Dinen Sigara İçmenin Hükmü Nedir

Hatasız, kusursuz dost arayan mutlaka düşmana rastlar. Birde bakarsın ki beyde bulunmayan elde bulunur. Bir de bakarsın ki bağda bulunmayan dağda rastlar.Ne kadar yüksekten damlayan bir katre altındaki taş, ne kadar sert dahi olsa, anda yine bir iz bırakır. İşte rızai Hakk için bütün niyetlerin Allah’a olup ehli hakikatin tebliğcisi olup, yüzün yere hallaçla atılmış pamuk gibi yumuşak olarak su gibi berrak, bütün göl iken deniz olup çakırı, çukuru doldurup terazisinde coşan denizler gibi, Allah ve Resûlü’nün sevgisini gönüllere yerleştirip Hakk ile hak olup gönüllere Resûlullah merhem, Hazret-i Allah şifaların şifası olur.

İşte harebeyi şen ve mamur eyleyen Allah ve Resûlü’nün methidir. Her an Allah için Allah’ı söyle. Çünkü ölmüş kâlpleri dirilten Hakk’tır. Başta Allah ve Resûlü olmak şartıyla onun göndermiş olduğu Kur’an-ı Kerim, kelamı Hakk olan Kur’an’ı takva yönünden haram olan bir nesneden yırtıcı canavardan ve sokucu yılandan, vurucu akrepten kaçar gibi kaçmayınca “ben Allah’ın kulu, Peygamberin ümmetiyim” demekle Allah ve Resûlünden Allah’tan hidayet, Peygamberimizden şefaat bulma mümkünü olmaz. Çünkü Allah, Kur’an-ı Kerim’de emretmiş ki “şüpheli şeylerden kaçınız”. Demek ki mekruh olan bir nesne haramın temeli olduğu için DUHAN ve SİGARA habis bir mikroptur. Yani demek istiyorum ki; günahların başlangıcıdır. İşte düşmanın küçüğüne yenilen bir zavallı büyüğüne ne cevap verir?

  • Sen duhanı ve sigarayı içerken Besmele’yi çekmiyorsun.
  • Hele daha nefsi emmare ile şeytanın hışmına uğrayarak diyorsun helaldir.
  • Ben ona acırım ki menfaat vermeyen ilmin şerrinden Allah’a sığınırım.
  • Ben ona acırım ki kabul olmayan namazın şerrinden Allah’a sığınırım.
  • Ben ona acırım ki reddolunan duanın şerrinden Allah’a sığınırım.
  • Ben ona acırım ki taklitle yapılan amelin şerrinden Allah’a sığınırım.
  • Ben ona acırım ki gafletle geçen ömürün şerrinden Allah’a sığınırım.
  • Ben ona acırım ki hayalle geçen fikirin şerrinden Allah’a sığınırım.

Ben ona acırım ki boş zamanlarını ibadetle değil, amel ile değil, sigara ile yıpratanların şerrinden Allah’a sığınırım.

Siz diyeceksiniz ki; Bu adam başka bir şey bulamamış mı, bilerek mi, bilmeyerek mi bu sigaranın aleyhinde ne kadar konuşmuş ve tekrarlamış. Kusura bakmayın. Biz İslam Dininde olarak birbirimize acımayalım mı? Çünkü ateşin önünde göz önüne alarak parasını yakan deli değil de nedir.? Ufacık yavruların o ateşte yanan parada hakları yok mudur? Allah o hakkı senden sormayacak mı?

Bir alim olarak bu mekruhu sen işleme. Çünkü sen bunu işlersen mutlaka cemaatı isyana teşvik edersin. Çünkü hocalar dinin tebliğcisi ve telkincisi ve yöneticisi ve aşıcısı, okutup öğreticisidir. Senin taleben senin ağzında o pis bulanık tezekten çıkan duman gibi senden onu seyredip ve gören onu ilme değil, zulme teşvik etmiş olursun. Kaş yaparken göz dökmeyelim. İşte isyana ihsan demek akıl işi değildir. Allah merhamet versin. Sizlere bu nasihati yapmam sizin menfaatinizedir. Burada nefsin kabul etmezse, yarın o büyük huzurda sana kabul ettiren bulunur. O’da Hazret-i Allah’tır.

Çünkü Kur’an-ı Kerim’de “Allahu nurus semavati vel ard”; Allah göklerde ve yerlerde nurdur. Sen nefsine uyarak kendini ve ruhunu ve amelini dumanla boğup “bu birşey değildir halâvet veriyor” diyorsun. İşte içki ve zina da halâvet veriyor. Allah’a reva mıdır yalan sözlerle, kokan ağızlarla, pis çıkan nefeslerle, kirli özlerle bunu ben bilirim kimse ve cahil bilmez (diyerek) kendini ahil ve hoca olarak tebliğ ederseniz böyle bir harama helal diye safsatadan fetvanız hazır. Kusura bakmayın aşırı derecede sigara içen: Bir hoca olsun, hacı olsun velev ki cemaat olsun. Çünkü sigarada nikotin zehiri var. Vücuttaki olan damar ve ilikleri etkisiz hâle getirerek her gün bir daha fazla bütün organları bozarak abdestsiz namaz kılar ve kıldırır.

Bunu Allah’a ant veriyorum: Abdestine gümanın var mı? Bu belki milletin yanında ihtirazını yapar. Kendini sağlama çıkarıp sigarasını korumak için. Ama bakalım Allah’ın huzurunda sağlama çıkabilecek mi?

Biz cahil, acizle o zavallı hocanın burada müşkülünü hâlletmek olmazsa, mutlaka sağlam ile sakat Mahkeme-i Kübra’da çıkar meydana.

Paraya zarar veren, sıhhate zarar veren, her an için % 90’ı kanser, tıbbi bakımdan akciğeri delik, deşik eyleyen, ölüm gelmeden ölüme istemiyerek karşı götüren, binlerce bilmiş olduğumuz boğaz kanseri, gırtlak kanseri, burun kanseri, kâlp kanseri, aniden ölüme sebep olan bu habis sigaranın tam kendisidir.

Dikkat ederseniz, aşırı derecede sigara içenlerin, içmiyenler yanlarında durduğu zaman haşa kenef dahi öyle kokmaz. O pis kokuyla kendine iftihar eden alimlik, ilim, hocalık, hacılık, şeyhlik, takvalık, sofuluk yaparak ben şuyum, ben buyum öteye, beriye o çürük gönülle, sahte ve sakat amelle ihraca çıkmış uçurumla sert virajlarda milleti taşıyıp hurda arabayla hedefe kavuşturacakmış. Hayat boyunca pisliğin içinde yaşayana pislik kokmaz.

Ne acınacak durum ki bir taraftan suratında Peygamberimizin sünnetini bırakıp diğer taraftan o zifir, o zehir hislerle bıyık, sakal sapsarı olarak benzindeki rengini dahi kanı zehirleyerek havaya uçurmuş İşte takva salim ve hâlim olan bir ehli cemaat sigarayı gullaplıyarak (ağızlık takımı demektir) midesini, kâlbini, kanını o zehirle gıdalandırıp onunla zamanı geçen bir hocanın ardından namaz kılınmaz. Yine de tekrar ediyorum. Abdesti sahih ve caiz değildir. Abdestsizdir iyi bilin. İyi bilin abdestsizdir. Abdestsizdir iyi bilin.

İşte böyle amelle, lambur lumbur sözlerle, bir fundalıkta taşlık ve çakıllıkta iki gözden kör olan adamın iğne yitirip aramasına benzer. O iğnesini bulursa sende mahşerde o dumanın içinde Resûlullah’ı ve amelini bulursun. Gözat mümkün değildir. Kusura bakmayın. Bu nasihatim hakiki müslüman olarak inananlara. Çünkü gerçek müslümanların birindeki olan dert ve acı hepsindedir. Bir vücut misali. Allah hidayet versin.

Habis ayeti sigaranın kendisidir. Bu söze ihtiraz eden yanılmıştır. Küfre gider. Kur’an-ı Kerim’de sigara, müslümanlara haramdır. Biz iman ehliler için diyoruz. Pislik pisliği bulur. Temiz temizi bulur. Siz sigarayı ağzınıza alıp da, nefesinizin kokusundan melekleri uzaklaştırmayın. Eğer sizler evlerinizi, meleklere ziyaret ettirmek istiyorsanız asla haram olan nesneyi elinize almazsınız.

Diyelim ki haram olan sigara, helal olan su veyahut bal şerbeti veyahut şeker şerbeti. Şimdi bizim elimizde su, bal şerbeti, şeker şerbeti. Sigaraya helal diyen elinde sigara. Aniden Resûlullah Efendimiz karşımıza çıksa. Amma fırsatı veren Allah, biz elimizde olan sudan, bal şerbetinden, şeker şerbetinden Efendimiz’e ikram ettik. Allah’ın fırsatıyla.

Şimdi sigara içene gelince, o elinde ki sigarayı mı ikram edecek Resûlullah’a. Yazık değil mi? Ayıp değil mi?

Biz her zaman diyoruz ki elinizi, ağzınızı temiz tutun. Eli pis, ağzı pis Resûlullah’a ikram olmaz. İşte mutlaka Peygambere ümmet olmak için “en nezafetül iman” yani temizlik imandandır. Eli, ayağı, setri, lisanı, ağzı, yüzü, özü, kulağı, bütün nefesi, her muamelesi, yürüyüşü, duruşu bütün yegane edep ve tadili erkan olmayınca muamelesi dahi doğru olmayınca dipte, köşede, ötede, beride her ne olursa olsun yaşlı ve genç kendini temiz tutmadığı müddetçe hakkıyla takvaya çalışmamıştır.
İçi, dışı muamelesi, Allah’ın emri, Peygamberimizin şeriatına uymasa, o kendi aldanmış, başkalarını da kandırıyor.

Bir adamın muamelesine bakıp ona göre teslim olunuz. Hakk ile hak olan gönüller, Hakk’tan uzakta gezemez.
Vallahu eâlemu bissevap.

Maide Sûresi 15. ayetinde her şeyin Kur’an-ı Kerim’de beyan edildiğini, dünyevi ve uhrevi hiçbir eksik olmadığı bildirilmektedir.



Kaynak= Turan Yazılım / Mürşit 5 / Tasavvuf / Sırr-ı A’zam / C:1

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.