Duaların Kabul Edilmeyişinin Sebepleri

Soru=Yüce Allah’ın kaza ve kaderini değiştirecek hiçbir güç bulunmadığına göre,duanın ne faydası vardır

Cevap= Dua ile bir belanın önlenmesi de Allah’ın kazasıdır.Dualar,belanın önlenmesine ve ilahi rahmetin kazanılmasına neden olurlar. Nasıl kalkan atılan okun etkisiz kalmasına,yağmur da bitkilerin yeşermesine neden oluyorsa,dualarda belaların önlenmesine ve ilahi rahmetin kazanılmasına neden olurlar.

Ok,kalkan ile karşılaşınca nasıl etkisiz duruma geliyorsa,dua da bela ile karşılaşınca öylece etkisiz duruma gelir.Buda Allah’ın kazası ve hükmüdür.Allah’ın kazasına razı olarak,sebebe müracaat etmeye engel değildir.Yüce Allah ‘tedbirinizi alınız (Nisa/71)’ buyurmuştur (1)”.

Dualarımız Neden Kabul Olmuyor

1-) Dua ettiniz,dua etmekten gafil olmadınız ama dua ederken gaflet içinde bulundunuz.Nasıl ki bile bile birisinin sırtını kıbleye dönerek kılacağı namaz kabul,makbul ve geçerli olmayacağına göre,gaflet içinde yapılan duanında bir faidesi olmayacaktır.

Nitekim Hz Ömer (r.a): Kalpler birer kaptır.Bazısı bazısından daha çok şey alır.Öyleyse siz ey insanlar, siz de Allah’a dua ettiğinizde kabul olunacağına kesin bir inançla dua edin.Çünkü önemsenmeyen ve gafil bir kalple dua eden kulun duasına icabet olunmaz buyurmaktadır.

2-) Dua ettiniz ama dua ederken de benim kalbim temiz diyerekten amelden yoksun kalarak tamamen duaya yöneldiniz.Bu salavat denizinde boğulanlara benzer ki nitekim bu konuda da Hz Ali (r.a):Amelsiz dua eden,yaysız ok atan gibidir buyurmaktadır.

3-) İslam büyüklerinden Ebu Süleyman Darani:Allah’tan bir şey isteyecek olan kimse önce salavat getirsin,sonra ihtiyacını söylesin,sonra da yine salavat ile duasını bitirsin.Zira Yüce Allah iki taraftaki salavatları kabul ederken aradaki dileği de kabul etmemesi onun keremine yakışmaz şeklinde buyurarak insanlara yol göstermekte ve duaya başlarken de bitirirken de aynı şekilde;

Allah Resulü’ne salavat getirilmesini ve bu şekilde duanın kabule daha yatkın bir hal alacağına işaret etmektedir.

4-) Ve Rabbin :”En güzel isimler Allah‘ındır, o halde bu isimlerle O’na dua edin (2)” buyurmasına rağmen,dua ederken ne Allah’ın en güzel isimlerinden (Esma-i Hüsna) telaffuz ettik,nede Yüce Allah’ı tesbih ederek yücelttik ve övdük.Tamamen kendimiz için dua ettik.Oysa sen Rabbine dua etmekle ne Rabbinin azametinde birşey artar,nede birşey eksilir.O sonsuz hikmet ve kudret sahibidir.

5-) İbn Kesir’in tefsir ettiği şekilde:”Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek O’na dua (ve ibadet) edenlerle beraberliğini sebatla sürdür (Kehf Süresi’28) buyruğu şu demektir:

İster fakir,ister zengin,ister güçlü,ister zayıf olsun Allah’ın kulları arasından,sabah-akşam O’ndan dilekte bulunarak,O’nu:La ilahe illallah, elhamdülillah,subhanallah, Allahuekber diyerek anan kimselerle birlikte oturup kalk (3)” diye açıklamasına rağmen bizler gece-gündüz Rabbini zikreden değil,tamamen Rabbinin öfkelenmesine sebep olacak sözler telaffuz ettik,

Yüce Allah ve Reslü dünyayı kötülemesine ve ondan mümkün mertebe uzak durulmasını gerektiğini söylemesine rağmen bizler gece-gündüz dünyaya meyleden,dünya işleriyle haşır neşir olan kişilerle beraber olduk.Ahiret işlerini unutup,tamamen dünya işleriyle meşgul olduk.

Ve yine İbn Kesir’in dediği gibi: Haram yemek dua ve ibadetin kabulüne engel olduğu gibi,helal yemek de dua ve ibadetin kabul edilme sebebidir

6-) Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a) Allah Resulü’ne (s.a.v) dua etmesi için ricada bulununca Allah Resulü (s.a.v):Ey Sa’d! Yediğin helal olduğunda duan da kabul olur cevabını verdi buyurmasına rağmen ne yediğimize dikkat ettik ne içtiğimize.Helal mi haram mı sorgulamadan şişirebildiğimiz kadar midemizi şişirdik,doldurabildiğimiz kadar cebimizi doldurduk.Oysa Peygamber Efendimizin ashabının bir harama düşme tehlikesi korkusuyla yetmiştane helalden vazgeçtiğini düşünürsek,y aptıklarımızın,ettiklerimizin,yediklerimizin akıbetinden korkulur.

7-) Hz Peygamber (s.a.v):Canımı elinde tutan Allah’a andolsun ki,siz ya iyiliği emredip kötülükten alıkoyarsınız veya Allah (c.c) size katından bir azap gönderir de dua ettiğiniz halde duanız kabul olunmaz buyurmasına rağmen;siz iyiliği emredip kötülükten nehyedene buğzedip kötülük işleyenlerle ve çirkin işlerle meşgul olanlarla kardeş oldunuz.

8-) Rabiat-ül Adeviyye bir gün mezarlığı ziyaret etmeye gittiği esnada birisi yanına yaklaşarak kendisine dua etmesini isteyince;Rabi:

Allah’ın rahmet üzerine olasıca.Allah’ın emirlerine uy ve O’na kendin dua et.Çünkü O,çaresizlerin duasını kabul eder cevabını vermiştir. Ancak ne acıdır ki çaresiz kaldığınız zaman Allah’a yalvarıp yakaracağına,ondan bize bir yol göstermesini,bir çıkış kapısını yaratmasını isteyeceğimize tamamen Allah’a değil de Allah’ın yarattıklarına gönül bağladık.Allah’a kulluğu bırakıp kula kulluğa başladık.

Yardımlaşmaya karşı değilim yardımlaşmak çok güzeldir ama gölgenin sahibiyle değilde gölgeyle konuşmak nasıl bir ahmaklık ise Yaratan ile değilde Yaratılana gönül bağlamak da öyle bir ahmaklıktır.

Nitekim Salih b. Yesar’ın belirttiğine göre Yüce Allah şöyle buyur:Ey kulların! Bana dua ediyorsunuz fakat kalbleriniz başkalarına dönük.Tutturduğunuz bu yol bilesiniz ki batıldır.

Nitekim Yüce Allah “İnsanın başı derde girince, gönülden O’na yönelerek Rabbine yalvarır. Ama sonra Allah kendi tarafından ona nimet ve imkan verince, daha önce bütün acziyle gönülden O’na yalvardığını unutur ve Allah yolundan kendisini saptırması için O’na birtakım şerikler uydurur.

De ki: “İnkârınla biraz oyalan, biraz zevk al bakalım! Nasılsa sen kesin olarak cehennemliklerdensin! (4)” şeklinde buyurmaktadır.

9-) Yüce Allah “Kendisinin duasına, ta kıyamete kadar cevap veremeyecek olan ve esasen kendilerine yapılan dualardan habersiz o Allah’tan başka uydurulan nesnelere yalvaran kimseden daha şaşkın biri hiç olabilir mi? (5)” şeklinde buyurmaktadır.

10-) Ve başka bir ayet-i celile de yüce Allah “De ki: “Duanız olmazsa Rabbim size ne diye değer versin ki? Ama siz, ey inkârcılar! Size bildirdiklerimi yalan saydınız, artık bu günahtan yakanızı kurtaramayacaksınız (6)”.

Allah’ın rahmetinden ümit kesilmeyecek olsada Allah beni affeder diyerekden belki inkar etmediniz ama doğrulamadınızda. Namazı,Orucu, Zekatı,Haccı farz olmasına rağmen bunları belki inkar etmediniz ama bunları doğrulamak içinde herhangi bir harekette bulunmadınız.

11-) Resulüllah (s.a.v): Dua ibadetin iliğidir buyurmasına rağmen siz ibadeti bırakıp tamamen iliği ile meşgul oldunuz.Bu neye benzer biliyormusunuz: Kur’an-ı Kerim de ki muhkem ayetleri bırakıpda müteşabih ayetlerle meşgul olmaya benzer.

12-) Sadi Şirazi’nin dediği gibi:Mazlumların ahı yakanı bırakmadıkça,iyilerin duası fayda vermez.Nitekim bu dolaylı yoldan da olsa Hz Peygamber (s.a.v)’in:Canımı elinde tutan Allah’a andolsun ki,siz ya iyiliği emredip kötülükten alıkoyarsınız veya Allah (c.c) size katından bir azap gönderir de dua ettiğiniz halde duanız kabul olunmaz hadis-i şerifi ile ilişkilidir.

13-) Taberi,Ebu Musa el-Eşari (r.a)’tan şöyle rivayet etmiştir:Üç sınıf insan vardır ki Allah’a dua ederler de duaları kabul olunmaz:Kötü hanımı olupda onu boşamayan adam.Allah (c.c) mallarınızı aklı ermezlere (reşit olmayanlara) vermeyin buyurduğu halde,malını aklı ermeze veren adam.Birinden alacaklı olduğu halde bazılarını buna şahit tutmayan kimse.(Bu arada huysuz hanıma sabretmenin mükafatı da çok büyüktür (ahlaksızlık hariç) ve

14-) “İslam büyüklerinden İbrahim b. Edhem’e şunu sordular;

Hz Allah ‘Bana dua edin,duanızı kabul edeyim’ diye buyurduğu halde bizim ettiğimiz dualar niçin kabul olunmuyor?

İbrahim b. Edhem şöyle cevap verdi;

Sizde bulunan sekiz huy kalbinizi öldürmüştür.Onun için dualarınız kabul olmuyor.O sekiz huy şunlardır;

a-) Allah’a inandınız,ama emirlerini yerine getirmediniz

b-) Kur’an-ı Kerim’i okudunuz,ama gösterdiği gibi amel etmediniz

c-) Peygamberi sevdiğinizi söylediniz,ama sünnetine uymadınız

d-) Ölümden korktuğunuzu söylediniz,ama onun için hazırlık yapmadınız

e-) Yüce Allah buyuruyor ki:’Hakikaten şeytan size düşmandır,siz de onu düşman edinin (Fatır/6)’.Siz bu ayet-i kerimeyi sadece dilinizle okuyup şeytanı düşman bildiniz,fakat davranışlarınızla ona tamamen uydunuz

f-) Cehennemden korktuğunuzu söylediniz,ama vücutlarınızı cehenneme götürecek günahlar işlediniz

g-) Cenneti sevdiğinizi söylediniz,ama cennet için çalışmadınız

h-) Sabahları uyandığınızda kendi ayıplarınızı görmeyip,başkalarının kusurları ile meşgul oldunuz.Böyle davranarak Rabbinizi kızdırdınız.Bütün bunlardan sonra sizin duanız nasıl kabul edilsin? (7)”

Her ne olursa olsun yine de ;

Kusurlarınız sizi dua etmekten alıkoymasın.Zira Yüce Allah en kötü yaratık olan şeytanın bile duasını kabul etmiştir.Şeytan rahmet kapısından kovulduğu zaman;Rabbim.(insanlar) dirilinceye kadar bana süre ver diye dua edince Yüce Allah,”Öyle ise sen kıyamete kadar süre verilmişlerdensin buyurdu (A’raf Süresi’14-15) (Süfyan-ı bin Uyeyne)



(1-İmam Gazali / el-İhya / C:1 / bkz:932);(2-A’raf Süresi’180);(3-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:6 / bkz:531);(4-Zümer Süresi’8);(5-Ahkaf Süresi’5);(6-Furkan Süresi’77);(7-İmam Gazali / el-İhya / C:3 / bkz:107-108)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.