Çocukların Terbiye Edilmesinde Ailenin Önemi

Dünyaya gelen her çocuğun İslam fıtratı üzere yaratıldığını, sonradan anne ve babasının onu Yahudi, Hristiyan ya da Mecusi yaptığını ifade eden hadisten de anlaşıldığı gibi çocuk, eğitim sürecinde, hadiste anne ve baba ile temsil edilen dış etkilere oldukça açıktır.

Çocuğun eğilimlerinin belirlenmesinde ve yeteneklerinin geliştirilmesinde, öncelikle anne baba önemli bir etkiye sahiptir. Bu nedenle ailedeki eğitim, çocuğun dünyasının ve değer yargılarının oluşmasında son derece önemlidir.

Çocuk, ilk toplumsal davranışları, aile üyeleri ile etkileşim kurarak ve onları taklit ederek öğrenir. Okulda öğrenemeyeceği bazı bilgi ve becerileri, ailenin eğitime verdiği öneme göre ,aile içinde kazanır. Aile, bağlı olduğu değerleri, benimsediği kültürün yaşam biçimini çocuğuna da öğretir.

Okul ise eğitimin planlı ve düzenli verildiği bir kurum olarak, çocuğun ailede aldığı bilgi ve becerileri geliştirir. Aile, okul ve çevre arasındaki uyum, çocuğun karakterinin sağlam oluşunda ve başarısında etkilidir. Belli bir aşamadan sonra, ailenin arzusu, ama daha çok da çocuğun yetenekleri ve eğilimi göz önüne alınarak bir meslek belirlenmeye çalışılır.

Bu anlamda ilim çok önemlidir. Peygamberimizin ifadesiyle kadın-erkek herkese ilim öğrenmek farz kılınmış, beşikten mezara kadar da ilim peşinde olmamız istenmiştir.

Durum böyle olunca;

Bazı ailelerin çocuklarını eğitim hakkından mahrum bırakmalarının ya da kız çocuğu diye okutmamalarının dini, ahlaki ve milli bir vebal olduğunu söylemek mümkündür. Toplumda yaygın bir takım hurafelerin ve yanlış uygulamaların, hatta kan davalarının cehaletten kaynaklandığı bilinmektedir.

İnsanlar aldığı eğitim ve eğilimleri doğrultusunda bir meslek sahibi olur, mesleğini de ahlaki çerçevede, dürüstçe icra ederek ülke ekonomisine katkıda bulunur. Bu, insanın doğal hakkıdır.

Meslek sahibi insan, kendisi için olduğu kadar toplum için de yararlı bir iş yapmaktadır. Bir meslek, ancak uzun ve sürekli bir çalışma sonunda elde edilir. Gayretsiz ve sebatsız insanların meslek sahibi olmaları mümkün değildir.

Her meslek,toplumda bir ihtiyacı karşılar. Bundan dolayı, meşru hiçbir meslek küçümsenmemelidir. Her meslek değerli, her meslek sahibi saygıya layıktır. Herkes, işini dürüst yaptığı ölçüde insanlara yararlı olur. Bir mesleğin önemi, o meslek sahibine işimiz düştüğü zaman daha iyi anlaşılır.

Kaynak = Diyanet İşleri Başkanlığı / İslam’a Giriş Gençliğin İslam Bilgisi / bkz:: 354-355

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.