Cehenneme Düşüren Ameller

Neydi Sizi Cehenneme Düşüren Ve Sürükleyen Şey: “Herkes, yaptığı işlerin rehini ve esiri olacaktır,Ashab-ı yeminden, hesap defterini sağ tarafından alan cennetlikler dışında,Onlar Cennetlerdedirler, sorarlar (1)” o cehennemdekilere “Neydi bu cehenneme sizi sürükleyen? (2)”.

İşte o zaman o cehennemdekiler;soru soranlara yani cennettekilere “Onlar şöyle cevap verecekler: “Biz namaz kılanlardan değildik,Fakirleri doyurmaz, onların ihtiyaçlarıyla ilgilenmezdik,Batıl sözlere dalanlarla beraber biz de dalardık,Bu hesap gününü yalan sayardık,Ölüm bizi yakalayıncaya kadar hep böyle idik (3)”.

Artık onlar dilleri ile iman ettikleri halde bedenleri ile isyan etmeye devam etsinler “Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda etmez (4)”.

“Ne oluyor onlara ki bu öğütten, bu irşattan yüz çeviriyorlar?,Ürküp kaçan yaban eşeği gibi kaçıyorlar?,Arslanlardan kaçar gibi,Bu beyler, bu öğütle yetinmeyip üstelik her biri kendisine mahsus özel kitap, özel ferman isterler! (5)”.İşte sizler dilinizle iman ettiğiniz halde, bedeninizde o imanın nişası görünmüyor.Yoksa

“Hayır! onlar aslında ahiret endişesi taşımazlar (6)” ayetine muhatap olan kişilerden misin?.Artık bu Kur’an ve bu Kur’an da yazan herşey ama her şey,her emir ve yasak herşey sizin içindir ve “Gerçekten bu bir öğüttür, bir uyarıdır (7)” ,

O zaman “Dileyen onu okur, düşünür ve ders alır (8)” dileyen de Allah’ın belirttiği emir ve yasaklara kulak asmayıp da kendi heva ve arzularına uyup da yarın kıyamet günü mahşer meydanında “Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda etmez (9)” ayetine müstehak olur.

Cehennem her görene, apaçık görünür,Artık kim azdıysa,Ahireti unutup dünya zevkini tercih ettiyse,Onun varacağı yer, olsa olsa cehennemdir,Ama kim Rabbinin divanında durmaktan korkarsa, ve nefsini heva ve hevese uymaktan dizginlerse,Onun varacağı yer de olsa olsa cennettir! (10)”.

“Artık nereye gidiyorsunuz? (11)” ne için yaratıldığınızı hiç düşünmeyecek misiniz?

Ve Rabbin dedi ki: “Muhakkak o kimse felâha ermiştir ki:Ve Rabbi’nin ismini zikredip de namaz kılmıştır,Ve Rabbi’nin ismini zikredip de namaz kılmıştır (12)”.Ancak ne acıdırki siz kendinize yazık ediyor “…dünya hayatını ve zevklerini tercih ediyorsunuz,Halbuki, ahiret daha hayırlıdır ve daha bakîdir (13)”.

Siz dilinizle iman ettiğiniz gibi bedeninizle de aynı şekilde Allah’a itaat edin,doğruluktan,dürüstlükten,adaletten ayrılmayın.Yoldan sapacak olursanız eğer bunun zararı Allah’a değil sadece sana dokunacaktır.

Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Doğrusu, yoldan sapan kafirlerin hesap defterleri Siccin’dedir,Siccin nedir bilir misin?,Siccin kafirlerin yaptıkları işlerin kaydedildiği defterdir,Hakkı yalan sayanların o gün, vay hallerine! (14)”.Yoksa sende dünyaya birdefa geldim deyip de benim kalbim temiz diyerektden ne namaz kılıp,ne oruç tutup,ne zekat verip de Allah beni affeder diyerekten bu benzeri farzları,emir yasakları savsayarak gününü gün ederek yaşayanlardan mısın?

Yoksa cennetin, cehennemin,hesap ve mizanın,sorgu ve sualin gözünle görmediğin için şüphe içinde olanlardan mısın? İşte yüce Allah bu tiplere “Hesap vermeyi yalan sayanların vay hallerine! (15)” buyurmaktadır.

Yüce Allah seni noksansız bir şekilde yarattı,el verdi,ayak verdi,göz verdi,akıl verdi ve seni Hz Muhammed (s.a.v)’in ümmetinden birisi olmayı ve şaaftine nail olma ihtimalini bahşetmişken ve Yüce Allah

“Ben cinleri ve insanları sırf Beni tanıyıp yalnız Bana ibadet etsinler diye yarattım (16)” diye buyurmuşken seni Rabbine karşı kul olmaktan men eden şey nedir,yoksa Allah’a karşı kul olmak, boğun bükmek, secde etmek,dua etmek aciz olduğunu hatırlattığı için Rabbine karşı mı kibirlenip,böbürleniyorsun?

Nedir seni Rabbine karşı kulluk etmekten alıkoyan.Oysa yüce Allah “And vermedim mi size? “Ey adem oğulları! Şeytana kulluk etmeyin, o size açık bir düşmandır” diye (17)”.  Nedir senin Rabbine karşı kulluk etmene engel olan.

Oysa “Yaratan onu neden yarattı?,Bir meni damlasından yarattı. Yarattı ve güzel bir biçim verdi (18)”.”Kahrolsun insan, o ne kadar nankördür (19)”.”Hayır! İnsan, Allah’ın buyruğunu layıkıyla yerine getirmedi (20)”

“Vay onlara ki, ahirete inanmalarına rağmen, bile bile dünyayı ahirete tercih ederler. İnsanları Allah yolundan çevirir de o yolu eğri büğrü göstermek isterler. İşte onlar haktan, doğru yoldan çok uzak bir sapıklık içindedirler (21)”

“Eğer inkar edecek olursanız bilin ki Allah sizden müstağnidir, hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, ama kullarının inkara sapmalarına razı olmaz. Eğer şükrederseniz, bundan hoşnut olur. Hiçbir kimse başkasının günah yükünü taşımaz. Sonunda hepinizin dönüşü Rabbinize olacak ve O da yaptıklarınızı size tek tek bildirecek ve dilerse bunların karşılığını verecektir. Gerçekten O, kalplerin en derin yerinde olan şeyleri dahi bilir (22)”.

Nasıl olsa dönüşümüz Allah’a olduğuna göre ve dünyada baki olanı kazanabileceğimizi ama dünyada baki kalamayacağımıza göre yüce Allah “En sonunda da onu öldürür ve kabre koyar,Sonra dilediği zaman da onu yeniden diriltir (23)”.

Hesap sonunda da dilerse azad eder,dilerse azap eder.Ama şunu da unutmayın ki yüce Allah “O halde sizi dünya aldatmasın ve çok hilekar şeytan da sizi Allah ile aldatmasın, Allah’ın affına güvendirmesin! (24)” ve başka bir ayet-i celile de ise

“İman edip makbul ve güzel işler yapanlara ise, içinden ırmaklar akan cennetler var. İşte en büyük başarı, en büyük mutluluk budur! (25)”

Yeri gelmişken sanırım açıklamakta ve dikkatleri

O halde sizi dünya aldatmasın ve çok hilekar şeytan da sizi Allah ile aldatmasın, Allah’ın affına güvendirmesin!” ayet-i celilesine çekmek istiyorum.

Şöyle ki:

Ayet-i celile ye bakılacak olursa eğer bir sıralama söz konusudur ki buda takdir edersiniz ki materyalist görüşlerin sahip olduğu gibi tesadüfi olamaz.Çünkü şeytanın aldatmacasından önce dünya hayatı anılmıştır ki,dünyanın kişiyi kendine bağlaması ve çirkef olan çekiciliği sayesinde insanları kendine bağlıyor.İşte zaten bundan sonra şeytanın insanı aldatmacası ve kandırması içten bile değil.

Şöyle bir örnek verelim ki benzetmede hata olmasın

Bir insan sırf nefsine yenik düştüğü için ve kadınlara olan zaafiyetinden dolayı önce bir kadına bağlanır,ancak kadın kendisine bir türlü yüz vermez.Ancak nefsine yenik düştüğü için zorla kadına sahip olmak ister ve bunu fiilen gerçekleştirir.

En sonunda yakalandığı zamanda bu sefer belki mahkeme beni affeder,hakim bana acır diye umut eder.Ama bu umudu yersizdir ve şeytan sakın sizi Allah’ın affına güvendirmesin ayet-i celilesinde olduğu gibi bu suçu işleyen kişininde mahkemeden tahliye,beraat kararı beklemesi saçmalık olacaktır.

Zaten Kur’an-ı Kerim’de dünyadan uzak durulması gerektiğine dair pek çok ayet-i celile vardır ki bu açıklamaları dünyanın zememdilmesi adlı konu başlıklarında ele aldığımız için tekrarına gerek kalmayacak şekilde açıklanmıştır.İlgilenenlerin Dünyanın Zemmedilmesi konularına bakmaları rıca olur.

Tabi ki en doğrusunu ancak Allah bilir….!!!



(1-Müddessir Süresi’38,,,40);(2-Müddessir Süresi’42);(3-Müddessir Süresi’43…47);(4-Müddessir Süresi’48);(5-Müddessir Süresi’49…52);(6-Müddessir Süresi’53);(7-Müddessir Süresi’54);(8-Müddessir Süresi’55);(9-Müddessir Süresi’48);(10-Naziat Süresi’36…41);(11-Tekvir Süresi’26);(12-A’la Süresi’14-15);(13-A’la Süresi’16-17);(14-Mutaffifin Süresi’7…10);(15-Mutaffifin Süresi’11);(16-Zariyat Süresi’56);(17-Yasin Süresi’60);(18-Abese Süresi’18-19);(19-Abese Süresi’17);(20-Abese Süresi’23);(21-İbrahim Süresi’3);(22-Zümer Süresi’7);(23-Abese Süresi’20-21);(24-Lokman Süresi’33);(25-Buruc Süresi’11)