Bedeni Islah Etmek Dini Islah Etmeye Sebeptir Nasıl mı?

  • 03 Temmuz 2018
  • 17 kez görüntülendi.

Nefsime baktığımda gördüm ki düşünceleri saf ve temiz olduğunda,mutat olaylardan ibret aldığında,salihlerin kabirlerini ziyaret ettiğinde,uzleti ve Allah’a yönelten işleri istiyor.Bir gün nefsime dedim ki;

Sen benimle bunları konuşmuştun.

Peki hedefin nedir?

Arzularının nihayeti nedir?

Sen benim çölde oturup da hiç bir kimseyle konuşmamamı,cemaatle namaz kılmamamı,bildiklerimi kimseye aktarmadan zayi olup gitmemi mi istiyorsun?

Düzensiz yemek yiyip de iki günde zayıf ve yorgun mu düşeyim?

Güç getiremyeceğim sert elbiseler mi giyeyim?

Yoksa benden sonra kulluk yapacak olan zürriyetimin rızkını temin temin etmekten uzak mı durayım?

Vallahi eğer senin dediğini kabul edersem,ömrümü harcadığım ilim bana fayda vermemiş olur.

Ey Nefsim!

Biliyorum ki sen bu konuda hatalısın ; ilim sana sirayet etmemiş.İyi bil ki beden binektir.Kişi bineğine yumuşak davranırsa,o bineği evine ulaştıramaz.Burada kastettiğim ; bedenin şehevi arzularını sürekli tatmin etmek değildir.Ben bedenin ihtiyaçlarını yetecek (helal olanı) kadarın karşılamak gerektiğini söylüyorum.O zaman düşünce berraklaşır,akıl net düşünür,zihin güçlenir.Zihnin berrak düşünmesine engel olan hususu Peygamber ‘in (s.a.v) nasıl izah ettiğini görmüyor musun?

Kişi öfkeli iken,iki kişi arasında hüküm vermesin

Alimler bu hadise kıyasen aç kalmayı ve tuvaletine sıkışık olmayı da eklerler.

İnsan tabiatı yemekle meşgul olan bir köpek gibi olabilir mi? Köpeğin öününe meşgul olacağı bir şey atıldığında,o bunu yemekten zevk alır.

İnsan için şeylerden uzlete çekilme vardır,hayırlı şeylerden değil.Eğer her şeyden elini eteğini çekmek senin için hayırlı olsaydı Peygamber’den (s.a.v) ve ashabdan bu konuda rivayetler gelmiş olurdu.

Ben nice topluluklar gördüm ki aç ve susuz kalmalarından ötürü fikirleri köreldi,hezeyanları arttı,melankolik bir hale düştüler ve insanlardan soyutlandılar.Onlardan bazıları kendilerine getirilen adi yiyecekleri yediler ve onları kustular ;bir,iki ve üç gün hiçbir şey yemeden durdular ve bunun da bir lütuf olduğunu zannettiler.Daha sonra bu kişilerdeki sindirim sistemi tarumar oldu.Bu halleri onları halüsinasyon görmeye sürükledi.Hatta bir karartı gördüklerinde onu melek zannettiler.Vallahi ilim ve akla yönelmek gerekir.Aklın nurunun sürdürülmesi gerekmez.İlmin ise azaltılması caiz olmaz.Şayet akıl ve ilim muhafaza edilirse vaktinde yapılması gereken görevler eda edilmiş olur,eza verecek şeyler defedilir ; ıslah edici şeyler ise icra edilir.Böylece yemede,içmede ve insanlarla iletişimde kurallar yerine oturtulmuş olur.

Nefsim bana dedi ki;

Bana görev ver ve beni ilaç reçetesi yazılmış bir hasta olarak kabul et! Ben de nefsime dedim ki;

Ben sana ilmi işaret ediyorum ki ilim daimi bir tabiptir ve her lahza,her hastalığa uygun bir ilaç yazar.Özetle senin yapman gereken konuşmalarında,bakışlarında tüm organlarınla Allah’tan korkman ; yemen ve içmeni helal yoldan temin etmen,her anında ıslah edici hayırlı işlerle uğraşman,zamanını en faziletli şeylerle geçirmen,seni zarara uğratacak veya kazancını azaltacak işlerden de uzak kalmandır.

En Nefsim!

Bana niyetini söylemeden önce bir amel işleme! Endişe verici ölüme karşı hazırlıklı ol.Çünkü sen onun ne zaman geleceğini bilmiyorsun.

Ey Nefsim!

Bedenine faydalı olacak şeylere karşı direnme.Bilakis o faydalı olan şeylere karşı koş.Bedenin ihtiyacını arzusuna göre değil ; meşru olarak gider.Çünkü bedenin salahı dinin salahına sebeptir.

Başkalarının ‘Bu ne kadar takva sahibi,geceleri uyumaz,sadece sirke,ekmek yer’ söylemeleri için ahmakça bir düşünceye kapılma.Bedenin gücüne göre hareket et ve kaldıramayacağın yükün altına girme

Hayvan bile bir nehre veya göle geldiğinde sen onu geçirmek için itsen o hayvan suyu geçebileceğine ikna olduğu takdirde o suya atılır.Aksi halde sen onu öldürsen,o hayvan yine de suya atılmaz.

Her beden kuvvet konusunda müsavi değildir.Bazı insanlar daha işin başında ağır yükün altına girmişler ve bu durumda onları hayır yolundan alıkoymuştur.Bunun için de kalplerinde büyük bir hiddet oluşmuştur.İşte tüm bunlar göz önüne alındığında senin yapman gereken,ilme sarılmaktır.Çünkü ilim her derde devadır.

Muvaffakiyet Allah’tandır



Kaynak : İbn Kayyım el-Cevziyye / Tehlikeli Tuzaklar / bkz:75-77