Dinimize Göre Çarşaf Ve Peçeye Bürünmek

  • 05 Şubat 2018
  • 113 kez görüntülendi.

Bu çağdaş İslami hareket için iki şey istiyoruz.

  • Birincisi;Ümmeti parçalayıp,kuvvetini gideren ve düşmanların iştahını kabartan hatalardan uzaklaşmak,
  • İkincisi;İslam’a bakanların hoşuna gidecek ameli bir veçhe kazandırmak,eski şüpheleri gidermek ve ilahi vahye karşı insaf sahibi olmak

Bu harekete mensup olanlardan bazılarının bu iki hususu gerçekleştirmede muvaffak olamamaları beni üzmektedir.Oysa çoğu kez bu kimseler insanları İslam’dan korkutmak ve hasımlarının İslam hakkında ileri-geri konuşmalarını sağlamak hususunda başarılı olmuşlardır. Şimdi biz burada onların başlattıkları mücadeleden bir kesit sunmak veya kaçmaya yeltendikleri hususları arzetmek istiyor ve söze peçe mücadelesi ile başlıyoruz…

Körfez ülkelerinin birinde bir kitapçık okumuştum,müellifi şöyle diyordu:’İslam zinayı haram kıldı.Yüzü açmaksa zinaya bir vesiledir ve Allah’a isyana götürdüğünden dolayı haramdır’

Ben de derim ki;İslam hacda yüzü açmayı vacip kılmıştır,namazlarda da böyledir.Bu iki rükunda yüzü açmak insanın tabiatını bozup,onu günaha mı götürüyor? Bu ne şaşkınca bir akıl yürütme!Hz Peygamber,Hacc’da,mescitlerde ve çarşı pazarlarda hanımların yüzünü açık olarak görmüş,fakat kendisinden yüzün örtülmesini emreden hiçbir rivayet gelmemiştir.Siz din ve şerefte Allah ve Resulü’nden daha mı gayretlisiniz?  Konunun etraflıca aydınlanması için Allah’ın Kitabı ile Hz Peygamber’in Sünneti’ne bir bakalım!

1-)Şayet yüzler örtülecekse neden mümin erkekler -şu ayette de emredildiği gibi- gözlerini sakınsınlar? ‘Mümin erkeklere söyle gözlerini bakılması haram olancan çevirsinler,mahrem yerlerini korusunlar.Bu onların arınmasını daha iyi sağlar (Nur’30)’.Onlar gözlerini baş ve sırttan mı sakınacaklar? Ayetteki el-Gaddu lafzının anlamı,kadınla yüz yüze gelindiği zaman tahakkuk eder.Erkeğin, güzel ve hoşa gidecek bir kadın gördüğünde ona tekrar tekrar -hadiste de yasaklandığı gibi- bakmaması gerekir.Hz Peygamber Hz Ali’ye şöyle demiştir:Ya Ali! Bir bakışın arkasından ikincisini getirme,zira birincisi senin (lehine),ikincisi ise senin değildir (aleyhinedir)

2-)Hz Peygamber,evli bir kimsenin hoşuna giden bir kadın gördüğünde ona bakmaktan vazgeçip,hanımıyla yetinmesi gerektiğini söylemiştir.Cabir Hz Peygamber’in şöyle buyurduğunu rivayet eder:Sizden biri bir kadın görürde o kadın hoşuna giderse hanımına gitsin zira bu onun arzusunu giderir.Şayet evli değilse Allah Teala’nın şu sözüne kulak versin:’Evlenmeye gücü yetmeyenler Allah fazlından kendilerini zengin kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar (Nur’33)’

  • Kadı İyaz -Şevkani’nin de rivayet ettiği gibi- kadının yolda yürürken yüzünü örtmesinin şart olmadığını ve erkeklerin de Allah’ın emri gereğince gözlerini sakınmalarını,zamanının alimlerinden nakletmiştir.

3-)Bayramlardan birinde Hz Peygamber’in emriyle erkek ve kadınlar bayram namazı yerinde toplanır ve peygamberimiz kadınlara hitaben şöyle buyurur:’Ey kadınlar! İnfak ediniz,zira çoğunuz cehennem odunusunuz’.Kadınlar arasından al yanaklı bir kadın oturduğu yerden şöyle der:’Bizler neden cehennemin odunu olacakmışız?’.

  • Hz Peygamber de cevaben şöyle der:Çünkü sizler çok şikayet ve nankörlük edersiniz.

Hz Peygamber burada çoğu kadınların kocalarının haklarını inkar ettiğini,kocalarının eve getirdikleri nimetleri azımsadıklarını ve kendilerinden şikayetten başka bir şey duyulmadığını anlatmak istemiştir.

Ravi şöyle der:Kadınlar yüzük ve küpelerini Bilal’in açtığı örtü üzerine atarak ziynet eşyalarını tasadduk ettiler.

  • Soru = Ravi kadının al yanaklı olduğunu nasıl anladı?

Bu ancak kadının yüzünün açık olmasıyla anlaşılır.

Ravi diğer bir rivayette ‘Ben kadınların ziynetlerini elleriyle Bilal’in eteğine koyarken gördüm diyor,o halde ne yüz ne de el örtülmesi gereken avret mahalidir.

4-) Bazıları şöyle diyor; ‘Yüzün hacc ve namazda açılması emri,bizi yüzün bunların dışında kapatılması gerektiği fikrine götürür.Kadının peçe ve eldiven kullanması gerekir.

  • Biz de deriz ki;Allah’ın hacılara ihramlıyken başlarını açmalarını emretmesi,ihramsızken örtmelerini gerekli kılar mı? Bunu kim iddia edebilir? Diğer zamanlarda isteyen yüzünü örter,isteyen açar.!

5-) Sehl b. Sa’d dan rivayet edildiğine göre bir kadın Resulüllah’a gelerek şöyle der:Ey Allah’ın Resulü! Sana kendimi hibe etmeye geldim.Hz Peygamber bunun üzerine kadına dikkatle baktı,sonra başını eğdi ve cevap vermedi.Kadında Hz Peygamber bir şey demeyince oturdu

Diğer bir rivayete göre sahabeden biri onunla evlenmek istedi ve fakat yanında verecek mehri yoktu.Bunun üzerine peygamberimiz ‘Demirden de olsa bir yüzük edin’ dedi.Hadise o sahabenin kadınla evlenmesiyle neticelendi.

  • Soru=Resulüllah şayet o kadın peçeli idiyse,neden yüzüne baktı da sonra başını eğdi ?

6-) İbn Abbas’tan rivayet olunduğuna göre Resulüllah arkasında Fadl olduğu halde binitiyle giderken yanındayken Has’am kabilesinden bir kadın soru sormak için Peygambere geldi.Fadl kadına,kadında Fadl’ın yüzünü diğer tarafa çevirdi.Kadın ‘Ey Allah’ın Resulü! Hacc Allah’ın kullarına farzıdır.Babam da binek üzerinde duramayacak kadar yaşlı,onun yerine ben haccedebilir miyim?’ dedi.Resulüllah da ‘Evet’ dedi.Bu olay Veda Haccında vuku bulmuştur ve bunu nesh eden bir hadis de varid olmamıştır.

7-) Hz Aişe şöyle diyor:!Mümin hanımlar peştamal gibi bir şeye örtündükleri halde peygamberlerle birlikte sabah namazında bulunuyorlardı.Namaz kılındıktan sonra evlerine dönerlerken sabahın alaca karanlığından tanınmıyorlardı’

  • Hz Aişe burada ‘şayet fecrin karanlığı olmasaydı,yüzleri açık olduğundan tanınacaklardı’ demek istiyor.

8-) Allah Teala’nın ‘Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar’ ayeti üzerine biraz düşünmemiz gerekir.Şayet kastedilen başörtüsünün yüze sarkıtılması olsaydı,o zaman yakaların yerine ‘Başörtülerinizi yüzlerinizin üzerine örtün’ denilmesi gerekirdi.Yüzü örtmek İslam’ın şiarlarından olsaydı,peçe de önemli bir mevkii haiz bulunsaydı,o takdirde Allah Teala böyle buyururdu.Oysa bu anlayışı uygulamaya kalktığımızda kadınlar başörtü kullanmakta zorluk çekerler,yahut yürüyebilmeleri için yüzlerinin en az yarısı açık kalacak bir şekilde örtü kullanmaları gerekir.Bu da aynı zorluğu doğurur,yukarıdan aşağıya doğru başörtüyü salmak gözleri kapatır,görmeyi zorlaştırır. Bu sebeple ayette yüzün örtülmesine dair hiçbir delil göremiyoruz.

9-) Bahsettiğimiz hususun dedlili şudur:Kendisine Ummu Hallad denilen peçeli bir kadın, savaşlardan birinde şehit edilen oğlunu sormak için Hz Peygamber’in yanına gelir.Sahabeden biri ona şöyle der:’Peçeli olduğun halde oğlunu sormaya mı geldin?’.Bunun üzerine o saliha kadın ‘Oğlumun başına bir hal geldi diye ben hayamdan var mı geçeyim?’ der.

  • Sahabenin kadının peçeli olmasını garipsemesi,peçenin ibadet olmadığını gösteren bir delildir

10-) Hz Aişe’den gelen şu rivayetin,peçenin İslami bir gelenek olduğunu te’kid ettiği söylenebilir. ‘Atlılar yanımızdan geçiyordu.Biz de onlara mahremdik.Bize yaklaştıklarında başımızdaki örtülerimizi yüzümüze sarkıtıyorduk,bizi geçip gittiklerinde tekrar açıyorduk’

Biz de bu rivayetin sene bakımından zayıf,metin bakımından ise şaz olduğunu,dolayısıyla böyle bir rivayetin delil olamayacağını söyleriz.

Peçeyi savunanların daha sağlam biz hadisi görmezden gelerek,zayıf bir rivayeti deli olarak ileri sürmeleri ne kadar da gariptir ?

Hz Aişe şöyle rivayet ediyor:Hz Ebu Bekiir’in kızı Esma üzerinde ince bir elbise olduğu halde Hz Peygamber’in huzuruna çıktı.Bunun üzerine Hz Peygamber başını çevirdi ve ‘Ey Esma! Kadın büluğa erince,eli ve yüzü hariç diğer yerlerinin görünmesi helal değildir’ dedi.

  • Biz bu hadisin mürsel olduğunu biliyoruz.Nevar ki diğer rivayetler bu hadisi te’kid etmektedir.Bu hadis yukarıda geçen rivayetten daha kuvvetlidir.


Kaynak= Muhammed Gazali / Nebevi Sünnet / bkz:54-59