Buruc Süresi 1-10 Ayetlerin Tefsiri

Buruc Süresi Mekki bir süre olup;Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin birinci yılında bir bütün halinde indirilmiş olup tamamı 22 ayettir.Adını ilk ayetindeki, semada burçlar anlamına gelen buruc kelimesinden almıştır.Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 27,Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre ise 85. süredir (a)

  • 1- Andolsun burçlara sahip göğe,
  • 2– Vaad olunmuş o güne,
  • 3- Şahitlik edene ve şahitlik edilene,
  • 4-5- Lanet olsun tutuşturulmuş ateş hendeklerinin sahiplerine,
  • 6- O zaman onlar o ateşin etrafında oturuyorlar,
  • 7- Ve onlar müminlere yaptıkları şeyleri görüyorlardı.
  • 8- Onların bunlardan intikam almalarının tek sebebi,hükmüne karşı konulamayan (Aziz) ve her övgüya layık (Hamid) olan Allah’a iman etmiş olmaları idi.
  • 9- O göklerin ve yerin mülkü yalnız kendisinin olandır.Allah her şeyi çok iyi görür.
  • 10- Şüphe yok ki mümin erkeklerle,mümin kadınlara işkence edip sonra da tövbe etmeyenler için (evet) onlar için cehennem azabı ve onlar için bir de yanma azabı vardır.

Resulüllah (s.a.v) yanındakilere şöyle buyurdu:Sizden öncekiler arasında bir kral vardı.Bu kralın bir sihirbazı vardı.Sihirbaz yaşlanınca krala:Benim yaşım ilerledi,ecelim yaklaştır.Bana genç bir çocuk ver de ona sihri öğreteyim dedi.Ona bir genç verdi,o da ona sihir öğretiyordu.Sihirbaz(ın kaldığı yer) ile kral(ın yeri) arasında bir rahip vardı.Çocuk rahibin yanından geçince bazı sözlerini dinledi.Hali ve sözleri çocuğun hoşuna gitti.Sihirbazın yanına gittiği zaman sihirbaz onu dövüyor ve neden geciktin diyordu.Ailesinin yanına gittiğinde de onlar da onu dövüyor ve neden geciktin diyorlardı.O bu halinden dolayı rahibe şikayet edince,rahip ona şunu öğretti:Sihirbaz seni dövmek isterse ailem beni geç gönderdi de,ailen seni dövmek isterse sihirbaz beni geç bıraktı de.

Bir gün insanların karşısına oldukça büyük ve korkunç bir hayvan çıktı.Herkesi (başka tarafa gitmekten) alıkoydu.Bulundukları yerden ileri geçemiyorlardı.Çocuk:İşte bugün rahibin halinin mi Allah tarafından daha çok sevildiğini yoksa sihirbazın halinin mi daha çok sevildiğini öğreneceğim gündür dedi.Bir taş alarak:Allah’ım eğer rahibin halini sihirbazın halinden daha çok seviyor ve ondan daha çok razı isen bu hayvanın ölmesini sağla ki,insanlr geçip gitsinler deyip,o taşı attı.O hayvanı öldürdü,insanlar da geçip gittiler.Çocuk rahibe bunu haber verince,rahip:Yavrucuğum,sen benden daha faziletlisin ve şüphesiz ki sen sınanacaksın.Sınanacak olursan,sakın beni kimseye söyleme dedi.

Çocuk anadan doğma körü,abraşı ve diğer çeşitli hastalıkları iyileştiriyor,şifa veriyordu.Kralın da bir meclis arkadaşı vardı,gözleri görmez olmuştu.Çocuğun bu halini işitince çok miktarda hediyelerle yanına gitti ve beni iyileştir,buradakilerin hepsi senin olsun dedi.

Çocuk :Ben kimseye şifa veremem,şifayı veren aziz e celil Allah’tır ancak.Eğer ona iman edersen ben de Allah’a dua ederim,o da sana şifa verir dedi.O da iman edince çocuk Allah’a dua etti,Allah’da ona şifa verdi.Sonra kralın yanına gitti ve daha önce oturduğu yerine oturdu.Kral ona:Ey filan,senin gözlerini sana kim verdi dedi.O da:Rabbim dedi.Kral Ben mi deyince,o hayır benim de Rabbim senin de Rabbin Allah’tır dedi.Kral:SEnin benden başka bir Rabbin’mi var dedi.Adam:Evet,benim de Rabbim,senin de Rabbin Allah’tır dedi.

Kral ona işkencesini çocuğu ele verinceye kadar sürdürdü.Söyleyince çocuğa birisini gönderdi ve getirtip ona:Oğlum senin sihirbazlığın anadan doğma körü,abraşı ve diğer hastalıkları iyileştirecek dereceye kadar mı ulaştı?

Çocuk :Ben kimseye şifa vermiyorum,şifayı ancak yüce Allah verir dedi.Kral:ya ben deyince çocuk hayır dedi.Kral çocuğa:Senin benden başka Rabbin’mi var deyince çocuk:Benim de Rabbim,senin de Rabbin Allah’tır dedi.Onu da işkenceye aldı.Rahibi işkenceye verince kadar da işkencesini sürdürdü.

Sonra rahip getirildi ona:Rahibe dininden dön diye teklif edilince Rahip bunu kabul etmeyince kral testereyi başının ortasına koydurttu ve sonunda iki parça halinde yere düştü.Önceleri ama olan arkadaşlarına dininden dön deyince onlar da kabul etmedi ve onlara da Rahibe yaptıklarının aynısını yaptılar.Aynı teklifi çocuğa da edince çocuk bunu kabul etmedi.Onu bir kaç kişi ile birlikte şöyle şöyle bir dağa gönderdi ve :Dağın zirvesine ulaştığınız zaman,eğer dininden dönerse (mesele yok),değilse onu tepeden aşağıya yuvarlayınız dedi.

Çocuğu alıp gittiler.Onu dağın tepesine çıkardıkları zaman : Allah’ım,dilediğin bir yolla sen beni onlardan kurtar dedi.Dağın üzerinde oldukları halde sarsıldı ve hep birlikte aşağıya düştüler.Çocuk yürüyerek geldi ve nihayet kralın yanına girdi.

Kral :Arkadaşların ne yaptı dedi.Çocuk:Allah onlara karşı beni korudu,bana yetti dedi.
Bu sefer onu bir grup kişi ile birlikte büyükçe bir gemide gönderip şöyle dedi:Onunla denizin ortasına geldiğinizde dininden dönerse mesele yok,değilse onu denize atın,boğun.Onlar da onunla birlikte denizin ortasına geldiklerinde çocuk:Allah’ım dilediğin şekilde onlara karşı beni koru ve imdadıma yetiş dedi.Hep birlikte denize battılar ama çocuk tekrar gelip kralın yanına girdi.Kral:Arkadaşların ne yaptı dedi.O:Allah onlara karşı beni korudu,bana yetti dedi.

Sonra kral şöyle dedi:Sana emrettiğimi yapmadığın sürece beni öldüremeyeceksin, sana emrettiğimi yapacak olursan o zaman beni öldürebilirsin,değilse beni asla öldüremezsin.

Kral:Neyi diyorsun dedi.

Çocuk kralın bu sorusuna karşılık:Bütün insanları bir tek düzlükte bir araya getirip topla,sonra beni bir ağacın gövdesi üzerinde as ve benim ok torbamdan bir ok al,sonra da çocuğun Rabbi olan Allah’ın adıyla de.Eğer dediğimi yaparsan beni öldürebilirsin dedi.

Kral,çocuğun dediği gibi yaptı,oku yayının ortasına yerleştirip,ona ok attı ve çocuğun Rabbi Allah’ın adıyla dedi.Ok,çocuğun şakağına isabet etti.

Çocuk elini okun düştüğü yere koydu ve öldü.İnsanlar da çocuğun Rabbine iman ettik dediler.

Krala:Gördün mü –Allah’a yemin olsun ki- korktuğun başına geldi.İşte bütün insanlar iman ettik denildi.

Kral bunun üzerine emir vererek yol ağızlarına hendekler açtı ve o hendeklerde ateşler yakıldı.Dininden döneni bırakırız,dönmeyeni de o hendeğiniçine atarız dedi

Allah Resulü devamla buyurdu ki:Onlar o hendeklere adeta koşarak,biri diğerini iterek atılıyorlardı.Bir kadın süt emzirmekte olduğu bir oğluyla geldi.Ateşe düşmekte tereddüt gösterir gibi oldu.

Çocuk :Anacığım sabret,şüphesiz sen hak üzeresin dedi.

İşte yukarıdaki ayetlerin tefsiri budur (b)



a-) M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:1 / bkz:207
b-) İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C:12 / bkz:68-73…75

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.