Kuran Yurdu

Cehennemde Yanar Yanar Çıkarım

    “Ey yüce ve ulu Allah’ım…!!!Ya Bari,ya Rahim,ya Aziz,ya Cebbar.Ey her tarafı ile göklerin kendisini tesbih ettiği Allah’ım.Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim.Ey bütün dalgaları ile denizlerin kendisini tesbih ettiği Allah’ım.Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim.Ey kendi dilleri ile balıkların kendisini tesbih ettikleri Allah’ım.Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim.Ey köküyle,gövdesiyle dalları ve meyveleriyle ağaçların kendisini tesbih ettiği Allah’ım. Seni noksanlıklardan tenzih ederim….(İbrahim b.Edhem’in duası).”

    Bazı şahsiyetlerin,görüşü kıt ve dar olan kişilerin,basiret gözü kapandığı için kafadaki gözüyle de gerçekleri göremeyen,görecek olsa bile sadece dünyevi şahsi çıkarları olan hususiyetlere meyleden kişilerin dedikleri gibi günah işleyip işleyip de sonradan tövbe ederim demeleri,daha önümde seneler var deyip de meşru olmayan-gayri meşru ilişkilerin ve işlerin arkasında koşturan kişilerin,nefsine yenik düştüğü için ve nefsini terbiye ve tezkiye yoluna gitmediği için arkasından sürüklendiği şehevi arzularının ve diğer söylediği abuık subuk sözlerin hiçbir geçerliliği olmadığı gibi hepsi şeytanın ekmeğine bal kaymak sürmekten başka bir şey değildir.Sonra tevbe ederim derler ancak bilmiyorlar mı ki yarın yaparım dedikleri şey aslında mazeretlerin arkasına gizlenmekten başka bir şey değildir.

    Çünkü her bugün dünün yarınıydı… Ne değiştirebildik veya neyi değiştirebildiniz .Gençliğinin tadını çıkar yaşa yaşa ihtiyarladığın zaman ibadetini yaparsın tövbeni yaparsın sözü ise bir nevi -haşa- Allah’a karşı muhalefet etmektir isyan etmektir,Resulüne karşı muhalefet etmektir. Nitekim Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (s.a.v) gençliğinde yapılan ibadetin,gençliğinde yapılan ameldir,ilimdir,güzel ahlaktır vs diğer güzel fiillerin,ihtiyarlığa oranla daha fazla olacağı hadislerde mevcuttur.

    Bir hadis-i şeriflerinde ise kişi gençliğini nerede yıprattığının hesabını vermeden Allah’ın huzurundan ayrılamaz hadis-i mevcuttur.Çünkü ihtiyarladığın zaman birçok şeyden sen istesen de istemesen de hepsinden teker teker el çekiyorsun güç yetiremez duruma geliyorsun.Gerçi nice ihtiyarlar görüyoruz ki hayvanların bile yapmadığını yapıyorlar ya neyse.Nasıl olsa onlarda elden ayaktan düşecekler düşmeseler de ölecekler ve Allah’a hesap verecekler herkesin vereceği gibi.

    Bu yarın yaparım,yarın kılarım,yarın giderim,yarın ederim vs vs diyenlere Allah Teala şöyle soruyor “Allah tarafından kuşatıcı bir felâket gelmesi veya farkında olmadan kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini emîn mi gördüler? (1)”.Nice yarın namaz kılarım diyenler olmuştur ki yarın cenaze namazı kılınmıştır.Onlar gibi olmak sizi (bizi) korkutmuyor mu?

    Nitekim Hak Teala buyuruyor ki;”Siz farkında olmadan, ansızın başınıza azap gelmezden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur’an’a) tâbi olun. (2)”.Aksine tabi olduğun konu indirilen en yüce kitap Kur’an-ı Kerim değil de kendi nefsi arzuların olacak olursa o zaman “Ve her kim kötülük ile gelirse artık onların yüzleri ateşe sürtülür (3)” ve bunun sebebi de “Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır (4)”

    Yukarıda belirtildiği üzere yarın yaparım yarın yaparım diyenlerin bir dayanağı da herkesin günahını çektikten sonra cehennemden çıkıp cennete gireceğine dair var olan hadis-i şeriflerdir.Zahiri olarak böyle görebilirsiniz ancak batini saklı yönden düşünecek olursanız eğer bu biraz sıkıntılı.Çünkü herkesin cehenneme gireceğine dair bir haber var ama herkesin oradan çıkacağına dair kesin bir delil bulunmaktadır. İslam alimleri ve İslam büyükleri bile cehenneme düşüp de orda ebedi kalmaktan korkuyorsa eğer,birilerinin yanar yanar çıkarım demesi -haşa- Allah’ın işine karışmak mahiyetinde bir hareket tezahür edecektir.Zaten boylu boyunca cehennemi göze almak başlı başına bir isyan…

    “Abdülvahid b.Zeyd şöyle derdi:Cehenneme girmeyeceğini zanneden hiç bir korku sahibinin korkusu sıhhatli değildir Aynı şekilde cehenneme gireceğini ama ondan çıkacağını zanneden kimsenin korkusu da samimi değildir.Buna göre korkunun aslı: cehenneme girmeyi ve orada ebedi kalmayı düşünmek olmalıdır.Benzer bir söz Hasan el-Basri’den (r.a) nakledilmiştir: Bir defasında Hasan’a cehennem de bin yıl kaldıktan sonra çıkacak adamın durumu zikredilmişti.Bunun üzerine ağladı ve şöyle dedi:Keşke ben de onun gibi olabilsem (5)”

    Hasan el-Basri gibi bir Allah dostu eğer cehennemden çıkamama korkusuyla endişesiyle ağlıyorsa ve bin sene kaldıktan sonra o çıkan kişinin kendisi olmasını arzuluyorsa eğer,birilerinin yanar yanar çıkarım cümlesini kullanırken attığı kahkahaları yapmak yerine oturup da halimize ağlamak lazım. Yok bu dünyada düşünmezsen eğer,orda düşünmeye vaktin olmayacak çünkü orda pişmanlıklar içinde boğulacaksın.

    Diğer bir mevzu da bazı şahsiyetlerin Allah’ın verdiği nimetleri,uzuvları vs diğer organları meşru değil de gayri meşru yollarda kullanmaları.Allah bu nimeti bana verdiyse kullanırım-haşa (sübhanallah).Nedir bu patavatsızlık,boş boğazlık umursamazlık.Nerden alıyorsunuz bu uçuk kaçık ,saçma sapan bilgileri.Durun söyleyelim en basitinden:

    1. İnsanları eğlendirmek için kullananlar
    2. Nefsine ağır gelen bir husustan dolayı gerçekleri göz ardı edenler

    Bu tip insanların dayandıkları husus ise Allah-u Tealanın “Dünyadan nasibini unutma (6)” ayeti.Ancak İmam Gazali bu ayeti tefsir ederken dünyada ahiretin için ayrılan payını unutma şeklindedir özetle. Daha detaylı bir şekilde ise:

    “Bu ayetin manası,dünyadaki günlerinin amellerle geçirerek ahirette seni bekleyen nasibi bu dünyada kazanmayı ihmal etme şeklindedir. Çünkü ahiret nasibinin kazanılma yeri dünyadır.Allah Teala bunun hemen arkasından “Allah’în sana ihsan da bulunduğu gibi sen de ihsan da bulun (Kasas Süresi’77)” buyurarak üstteki hükmünü teyid etmiştir.İhsanda bulunmak,kulun kendi nefsine ve fakir kardeşlerine iyilikte bulunması manasındadır.Çünkü Allah Teala servet ve zenginlik vererek dünyadaki nasibini kazanma imkanını ona ihsan etmiştir.(7)

    “Allah Teala,bundan sonra bütün insanlığa haber vererek onları uyarmış ve şöyle buyurmuştur: “Nihayet kendilerine kıyamet ansızın geliverince “Eyvah,orada kaybettiklerimize” derler -En!am Süresi’31)”.Yani dünyada kaybettiklerimiz ve bu yüzden ahirette kaçırdıklarımız için öyle pişmanız ki derler. Bu babda rivayet edilen bir hadis-i şerif de şöyle denilmektedir: “Kötülük yapan kimse,neden iyilikte bulunmadığını düşünerek pişmanlık ve hasretle ölür.İyilik yapan kimse de niçin daha fazla iyilikte bulunmadığını düşünerek pişmanlık duyar”.Çünkü Allah Teala selamet ve necat ehlini biri diğerinin üstünde olan iki tabakaya taksim etmiştir. Helak ehli ise,tek bir tabakada kılınmıştır.Bu tabakada yer alan kötülük sahipleri birbirlerinin daha altında olarak sıralanırlar.Amel defteri soldan verilen kimseler,Allah Teala’nın “Her nefis kazandığına karşı rehindir (Müddessir Süresi’38)” buyruğu gereği defterleri sağdan verilenlerden olamadıkları için pişmanlığa boğulurlar (8)”.



    (1-Yusuf Süresi’107);(2-Zümer Süresi’55);(3-Neml Süresi’90);(4-Al’i İmran Süresi’182);(5-Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı / C:1 / Sayfa:345);(6-Kasas Süresi’77);(7-Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı / C:1 / Sayfa:364);(8-Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı / C:1 / Sayfa:364-365)

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.