Burçlara İnanmak

Yüce Allah buyuruyor ki:”Gayb alemi ancak Allah’ındır. Gaybı bilmek O’na mahsustur (1)” ve “Allah sizin hepinizi gayba vakıf kılacak da değildir. Fakat Allah, resullerinden dilediğini seçer (ona gaybı bildirir) (2).

İşte “Gün gelecek, Allah peygamberleri bir araya toplayıp: “Sizin tebliğleriniz ümmetleriniz tarafından nasıl karşılandı, nasıl bir cevap aldınız?” buyuracak. Onlar da: “Senin, herşeyi hakkiyle bilen ilminin yanında bizim bilgimiz yok. Zira gayblara vakıf olan, yalnız Sen’sin” diyecekler (3)”.Çünkü “O bütün gaybı bilir. Fakat gayplarına kimseyi vakıf etmez (4)”.

Bu gerçeği öğrendikten sonra yani;gaybe dair bilgilerin yalnız Allah’a ait olduğuna dair bilgisine vakıf olduktan sonra ve Resullerine bildirdikleri hariç onların da gaybe dair bir bilgilerinin olmadıkları hakikatini kavradıktan sonra ve sizlerinde -haşa- bir peygamber olmadığınıza göre;

Risalet silsilesinin yani Peygamberler silsilesinin ahir zaman peygamberi olan Hz Muhammed (s.a.v) ile kapandığı ve ondan sonrada bir peygamber gelmeyeceği hakikati ortada iken;Elin adamı,elin kadını seni nereden bilsin,seni nereden tanısın,senin hakkında nasıl bilgi sahibi olsun.

“Seleften bir zat diyor ki:Kim yıldızlar hakkında şu üç şeyden başka bir inanç taşırsa o hatalıdır ve Allah’a karşı yalan uydurmuştur.Allah (c.c) onları göklerin süs,şeytanlara atılan taş,kara ve denizin karanlıklarında onunla yol bulunan bir rehber (5)” ve “

Katade diyor ki:Yüce Allah yıldızları şu üç husus için yaratmıştır:

Onları göğün süsü olsunlar diye yarattı,

Onlarla yol bulunsun diye yarattı ve

Onları (şeytanları) atış taneleri olarak yarattı.

Her kim bu yıldızlar hakkında bunun dışında bir şeyler söylemeye kalkışacak olursa kendi görüşüne dayanarak söyler ve haddinin dışına çıkar,payını kaybeder,hakkında bilgisi olmadığı bir hususta bir şeyler söylemeye de kendisini zorlamış olur.

Gerçek şu ki,

İnsanlar Allah’ın emri hususunda bilgisizdirler.Onlar bu yıldızlardan hareketle kahinlik ihdas ettiler. Şu yıldızın doğuşu zamanında evlenirse şöyle şöyle olur şunlar şunlar meydana gelir.Şu yıldızın doğuşu zamanında yolculuğa çıkan şunu şunu elde eder.Şu yıldızın doğuşuyla birlikte dünyaya gelen şöyle şöyle olur.Yemin ederim ki her kim bir yıldızın doğuşu ile birlikte mutlaka kırmızı tenlisi de,siyahı da ,uzun boylusu da kısası da,güzeli de çirkini de dünyaya gelir.Ne bu yıldızın,ne bu hayvanın,ne bu kuşun gaybe dair hiçbir bilgisi yoktur (6)”

Evet gökteki yıldızlara bakarak,ya da insanların doğum tarihlerine istinaden kendilerine isnat edilen burçlara bakarak;kişi hakkında fikir yürütmek ve yorum yapmak;geleceğe dair yani gaybe dair konular hakkında bilgi vermek de bunlara inanmakta bunlara yönelmekte akıllı bir insanın yapacağı bir iş değildir.Bunların yaptığı şudur;

Misalen adam sallıyor:Balık burcundaki kişinin şu şu vasıfları varmış,şununla şununla karşılaşacakmış,ileride şöyle şöyle olacakmış daha bir sürü zırvalama,saçma sapan yorumlar.Bu kadar avam tabakasından cahil kesim olduğu müddetçe bu ve bunlar gibilerin olmaması beklenemez.Bunlar da biliyor ki;bu yazdıklarımı bin kişi okusa bu bin kişiden ya hiçbiri yada ancak ikisi bir araya gelir.Birisine tutmasa başkasına tutar yazdıklarım pardon salladıklarım.

Nasıl olsa bunlar birbirini görmediğine göre ve görmelerine de imkan olmadığı içindir ki yazmaya devam diyerek ; sizi sizden alıyorlar sizin benliğinizi kendi kontrollerine geçiriyorlar.Aslında burçlar yani astroloji ile ilgili yapılan görüşlerin gerçek anlamı şudur:

O görüşler,o yorumlar yani astroloji ile ilgili yapılan yorum ve yazılar sizlere uymuyor.Siz kendinizi o yapılan yazı ve yorumlara benzetmek için kılıktan kılığa şekilden şekile giriyorsunuz.Yani kendi benliğinizi bırakıp başkasının maskesi altına bürünüyorsunuz ki bu konuyla ilgili Gençlik Elden Gidiyor adlı yazmış olduğum makalede ele almıştım.

Zaten o burçlara dayanarak yorum yapanlar ve görüş belirtenlerin bir faydası olsa idi en başta kendilerine faydası olurdu ki;Başkalarının sırtından nemalanıp başkalarının ceplerini boşaltacağına daha kestirme yoldan ve daha fazla dünyalık kazanma yollarına giderlerdi.Ancak bunların yaptığı küfre düşmek olduğu gibi başkalarını da küfre düşürmekten geri durmuyorlar.Çünkü yüce Allah Kitabı Kur’an-ı Kerim de:

“Bütün göklerin ve yerin gaybını bilmek de Allah’a mahsustur! (7)” şeklinde buyurmaktadır.

Bu gaybe dair görüş ve yorum belirtenlere sormaz mısınız ki:”Ne o, bu adam gaybı öğrenmenin yolunu mu buldu, yoksa Rahman’dan kesin bir söz mü aldı? (8).Yoksa gayba dair bilgiler kendilerinin elinin altındadır da, onlar oradan istedikleri tarzda yazıp kopyalıyorlar mı? (9).

Yoksa gayb kitabı yanlarında da, onlar oradan mı yazıp duruyorlar? (10)”.Onlara inanlar ve o kişilerin tuzağına düşenler bilmez misiniz ki ve onlara söylemez misiniz ki “…gerek göklerde gerek yerde olanlardan hiç kimse gaybı bilemez, gaybı yalnız Allah bilir (11)”

O gaybe dair bilgiler söyleyenler ve cinlerden şeytanlardan haber aldığını söyleyen dinden,imandan uzak olanlara denilecek en güzel cevap yine Allah’ın kelamı iledir.Yüce Allah buyuruyor ki:”(Şeytanlardan bahsediyorlar) şeytanların asıl kime indiğini bildireyim mi? Onlar yalan ve iftiraya, günaha düşkün kimselere inerler (12)”

Hz Ali,Hz Ömer ve diğer sahabiler (r.a) bundan asırlar önce böyle bir tehlikenin varlığını hissetmiş ve “Ey insanlar! Karada ve denizde yol bulmaya yarayan hariç, yıldızları öğrenmekten sakının.Zira bu kehaneti davet eder.Müneccim,kahin gibidir.Kahin sihirbaz gibi,sihirbaz da kafir gibidir.Kafir ise cehennemdedir.Allah’ın adı üzere yürüyün (13)” şeklinde buyurmuştur.

O yıldızlara-burçlara dayanarak yaptığınız yorumların gerçek mahiyeti;yani yıldızların yaratılmasındaki maksat insanların karakteristik özellikleri için değil;altta verilen ayetlerde belirtilen sebepler içindir ki bunlarda:

“Biz yere en yakın semayı yıldızlarla süsledik (14)”.”Karanın ve denizin karanlıkları içinde size yıldızlardan yararlanıp yol bulma imkanı veren O’dur. Gerçekten bilmek, öğrenmek isteyen kimseler için âyetlerimizi açıkça bildirdik (15)”.”O’dur ki güneşi bir ışık yaptı. Ay’ı da bir nur kılıp, ona birtakım konaklar tayin etti ki yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz. Allah, bunları boş yere değil, ancak hikmet uyarınca, sabit bir gerçek olarak yaratmıştır. Bilip anlayacak kimselere Allah ayetleri böylece açıklar (16)”.

“Biz yere en yakın semayı lambalarla donattık. Onları şeytanlara atılan mermiler yaptık. Hem onlara alevli ateş hazırladık (17)”.”Gerçekten Biz, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için yıldızlarla süsledik (18)”.”Gökte burçlar yaratan, onların içinde bir kandil (güneş) ve nurlu bir ay yerleştiren Allah, yüceler yücesidir, hayır ve ihsanı sınırsızdır (19)”.

Yani:

Semaya bir süs,

İnsanların yön bulabilmesi

kıbleyi tayin edebilmesi için

Şeytanlara atılan mermi.

Bu arada şu arada şöyle bir yaklaşımda bulunmak istiyorum ancak bunu söylerken de herhangi bir kaynağa yada ilmi bir bilgiye dayanarak böyle bir görüş belirtmiyorum.Bu kendi görüşümdür:

Sizin o yıldız kayması dediğiniz ve yıldız kayarken de bir dilek tut ki dileğin gerçek olsun gibisinden düştüğünüz şirk büyük bir günahtır ve Allah affetmezse eğer sonu cehennemdir.Ancak o yıldız kayması da belki de önemli bir olayın vuku bulacağının habercisidir.Çünkü yüce Allah ;

“Biz yere en yakın semayı lambalarla donattık (Mülk Süresi’5)”.”Hem onu kovulmuş her şeytandan koruduk (20)”.”Ancak kulak hırsızlığı edenler olursa, onu da parlak bir ışık kovalar (21)”

Çünkü daha öncesinde “Önceleri biz göğün bazı yerlerinde oturup dinleme merkezleri edinirdik. Ama şimdi kim dinlemeye kalkışırsa, derhal kendini gözetleyip izleyen bir alevle karşılaşıyor (22)”

Bu arada ben burçlara değil burçlara dayanarak yapılan yorum ve görüşlere karşıyım ki bu açıkça bir şirktir.

Yanlış bir görüşümüz ve izahımız olduysa eğer Allah’ın affı mağfiretine sığınıyoruz.

Allah’ın selamı hak edenlerin üzerine olsun vesselam…!!!



(1-Yunus Süreesi’20);(2-Al’i İmran Süresi’179);(3-Maide Süresi’109);(4-Cinn Süresi’26);(5-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:4 / bkz:227);(6-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:8 / bkz:213);(7-Nahl Süresi’77);(8-Meryem Süresi’78);(9-Tur Süresi’41);(10-Kalem Süresi’47);(11-Neml Süresi’65);(12-Şuara Süresi’221-222);(13-Hz Ali’nin / Konuşamarı,Mektupları / Nehcü’l Belağa bkz:78);(14-Saffat Süresi’6);(15-En’am Süresi’97);(16-Yunus Süresi’5);(17-Mülk Süresi’5);(18-Hicr Süresi’16);(19-Furkan Süresi’61);(20-Hicr Süresi’17)(21(22-Cinn Süresi’9);-Hicr Süresi’18)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.