Dualarının Kabul Olunmaması Durumunda Endişeye Kapılma

Birincisi : Bazı musibetler karşısında mü’minin dua ettiğini ve duayı uzun süre defalarca tekrarlamasına rağmen ona icabet edilmediğini,hatta kabul edildiğine dair bir emare dahi oolmadığını gördüm.Böyle bir durum karşısında kişinin yapması gereken sabırlı olmaktır.

Duaya icabet edilmemesi karşısında nefse gelen vesveseler tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.Benim başıma da bu tür musibetler geldi ve dua etmeme rağmen bu dualarıma icabet edilmemişti.Şeytan bu durum karşısında kurduğu tuzak dolu sahada dolaşarak şöyle diyordu:

Allah’ın sözü çok ve cimriliği de yok.Peki,neden senin duana icabet etmiyor?

Ben bu vesvese karşısında şöyle dedim:

Ey melun! Çeneni kapa ve bil ki ne dava açmaya ihtiyacım var ne de seni vekil tayin etmeye! Sonra nefsime döndüm ve şöyle dedim:

Şeytanın vesveseleriyle arkadaşlık etme! Düşmanlarınla mücadele ederek hikmete ulaşasın diye dualarına geç icabet edilmektedir.

O zaman dualara geç icabet edilmesinin hikmetlerini bana izah et dedi.Ben de şöyle dedim:

Tüm delillerle sabittir ki Allah her şeyin malikidir.Malik olan ister verir ister vermez,bu konuda OP’na itiraz hakkı yoktur.

İkincisi : Allah’ın hikmeti kati ve kesin delillere dayanır.Senin bir şeyde fayda görmen O’nun hikmetinde fayda olmasını gerektirmez.Bazen bir doktorun tedavisindeki hikmetler gizli kalmış olabilir.Zahirde eziyet verici görünen bir şeyde maslahat gaye edinilmiş olabilir.Belki de duaların hemen kabul edilmeyişinde de böyle bir durum vardır.

Üçüncüsü : Duaların geç kabul edilmesinde de maslahat olabilir.Eğer dua hemen kabul edilseydi belki de kişiye zarar verecekti.Nitekim Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

Kişi acele etmediği sürece hayır içinde olur.Çünkü o kul ‘Ben dua ettim ama kabul edilmedi’ der

Dördüncüsü : Duana icabet edilmemiş olması belki de sende bir sorunun olmasından kaynaklanmış olabilir.Örneğin sen şüpheli olan şeyler yediysen,dua ettiğinde gaflet içinde idiysen,tövbe ettiğin bir meselede sözünde durmayıp tekrar işlediysen bu günahlardan dolayı cezan artsın diye dualarına icabet edilmemiş olabilir.

Tüm bunları düşündüğümde duanın neden kabul edilmediğini anlarsın.Ebu Yezid ile alakalı şöyle bir olay anlatılır:

Birgün yabancı biri Ebu Yezid’in evine geldi.Ebu Yezid dışardan geldiğinde onu gördü ve kapıda durdu.Etrafındakileri çağırdı ve yeni yaptığı duvardan bir kerpicin sökülmesini emretti.Onlar da öyle yaptı ve derken o yabancı kişi evden çıkıp gitti.Ebu Yezid’e bunu sorduklarında o :

O kerpicin helal olup olmadığı şüpheliydi ; şüpheli olan şey izale edilince şüpheli olan insan da çekip gitti dedi

İbrahim Havvas ile ilgli de şöyle bir rivayet mevcuttur:

Bir gün çirkin bir hususu düzeltmek amacıyla dışarı çıkmıştı.Yolda bir köpek geldi ve İbrahim Havvas’a karşı havlayarak gitmesine engel oldu.Bunun üzerine İbrahim Havvas mescide girdi ve namaz kılıp dışarı çıktı.Köpek ona kuyruğunu sallayarak gitti.Bu durum İbrahim Havvas’a sorulduğunda o şöyle dedi:

Bende çirkin bir durum vardı.Camiye gidip tövbe ettim ve namaz kıldım.Sonra da gördüğünüz şeyler oldu

Beşincisi : Senin dua etmekteki gayenin ne olduğunu araştırmak gerekir.Belki de istediğin şey senin günahlarını artıracak veya hayırdaki dereceni düşürecek bir şeydir.Bu itibarla dualarının kabul olmaması senin lehine olur.Seleften biri bir gün duasında cihat etmek istemiş ve o anda şöyle bir ses duymuş : Eğer cihada katılsaydınesir düşecektin,esir de düşseydin Hırıstiyan olacaktın

Altıncısı : Belki de peşine düştüğün şey nedeniyle sen Allah’ın kapısında durup O’na yöneldin.Eğer o peşine düştüğün şeye ulaşsaydın onunla meşgul olurdun.Burada açıkça şu ifade ediliyor :

Eğer başına gelen bu musibetler olmasaydı,seni tövbe ve yönelme kapısında göremezdik.

Kulların iyiliklerle meşgul olmaları Allah’ın kulları üzerindeki hakkıdır.O,nimetler içindeki kullara musibetler vererek Kendi kapısına yönelmeye sevk etmiş olur.Böylece kullar O’ndan yardım diler.İşte bu da musibetler içinde gizemli nimetlerdendir.

Sana gelen belalar,senin Allah ile meşgul olmanı sağlar.Senin Allah kapısında kaim olman ise sendeki güzelliği gösterir.

Yahya el-Bekka ile ilgili ise şöyle bir rivayet nakledilmiştir:

O uykusunda (perde arkasından) Allah ile konuştu ve Ya Rabbi! Ben sana çok dua ettim ancak Sen dualarıma icabet etmedin dedi.

Allah (c.c) ise ona :

Ey Yahya! Ben senin sesini duymak istedim buyurdu.

Tüm bunları düşündüğünde görürsün ki musibetler dolayısıyla meşgul olduğun şeyler senin için hayırlı olan şeylerdir.Elde edemeyip kaçırdığın şeyler ya hatalarının kefareti ve kusurlarının affı ya da Rabbinin kapısında kaim olman demektir.



Kaynak = İbn Kayyım el-Cevziyye / Tehlikeli Tuzaklar / bkz: 40-42