Cuma Namazının Önemi Ve Fazileti

  • 19 Kasım 2017
  • 295 kez görüntülendi.

Cuma Namazının Önemi



Cuma namazı, Mekke’den Medine’ye hicret esnasında farz kılınmıştır. Mekke’den Medine’ye hicret eden Resûl-i Ekrem Efendimiz, bir haftayı geçen uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra, Medine yakınındaki Ranuna denen mevkie gelince, devesinden inerek Salim oğulları yurdunda ilk Cuma namazını kıldırmıştır. Böylece de, Cuma günleri kılageldiğimiz Cuma namazı, o günden itibaren farz namazlar sırasına girmiştir.

Cuma namazı Müslümanlarca bir bayram günüdür.Bu mübarek günde müslümanlar mabedlerde toplanırlar.Okunacak hutbeleri dinleyerek faydalanırlar.Cuma günü, Müslümanlar için çok önemli bir gündür. Bu günde Müslümanlar camide toplanıp birlikte Cuma namazını kılarlar.

Topluca yapılan bu ibâdet, o günü bayram günü değerine yükseltir.Bu sebeble Cuma gününe Seyyidü’l-eyyam, yani, günlerin itibarlısı,efendisi de denir.Bütün hayırlı işlerin Cuma günü meydana geldiği; tarih boyunca pek çok kudsî hâdiselerin hep Cuma günü zuhûr ettiği rivâyet edilir.

Hadîs-i şerîfte şöyle buyrulurBir hadis-i şeriflerinde Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: ‘Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür.Adem (a.s) o gün cennete konulmuş,o gün cennetten çıkarılmıştır.Kıyamet de o gün kopacaktır’.

Çoklarının zannettiği gibi Cuma günü, iş yapmak, hayırlı ve faydalı mevzularla meşgul olmak haram değildir. İş yapma yasağı, sadece namaz kılma vaktine mahsustur. Namaz dışında çalışmak, alış-verişte bulunmak mübahtır. Zaten âyette de, namazdan sonra yeryüzüne rızık aramak üzere dağılınız, emredilmektedir.

Cuma’nın farz olduğu Kitab, Sünnet ve İcma’ ile sabittir. Cuma süresinin 9. ayetinde şöyle buyrulur: “Ey iman edenler, Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman hemen Allah’ın zikrine (namaza ve hutbe dinlemeye) gidin. Alış – verişi bırakın. Böyle hareket etmeniz, sizin için daha hayırlıdır…”

Resûl-i Ekrem (asm) îrad ettikleri bir hutbelerinde, bu mevzuda şöyle buyurmuşlardır“Biliniz ki, Allah Teala Cumayı bu makamda, bu senenin bu ayında, bu günde farz kıldı. Bu farziyet, kıyamete kadar sürecektir. Kim onu inkarından veya küçümseyerek, ben hayatta iken ve vefatımdan sonra terk ederse, Allah onun iki yakasını bir araya getirmesin. İşlerinde de feyiz ve bereketi kaldırsın. Dikkat ediniz. O kimse tevbe edinceye kadar onun ne namazı, ne zekatı, ne haccı, ne orucu, hiçbir hayır ve hasenatı kabül edilmez.”

Bir hadîs-i şerîf’te de şöyle buyrulur:”Cuma namazına gelmeyen kimseyi melekler ‘Eyvah, ne oldu, neden geri kaldı?’ diye birbirlerine sorarlar. Sonra: ‘Allah’ım, eğer fakirliğinden gelemiyorsa sen ona helal mal ver. Hastalığından gelemediyse şifa ver. Oyun ve eğlenceye kapıldıysa, ona ibadetin zevkini tattır…’ diye dua ederler.”

Cumayı terk etmenin uhrevi ceza ve manevî zararına ise, Resûlüllah Efendimiz şu şekilde temas etmişlerdir: “Kim özürsüz olarak ve ciddiye almayarak üç cumayı terk ederse, Allah onun kalbini mühürler. Allah kimin kalbini mühürlerse, onu cehennemin en alt tabakasına koyar.”

Hz Peygamber’in (s.a.v) şöyle söylediği rivayet edilmektedir“Günlerin efendisi cumadır,cuma günü Allah’ın katında en değerli gündür.Allah indinde Ramazan ve Kurban Bayramı günlerinden bile kıymetlidir.Bu günün beş özelliği vardır:

a-)Allah,Hz Adem’i bu günde yaratmıştır.

b-)Allah Teala Hz Adem’i bu günde yeryüzüne indirmiştir

c-)Allah Teala,Hz Adem’in canını bu günde almıştır

d-)Bu günde öyle bir an var ki,o anda kul Allah’tan ne istese,haram istemediği sürece Allah Teala isteğini gerçekleştirir.

e-)Kıyamet bu gün kopacaktır.Ne kadar mukarreb melek,sema,yer,rüzgar,dağ ve deniz varsa hepsi cuma gününden korkar”



TURAN YAZILIM / MÜRŞİT 5 / İLMİHAL / M.DİKMEN
Ömer Nasuhi Bilmen / Büyük İslam İlmihali / bkz:56
Esad Muhammed Said es-Sağirci / Delilleriyle Hanefi Fıkhı / bkz:247