Çalışmak Bir İbadet Şekli(mi)dir

Mal biriktirmek,Allah Teala için,O’nun yolunda,mal O’nun rızasına uygun olduğu sürece tevekkülün sıhhatine zarar vermez.Nefsani arzular ve heva uğruna biriktirilen mal ise,tevekküle zarar verir.Allah için mal biriktiren kimse,Allah Teala’nın kendisine farz kıldığı haklar için bu birikimi yapıyor sayılır. Bu haklardan herhangi birini gördüğünde malını harcayacaktır.Allah Teala’nın haklarını eda etmek kulun makamını eksiltmek bir yana daha yükseltecek bir davranıştır (1)”.

Uzun yaşama ümidiyle,tevekkül de bulunmak da sahihtir.Ancak bunun şartı uzun hayatın Allah’a itaat,O’na hizmet ve O’nun yolunda cihad ümidiyle olmasıdır.Buda faziletli bir hal olup rica ve ünsiyet ehlinden bir topluluğun yoludur (2)”

Ben size mal biriktirmeyin,saçıp savurun demiyorum.Burada vurgulamak istediğim şey aslında kötü olan biriktirilen mal değil de biriktirilen malın kullanılış şekli ve şemalidir. Tabi ki bunun yanında bu malı elde etmek için çalışırken güttüğün davayı da işin içine katacak olursak eğer biriktirilen mal Hakk’ın rızasına uygun işleri yerine getirmek,emir ve görevlerini ifa etmek için ise amenna.Buna ibadet diyebiliriz ki bunun sorumluluğu oldukça fazladır.akraba hakkı,fakir fukara ,yoksullara  düşkünlere yardım vs vs .Ancak;

Çalışırken bu ay sonu bir tablet alayım,son model bir cep telefonu alayım,marka bir kıyafet alayım, daha yüksek modelde bir araba alayım ,bir evi varken birde yaşlandığımda hazır bulunsun yada çoluk çocuğuma kalsın gibi mazeretler öne sürerek bu mantıkla çalışmak ve bu mantıkla mal biriktirmek şüphesiz ki sizlerde takdir edersiniz ki bunun yakından uzaktan ibadetle alakası yoktur. Çünkü en basit açıklaması tüm bunları yaparken Hakk’ın rızasını gözeterek değil de kendi geleceğini yada başkalarının geleceğini düşünerek bir mücadele içine giriyorsun.Düşündüğün Allah rızası değil kendi rahatındır yani ki insanların bir çoğunun güttüğü dava budur.

Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v):Kişinin hicreti ne ise eline geçecek olan şey odur. ve diğer bir hadis-i şerif de ise:Şüphesiz ameller niyetlere göredir.Herkes neye niyet ederse eline geçecek odur.Hicreti Allah’a ve Resulüne yönelik olan kimsenin gayreti Allah ve Resulüdür.Kimin hicreti de kendisine isabet etmesini istediği bir dünyalık için veya bir kadın nikah etmek için olursa,onun gayreti de o niyet ettiği şeyedir.’ buyurmaktadır.Nitekim Allah Teala :””Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek bir çok güzel yer ve bolluk (imkân) bulur. Kim Allah ve Resûlü uğrunda hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse artık onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah da çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir (3)” buyurmaktadır

Buhari ve Sahih-i Müslim‘de yer alan doksan dokuz kişiyi,sonra yüzüncü olarak bir rahibi öldüren kişinin kıssasıdır.Hadis de anlatıldığına göre bu adam daha sonra bir alime giderek tevbesinin kabul olunup olunmayacağını sordu.Alim:Seninle tevbe arasına kim girebilir ki? dedi.Sonra beldesini terk ederek Allah’a ibadet edilen başka bir beldeye gitmesini tavsiye etti.Adam beldesinden çıkmış diğer beldeye giderken yolda ölüm yetişti.Rahmet melekleri ile azap melekleri onun hakkında tartıştılar.

Rahmet melekleri;’O tevbe etmiş halde geldi’, diğerleri ise ‘ama henüz oraya ulaşamadı’ dediler.Onlara iki belde arasını ölçmeleri ve adam hangisine yakınsa onu onların alması emredildi. Allah (c.c) bir mesafeye (adam ile gitmekte olduğu belde arasına) yaklaşmasını,diğerine ise uzaklaşmasını emretti. Ölçtüklerinde onu gitmekte olduğu beldeye bir karış daha yakın buldular. Böylece adamı Rahmet melekleri aldılar (4)”.Anlayarak ve irdeleyerek düşünecek olanlara

İşte sizlerin yada insanların bir çoğunun körü körüne,hiçbirşeyden haberi olmadan atalarından, ebeveynlerinden yada diğer büyüklerinden duyduğu ezbere olan çalışmakta ibadettir sözü kişiyi belkide diğer yerine getirilmesi farz olan ibadetlerden alıkoydu.Nasıl olsa çalışıyorum,çocuk çocuğumun rızkını kazanıp ibadet ediyorum diyerek bir çok şeyi terketti ve Allah’a güvendi.Ancak Allah Teala’da “Rabbiniz hakkında beslediğiniz zan var ya, işte sizi o mahvetti ve ziyana uğrayanlardan oldunuz (5)” buyurdu.

Hiç düşündünüz mü? Ne için çalışıyorum ? Hadi istediğin şekilde çalıştın ve Allah Teala da istediğine karşılık dünya hayatında sana istediğin kadar mal,mülk,para,pul verdi.Ne yapacaksın bunları? Diyeceksin ki Allah için harcayacağım.(istisnalar hariç) vallahi yalan söylüyorsunuz.Neden mi? Allah sana el verdi,ayak verdi,göz verdi, daha sayamayacağımız sayıda bir çok nimet verdiği halde bunları Allah yolunda kullanmadın,bunların ötesinde de seni başkasına muhtaç etmeyecek kadar sana rızık verdi,mal mülk verdi sen değil başkasına yardım etmek,başkasını düşünmek hep daha fazlasını istedin hep yarınını düşündün,Ne fakir aklına geldi ne yoksul aklına geldi ne de bu nimetleri sana bahşeden yüce Allah.İşte o zaman da yüce Allah onlara şöyle diyecektir:”Bu güne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi biz de bugün sizi unuturuz. Yeriniz ateştir, yardımcılarınız da yoktur! (6)”.

Peygamber Efendimiz (s.a.v):Allah kıyamet gününde öncekileri de,sonrakileri de toplayıp bir araya getireceği vakit bir münadi gelecek ve bütün yaratılmışlara işittirecek yüksek bir sesle şöyle seslenecektir:Burada toplanmış bulunanlar,kimlerin lütuf ve ikrama daha layık olduklarını bileceklerdir.Haydi herhangi bir ticaretin ve alışverişin kendilerini Allah’ı anmaktan alıkoymadığı kimseler ayağa kalksın. Bunlar ayağa kalkacaklar ama sayıları pek az olacaktır.Sonra diğer yaratılmışlar hesaba çekilecektir buyurmaktadır”.

Oysa şöyle bir geçmişe göz atalım isterseniz:Bizler bu yanlış inançlar ışığında büyütülmüş olsak da Allah Resulü (s.a.v) ve ashabı (Allah hepsinden razı olsun) bizim yapageldiklerimizin yada öğretilegelen şeylerin tam aksini uyguluyordu.Ne olacak ezbere yaşarsan eğer başım Kur’an-a bağlı (şüphemiz yok zaten-haşa) deyip de elinden Kur’an-ı Kerim mealini düşürmediğin halde hiçbir şeyden haberi olmayan insanın hali ne olur. Allah’ın indirdiği emir ve yasaklar Kur’an-ı Kerim de mevcut peki sünneti nerden öğreneceksin hiç düşündün mü? Gerçi evlat yetiştirme ve Kur’an-ı Kerim incelemeleri konusunda üzerinde duracağım ama kendinizi helak ettiğiniz gibi aile efradınızı da helak ettiniz.

Amr b.Dinar el-Kahramani de Salim’den,o Abdullah b. Ömer (r.a)’dan rivayet ettiğine göre:Abdullah pazarda iken namaz için kamet geetirildi,pazardakiler dükkanlarını kapatıp,mescide girdiler.Bunun üzerine İbn Ömer:’Kendilerini ticaretin de alışverişin de Allah’ı anmaktan,namaz kılmaktan… alıkoymadığı yiğitlerdir (7)’ ayetleri işte bu (gibi) kimseler hakkında inmiştir dedi (8)”

İşte sizlerin yani insanların geneli mi dersin birçoğumu dersin sırf dünya telaşı yüzünden,üç beş kuruş daha fazla kazanayım diye ne namaz aklına geliyor,ne cuma aklına geliyor.Velhasıl kelam ot gibi yaşıyor anlayacağınız.Oysa bunların düşündükleri gibi yarım saat içinde biraz daha fazla para kazanacaklar olsa bile ki amaçladıkları para değil nefislerine namaz gibi bir ibadet ağır geliyor bu hadis-i şeriflerde geçtiği üzere sürümü artsa bile bereketi gider şeklindedir. Ancak şurası da bir gerçektir ki bu yolla kazandığın para diğer kazancınıda götürecektir.Bu kaç yapayım derken göz çıkartan ahmak doktorun durumuna benzer.

Oysa Allah Teala buyuruyor ki:””Kim ahiret ekinini isterse onun ekinini artırır,kim de dünya ekinini isterse kendisine ondan birşeyler veririz ama ahirette ona hiçbir pay yoktur (9)”

İbn Kesir bu ayetin tefsirine şöyle açıklık getirmektedir:”Yani kimin çalışıp çabalaması dünyadan bir şeyler elde etmek için olup da büsbütün ve hiçbir şekilde Ahirete yönelik bir çabası,bir gayreti yoksa Allah onu Ahiretten mahrum bırakır.Dünyaya gelince dilerse ondan ona bir şeyler verir, dilemezse o bundan da ötekinden de hiçbir şey elde edemez.Bu şekilde çalışıp çabalayan kişi böyle bir niyet ile dünyada da ahirette de zararlı bir alışveriş yapmış olur.Buna delil şudur:’Kim bu dünyayı isterse bizde burada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabucak veririz.Sonra da onu cehenneme koyarız.O burayı kınanmış ve kovulmuş olarak boylar.Kim de mümin olarak ahireti diler ve onun için gereği gibi çalışırsa işte onların çalışmaları makbul olur.Her birine onlara da,bunlara da Rabbinin nimetinden ardarda veririz.Rabbinin bağışı alıkonulmuştur değildir.Onların kimini kiminden üstün kıldığımıza bak,elbette Ahiret dereceleri itibariyle de daha büyüktür,üstün kalmak bakımından da daha büyüktür (10)’ (11)”

“Allah tarafından gelecek ve geri çevrilmesi mümkün olmayacak olan gün gelmeden önce Rabbinizin çağrısını kabul edip O’na dönün. Yoksa o gün ne sığınacak ne bir delik bulabilirsiniz, ne de yaptıklarınızı inkâra bir çare! (12)”

Allah’ın selamı,rahmeti ve mağfireti hak edenlerin üzerine olsun vesselam…!!!



(1-Ebu Talib El-Mekki / Kutü’l-Kulub / C:3 / bkz:72);(2-Ebu Talib El-Mekki / Kutü’l-Kulub / C:3 / bkz:73);(3-Nisa Süresi’100);(4-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:3 / bkz:272);(5-Fussilet Süresi’23);(6-Casiye Süresi’34);(7-Nur Süresi’37);(8-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:7 / bkz:592);(9-Şura Süresi’20);(10-İsra Süresi’18…21);(11-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:9 / bkz:577);(12-Şura Süresi’47)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.