Kuran Yurdu

Canımın İstediğini Yaparım Kimene

    Uhrevi Kurtuluş İçin Nefsinize Uymayın



    “Allah’tan başkasına tapan kimse,bütün hak ve özgürlüklerinin taptığı varlığın iradesine teslim etmiş demektir. Söz gelimi şeytan emreder;o da o emri kayıtsız şartsız yerine getirir ve zaman zaman da belki ödülünü alır.Fakat şeytanın teşvik ve ödülleri ilk planda ve görünüm itibariyle son derece süslü,güzel ve nefse hoş gelir.Ama gerçek anlaşıldığı ve ortaya çıktığı zaman,yapılan işler,peşine düşülen hayaller ve sonuç büyük bir sukut-i hayal ve sonsuz üzüntüye dönüşür (1)”

    Daha açık bir dil ile ifade edecek olursak eğer;

    Kendi nefsi ve arzularına tutsak olan birisi,nefsi arzularını gerçekleştirebilmek ve amacına hedefe ulaşabilmek için her türlü iki yüzlülük, riya,yalan,dolan,ona buna yaltaklanmak ve gerçekte olmadığı halde olmayan yada olmayacak şeyleri,kendisinde olmayan vasıfları kendisine mal ederek hedefine ulaşabilmek için varabileceği yollardan sadece bazılarıdır.Artık aklı,fikri,iradesi ve düşünceleri Allah’ın rızasından,rahmetinden uzaklaşmış,Allah’ın azabını aklına getirmeyen nefsi arzu ve isteklerinin esiri,kulu ve kölesi olmuştur.Böyleleri içinde Allah Teala “Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar (2)” şeklinde anlatmıştır.

    Filozofların deyimi ile

    “Kişinin aklı eğer nefsinin önüne geçerse eğer meleklerden daha üstün bir mevkiye , yok eğer nefsi aklının önüne geçecek olursa bu seferde hayvanlardan daha aşağı bir mertebeye iner” ki bundan da Allah cümlemizi korusun.Artık bu saatten sonra yani bu söze istinaden ister meleklerin bulunduğu bir mevkiden daha yüksek bir mevkiyi arzulayıp ona göre muamele edin,isterseniz de nefsinizin arzu ve isteklerinizin esiri olup hayvanlardan daha aşağı bir seviyeye inin.İrade de senin,akıl da senin.

    Gideceğin yol gösterilmişken, yoldaki tehlike ve tuzaklar anlatılmışken eğer sen kendi kafana göre bir yol çizecek olursan veya anlatılan tuzakları ve tehlikeleri umursamazsan eğer bundan sen sorumlusun ve bundan dolayı da yani başına geleceklerden dolayı da kimseyi sorumlu tutamazsın ve bunun adına da kader diyemezsin.

    Ne zaman onlara: “Şu güzel insanların iman ettiği gibi siz de iman edin” denilse “Yani o beyinsizlerin inandıkları gibi mi inanalım?” derler. Asıl beyinsizler kendileridir de farkında değiller (3)”

    Aslında bu ayet günümüz de hepimizin duyduğu şu cümleye bir cevap niteliğindedir.Ben belki namaz kılmıyorum ama kalbim temiz.Eeeee ne olacak peki, sende bulunan kalp yahudilerde de var,hristiyanlar da da var.Kafirlerde de var.Daha ötesine giderekten hayvanlarada merkeplerde de domuzlardada var.Bu durumda kimin kalbi temiz,kimin kalbi kirli nerden anlayacağız.Tabiki batini olamaz ancak bizler zahiri yani görünene göre muamele eder konuşuruz.Nitekim kişi de dilinin altında saklıdır diye bir deyim de mevcuttur.

    Hz Mevlana’nın da dediği gibi

    “Kalp deniz dil kıyıdır.Deniz de ne varsa kıyıya o vurur “cümlesi bunlara da bir nevi cevap niteliği taşımaktadır.

    Şeytanın vaadleri yada gösterdiği işler ilk planda ne kadarda güzel görünecek olsa da sonu hep hüsrandır ve faciadır. Çünkü o insana hiçbir zaman iyiliği tavsiye etmez.İyilik adına,Hak yolu adına vaadde bulunmaz.En basit örneği namahreme bakıpta eline günahtan başka birş ey geçmeyen odunlara bakabilirsiniz.

    Ey iman edenler! Sakın şeytanın izinden gitmeyin! Her kim şeytanın peşinden giderse bilsin ki o kendisinden hep fena, çirkin ve meşrû olmayan şeyleri yapmasını ister (4)”

    Rab’i tarafından apaçık bir delile tabi olan kimse hiç, yaptığı işler kendisine süslenen ve heva ve heveslerinin peşinden giden kimse gibi olur mu? (5)

    Görüldüğü üzerede şeytan insanlara günahları süsler,püsler,allar, pullar, sevapmış,sonu hayırmış gibi gösterir teşvik eder,insan da bunu sorgusuz sualsiz kabul eder ve sonunda pişmanlıklar içinde bocalar boğuşur durur.İşin içinden çıkamaz hale gelir.Allah göstermesin birde tevbe edip salih amel işlemeden ölürse eğer,sonu yada sonumuz şeytanla beraber cehennem ve elem verici bir azap olur.

    “Şeytan onların akıllarını çelmiş de onlara, Allah’ı hatırlamayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın takımıdır ve şunu unutmayın ki şeytanın takımı ziyan ve hüsrana mahkûmdur (6)”

    Selefi Salihlerden bazıları,şeytanın kendilerine şöyle dediğini anlatırlar

    Önceleri ben insanlarla karşılaşır ve onlara öğretirdim.Ama şimdi onlarla karşılaşınca ben onlardan öğreniyorum

    “Belki de şeytan zeki ve akıllı birine beraberinde süslediği güzel bir kızla hücum eder.Akıllı kimse bu kızla meşgulken farkında olmadan şeytana esir düşer.Esirlerin bağlandığı en kuvvetli bağ cehalet bağıdır.Orta kuvvetler olan bağ heva bağı,en zayıf olanı ise gaflet bağıdır.Mü’minin üzerindeki iman zırhı oldukça düşmanın atacağı oklar ona zarar veremeyecektir (7)”



    (1-M. Zeki Duman / Beyanu’l Hak / C: III / kbz::338);(2-A’raf Süresi’179);(3-Bakara aSüresi’13);(4-Nur Süresi’21);(5-Muhammed Süresi’14);(6-Mücadele Süresi’19;(7-İbn’ul-Cevzi Telbis’u İblis Bkz:56)

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.