Bu Gidiş Nereye

Yolculuk Nereye Ayet Ve Hadisler Işığında



Allahım,bizi sapan ve saptıran değil,doğru yolda olup kurtuluşa ulaştıranlardan, düşmanlarından uzaklaştırıp dostlarına yaklaştıranlardan, sana kulluk edenleri Senin rızan için sevip,Sana karşı gelenlere yine Senin rızan için düşmanlık besleyen kullarından eyle….(Hz Muhammed)(s.a.v)

Nitekim insanı insan yapan özelliklerden birisi de güzel ahlaktır,edeptir.Güzel ahlakı da elde edebilmek ve bu özelliği kazanabilmek ve kendinize vird yani alışkanlık edinebilmek için de tek yol,tek çare; Kur’an-ı Kerim’in emir ve yasaklarına riayet etmek ve öğrenmek, sünnet üzere anlatılan rivayetlere göre kendine bir yaşam tarzı belirleme ve sahabenin yaşam tarzı ile yaşamak için mücadele vermektir

Bunları yapabilmek içinde,bir mürşide ihtiyacın vardır.Hakiki mürşit de ilim olduğuna göre bizlere düşen Allah’ın varlığını ve birliğini kabul edip,Resulüllah (s.av)’in O’nun kulu ve Resulü olduğunu kabul ettikten sonra (Eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh: Ben şehâdet ederim ki, Allah’dan başka hiçbir ilâh ve hakikî ma’bud yoktur ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed, Allah’ın kulu ve peygamberidir.) hak yolun yolcusu olabilmek için,o yola girebilmek ve o yolda sebat gösterebilmek için ilim,ilim,ilim.

Yani Hakk’a yaklaşabilmek için,ilim haricinde ikinci bir seçenek yok diyebiliriz.Çünkü Allah-u Teala’yı ne kadar çok tanırsan o kadar çok sever ve o kadar O’na bağlanırsın.Allah’ın seçtiği kuları müstesna.Yukarı da belirtildiği üzere;Kur’an-ı Kerim’in emir ve yasaklarını öğrenmek,Sünnetleri ve sahabenin yaşam tarzını öğrenmeyi ilmin bütünlüğü içine aldığımı belirtmek istiyorum.İlmin ana kaynağı da Kur’an-ı Kerim’dir buda böyle biline vesselam…!!!

Hak Teala buyuruyor ki;”Gemide yolculuk yaparken boğulma tehlikesine düşünce bütün kalpleriyle yalnız Allah’a yalvarırlar. O da onları kurtarıp karaya çıkarınca bir de bakarsınız ki yine müşrik oluvermişler! (1)”.Yani siz sadece dara düşünce Rabbinizi anıyorsunuz,ona yalvarıyor,ondan yardım dileniyorsunuz.Ancak ne zaman ki refaha kurtuluşa kavuşuyorsunuz, yalvarmaların, sızlanmaların,duaların yerini bu sefer de isyan yada Allah’ın emirlerine muhalefet alıyor.

Bir dakikanızı ayırıp da düşünmez misiniz yolculuk nereye

Oturup saatlerce müzik dinleyerek,televizyon izleyerek, internette boş boş gezinerek,oyun sitelerinde oyun oynayarak,sosyal paylaşım sistemlerinde anti sosyal bir hale girerek,sohbet edip arkadaş bulabilmek için sitelerde ,çöpçatan kanallarında gezinerek,ahlaki çöküntüye sebep olacak sitelerde,görüntü,resim yada ses dosyaları indirip onları onları izleyerek yada dinleyerek nereye varmayı düşünüyorsun?

Böyle kuru kuruya Müslümanlık taslayıp da kendi nefsi arzularının peşinde koşturduktan sonra Allah’ın rahmetini ve mağfiretini beklemek kuruntudan öteye geçmemektedir.

“O halde sizi dünya aldatmasın ve çok hilekâr şeytan da sizi Allah ile aldatmasın, Allah’ın affına güvendirmesin! .(2)”Tabi ki en doğrusunu ancak Allah (c.c) bilir.

Müslümanız dedik,amenna; ancak iş,söz konusu icraate gelince Müslümanlık’la alakamız ne kadar var,ne kadar Müslümanlığa yakınız,ne kadar bihaberiz,ne kadar uzağız,bu soruyu herkes kendine sorsun ve bunun cevabını da kendi bulsun.Ondan sonra da az bir zaman harcayarak başını netten,televizyondan,müzikten vs vs ıvır zıvır işlerden kaldırarak azıcık bulduğu cevabı düşünsün ve vicdan muhasebesi yapsın.Geylani Hz ne güzel demiş:’Tevhidi kapıya koyup şirki eve buyur etmek münafıklıktır’.Evet maalesef kabul etmesekde etmeselerde yada etmesenizde gerçek bu.Müslümanız dedik demesine ama mü’min olmayı unuttuk vesselam..!!!

Yüce Allah Hz Kur’an da buyuruyor ki;
“(Ben Müslümanım deyip de iyi işler yaparak insanları Allah yoluna davet eden kimseden daha güzel sözlü kim olabilir (3)”.

Ne acıdır ki bizler,yada bir kısım şahsiyetler Kur’an-ı Kerim’in dediklerini değil,Allah Resulünün ve sahabenin yaşam tarzını değil uygulamak,öğrenmeye bile tenezzül etmeyip tamamen batı kültürüne,modern yaşam tazı dedikleri pisliğe gözlerini dikti ve bunları kendilerine örnek olarak aldı.Nitekim örnek alınacak bir kişi varsa ; O kişi de başta Hz Muhammed (s.a.v) olmak üzere O ve O’nun seçkin ashabının yaşam tarzıdır.

İnsanlar ‘La ilahe illallah Muhammeden Resulüllah’ diyen kimse cehennemde kalmayacaktır hadisine güvenerek,kendilerini birnevi cehenneme girmeye kendileri-ni şartlandırdı ama oradan çıkıp çıkmayacağı işte mechuldur.

Her ne kadar hadis-i şerif de La ilahe illallah Muhammeden Resulüllah diyen kimse cehennemde ebedi olarak kalmayacaktır densede bunun arkasında yani batıni olarak ne gibi anlamlar saklıdır yada anlatılmak isteniyor kimse bunu pekde umursamıyor işin gerçeği.İşte en azından özetle şunu söyleyelim La ilahe illallah Muhammeden Resulüllah kelime-i tevhidini dilinle tekerrür etmen her ne kadar güzel bir alışkanlık ve zikir olsada asıl önemli olan husus bunun içerisini doldurmaktır ki buda Kur’an-ı Kerim’de belirtilen emir ve yasaklar,Peygamber Efendimiz tarafından aktarılan ve bugüne kadar uygulanagelen emir ve yasaklardır.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim de buyuruyor ki;

“Ey Âdem’in evlatları! Bakın size edep yerlerinizi örteceğiniz giysi, süsleneceğiniz elbise indirdik. Fakat unutmayın ki en güzel elbise, takvâ elbisesidir. İşte bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Olur ki insanlar düşünür de ders alırlar (4)” şeklinde buyurmuştur.Birileri eğer üstünlüğü,güzelliği,takvayı eğer başkalarının gözüne kendini beğendirmek için türlü türlü şekillere girerek kazanacağını sanıyorsa bu büyük bir aldanma ve yanılgıdır.Böylelerine diyecek tek söz yaptığınız ahmaklıktan başka bir şey değildir ki zaten bu konuda kişisel yorumnlar bölümünde bulunan Bakara Süresi 138.Ayet hakkında olan başlıkda açıkladık.

Artık öyle bir zaman da yaşıyoruz ki,ne acıdır ki bir kısım şahsiyetler tamamen nefsinin arzu ve esiri olmuş,gerçeklerden bihaber.Aslında bu tip şahsiyetlere ,kişilere bir nevi yardımcı olmak gerekir ancak bir noktaya kadar,Bir noktadan sonra ki herkes görüyordur sanane , benim günahım bana,senin günahın sana,her koyun kendi bacağından asılır gibi asılsız sözler söyleyerek,konuyu bireyselleştirerek karşı tarafı susturmaya uğraşır ve nitekim bu konu da da başarılı oluyorlar.Hz İsa’nın dediği gibi;”Cevher gibi değerli bir taşı,adi hayvanların boynuna takmayın”.Çünkü takacak bile olsan,o hayvan ondan hiçbir şey anlamaz.Varlığı da yokluğu da onun için bir değer ifade etmez.İşte bu tip insanlara konuşsan da konuşmasan da fark etmez.Onlar bildiklerini okurlar.Diğer bir değimi ile Hakk’tan uzaklaşana Hakk’tan bahsetmek belkide Hakk’a karşı saygısızlık olur.Çünkü karşındakinin nasıl bir densizlik yapacağını kestirmek çok zordur.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim de buyuruyor ki;

“Onların kalpleri vardır ki, onlar ile anlayamazlar ve onların gözleri vardır ki, onlar ile göremezler ve onların kulakları vardır ki, onlar ile işitemezler. Onlar hayvanlar gibidirler, belki onlar daha sapıktırlar. İşte gâfil olanlar onlardır.(5)”

Nerden geldiğini ve nereye gideceğini ve giderken ne götüreceğini (daha doğrusu götüreeeyceğini),kazandığın her şeyin senden öncekilere olduğu gibi aynı şeyin sana da tekerrür edeceği üzere her şeyin bir çırpıda ellerinden kayıp gideceğini ve sadece yapıp ettiklerinle yani ama iyi ama kötü amellerinle başbaşa kalacağını bilmene rağmen halen yolculuk nereye ve o yolculuk için ne gibi azıklar gerektiğini düşünüp de ona göre kendini hazırlamayacak mısın?

Basiret gözün bu kadar kör mü oldu ki hiç düşünmüyorsun? Vicdan muhsabesi yapmak için illa ki bazı şeylerin gerçekleşmesi mi gerek? ki perde kalktığı zaman artık geri dönüşü olmayacağı için değil muhasebe yapmak pişmanlıklar içinde boğulacak,belki de son nefesimizde şeytana mağlup düşeceksin yada düşeceğiz.Allah cümlemizi bundan muhafaza eylesin İnşallah.

Hz Muhammed (s.a.v) bir hadis-i şerif te buyuruyor ki;

Yüce Allah’ın senin yüzünden bir kişiyi doğru yola kavuşturması,senin için bütün dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır.

Yine Hz Muhammed (s.a.v) bir hadis-i şerif te buyuruyor ki;

Allah’ı hatırlatacak ve Allah’a yaklaştıracak şekilde öğreten ve öğrenenden başka dünyada ne varsa lanetliktir (Tirmizi)

O çok değer verdiğimiz yada verdiğniiz diziler,müzik,tv kanalları,arkadaşlar yada gezmek tozmak vs vs işler,emin olabilirisiniz ki Allah (c.c) en iyisini bilir ama yarın mahşer meydanında aleyhimize bizlerden şikayetçi olursa o zaman nasıl bir yanıt vereceğiz Yüce Allah’a nasıl bir mazeret uyduracağız ki zaten geçerli olmayacaktır .Sonumuzu acıklı bir son bekliyor.Allah hayırlara vesile kılsın sonumuzu İnşallah…!!!

Gerçi bunlar söze ve hayata geçirmesi insana çok kolay gelsede,bunlardan vazgeçmesi ve bunlara sırtını dönmesi nefse çok ağır geleceği için zordur ama imkansız değildir.Bunu başarmak içinde bunlarla yatıp kalkacak olursan eğer bir arpa boyu bile yol alamazsın ki nitekim de bunun örneklerini çevremde veya sanal ortamda yapılan paylaşımlarla ilgi alanları çakıştığı için çok rahat bir şekilde anlaşılıyor ve görülüyor.

Allah Teala cümlemizi hidayete erdirdiği kullarından eylesin inşallah…



(1-Ankebut Süresi’65);(2-Lokman Süresi’33);(3-Fussilet Süresi Ayet=33);(4-A’raf’26);(5-A’raf’179)