunu düşünmek,anlamak ve okuduğuna uygun hareket etmelisin yoksa Yüce Allah’ın şöyle buyurduğu kişiler zümresinde olursun;

Tevratın mesajını ulaştırma ve onu uygulama yükümlülüğünü kabul ettikleri halde, sonra bu yükümlülüğü yerine getirmeyenler, tıpkı ciltlerle kitap taşıyan merkebe benzer. Allah’ın ayetlerini yalan sayan kimselerin düştükleri durum ne feci! Allah böylesi zalim güruhu hidayet etmez, emellerine ulaştırmaz. (9)”

Yüce Allah nasıl ki yarattığı her canlıya,yaratılanın bilgisi olmadan kendine bir süre bir ömür veriyor,dünyanın da aynı şekilde belirli bir süresi,belirli bir vakti vardır.Kul ne zaman öleceğini bilmemesine rağmen,sonunda mutlak öleceğini bilmesine rağmen bu muhalefet neden ? diye sormadan da insan kendini alamıyor.

Yüce Allah’ın takdir ettiği gün kıyamet elbet gerçekleşecektir ve herkes ne işlemişse, ne amel etmişse,ne kötülük yapmışsa yaptıkları ile karşı karşıya kalacak, yaptıklarına rehin tutulacak ve onlardan dolayı da hesaba çekilecektir.”Herkes, yaptığı işlerin rehini ve esiri olacaktır.(10)”

Dünyanın yaratılış amacı,dünya içindekilerin,yaratılış amacı,süsü ve güzelliği,yerin altındakilerin ve üstündekilerin yaratılması hepsi bir hikmet gereği ve hepsinin de bir çoğunu bilmesek de,görmesek de bir görevi vardır.

Hepsi kendine düşen görevi en iyi ve en güzel şekilde sorgulamadan,muhalefet etmeden,üşenmeden ve yorulmadan icra etmektedir.Ancak insanoğlu bundan müstesnadır.Çünkü kendisi dünyaya imtihan için gelmiş,kendisine bir akıl,bir irade verilmiş ve bazı konularda mükellef tutulmuştur.Zaten aklı-baliğ olmayan, aklı yerinde olmayan kişinin de üzerin de bir mükellefiyet sorumluluğu yoktur.Buda böyle biline.

“Biz gökleri, yeri ve bunların arasındaki varlıkları ancak gerçek bir maksatla, adalet ve hikmetle, bir de belli bir süre için yarattık.(11)”. “Hanginizin daha güzel iş ortaya koyacağını denemek için, ölümü ve hayatı yaratan O’dur (12)”.

“İman edenlere söyle ki: Allah’ın ceza günlerinin gelip çatacağını beklemeyenlerin ezalarına aldırış etmesinler, kusurlarını bağışlasınlar. Çünkü nasılsa Allah, herkese yaptıklarının karşılığını verecektir (iman edenlere de sabır ve aflarının ödülünü verecektir.) (13)”

“Kim güzel ve makbul bir iş yaparsa, kendisi için yapar. Kim de kötülük işlerse kendi aleyhinedir. Sonunda Rabbinizin huzuruna götürüleceksiniz.(14)”



(1-Riyazü’s-Salihin);(2-Enbiya Süresi’16);(3-Sa’d Süresi’27);(4-Naziat Süresi’28);(5-Duhan Süresi’38);(6-Duhan Süresi’39);(7-Casiye Süresi’22);(8-En’am Süresi’96);(9-Cuma Süresi’5);(10-Müddessir Süresi’38)(11-Ahkaf Süresi’3);(12-Mülk Süresi’2);(13-Casiye Süresi’14);(14-Casiye Süresi’15)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.