Bakara Süresi Muhammed Gazali Tefsiri

Hicretten sonra bütün çabalar,Medinei Münevvere’de ilk İslam toplumunu oluşturmak için seferber edildi.Müslümanlar tek tek putperest entrikalarıyla mücadelede başarılı olmuşlardı.İşte aynı müslümanlar,dinlerinde samimi ve ihlaslı oldular,sonuçta da toplumlarını bir araya getirip,devletlerini kuracakları bir vatan buldular.

  • Ancak müslümanlar bu yeni yurtlarında bir başka düşmanlıkla,dinin sadece kendi ırklarının tekelinde olduğunu iddia eden Yahudilerin düşmanlığıyla ansızın karşı karşıya geldiler.Yahudiler bu yeni rakiplerine kaşlarını çataraqk soğuk davrandılar,onlarla mücadele etmek için hazırlıklara başladılar ve onlara karşı gizli ve açık tuzaklar kurdular.

Hicaz’ın verimli bölgelerini kendilerine yurt edinen Yahudi kabileleri,Romalıların baskı ve zulümlerinden inançlarını kurtarmak için kaçmaya başladılar.Sonuçta Ümmi Araplar’ın yaşadığı bölgelere gelerek,onların arasında rahat bir hayat yaşadılar ve onlara hep tepeden baktılar.Putlarla savaşmak için hiçbir çaba harcamadılar,insanları Allah (c.c)’a davet etmediler ve beşeri öğretilerin yerine geçmesi için İlahi öğretileri onlara sunmadılar.

  • Hayır! Onlar bunları yapacaklarına,dışa kapandılar,kendi miraslarına güvendiler ve dinin kendileri için bir imtiyaz olduğunu ve hiçbir kimsenin bu dine ortak olamayacağını zannettiler.İslam dini gelmeye başladığı zaman,onlar bu ruh halleri üzere kaldılar mı? Hayır! Üstelik bu yeni ‘İlahi Öğreti’yi reddettiler ve işleri altüst oldu.

Son peygamber onlara şefkatle yaklaşıp iyiliklerde yardımlaşmak için gayret gösterdi.Ancak onların kin ve nefretleri üstün geldi ve kötülükleri artmaya başladı.Artık müslümanlar , yeni sahip oldukları bu hicret yurdunu,bir taraftan inşa ederken diğer taraftan da savunuyorlardı.Ayrıca toplumlarını vahyin yönlendirmesiyle kuruyorlar ve oluşmakta olan bu yeni toplumu,kin ve nefreti apaçık olan düşmanlara karşı da savunuyorlardı.

İşte böyle bir atmosferde,Kur’an-ı Kerim’in en uzun ve birbirinden farklı öğretileri en çok bünyesinde toplayan süre olan Bakara Süresi nazil oldu.Süre,Yahudilerin elinde bulunan Tevrat’ın tahrif edildiğine ve bozulduğuna,dolaylı olarak işaret etmektedir.

“O Kitap ki:onda asla şüphe yoktur ve O,müttakiler için bir yol göstericidier (1)”.Sanki diğer kitap’lar şüphe makamındadır ve içlerine sonradan eklemeler dolayısıyla,ne takvayı gerçekleştirebilir ve de davranışları temizleyip düzeltebilirler.

Bakara Süresinin saymış olduğu ‘Muttakilerin Özellikleri’ çoktur.Takva kavramı bu sürede,diğer sürelerden farklı olarak,otuz küsür yerde tekrar edilmektedir.Takva, birçok risalette diğer ümmetlerden de istenilen genel bir özelliktir .

  • “Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır.Sizden önce kendilerine Kitap verilenlere ve size Allah’tan korkun diye emrettik.. (2)”

İslam’ın beş şartlarından bahsetmesi sebebiyle Bakara Süresi diğer sürelerden ayrılır;

  • “Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb’inize kulluk ediniz (3)”
  • “Namazlara ve orta namaza devam ediniz.Allah’a saygı ve bağlılık içinde namaz kılınız (4)”
  • “Ey iman edenler! Kendisinde alış verişin,dostluk ve kayırma bulunmayan gün (kıyamet) gelmeden önce,size verdiğimiz rızıktan hayır yolunda harcayın (5)”
  • “Ey iman edenler! Oruç,sizden öncekilere farz kılındığı gibi,size de farz kılındı (6)”
  • “Haccı Ve Umreyi Allah için tam yapın.. (7)”

Bu süre Allah (c.c)’ın konuyla ilgili olarak eklenmesini istediği ayetleri eklemek için Medine dönemi boyunca hep açık kalmıştır.Zira Kur’an’da en son nazil olan ayetin ,yüce Allah’ın (c.c) şu sözü olduğu herkesin malumundadır.

“Allah’a döndürüleceğiniz,sonra da herekese hak ettiğinin tam olarak verileceği ve kimsenin haksızlığa uğratılmayacağı bir günden (kıyamet gününden) sakının (8)”

Allah (c.c) müminleri üç ayette,kafirleri iki ayette,münafıkları ise tam otuz üç ayette anlatmaktadır.İşte bu,münafıkların tüm toplum katmanlarına verecekleri kötülüklerin endişesine ve etkilerinin tehlikesine işaret etmektedir.

Allah (c.c)’a ve ahiret gününe inanmaya genel bir davet,Kur’an-ı Kerim’in mucizeliği,onu getiren elçinin doğruluğu ve düşmanlarının kayıplarına kısaca temas ettikten sonra,ayetler,risaletin karşısına duran insan gruplarını,onların mü’min ile kafir ya da ahde vefa ile vefasızlık arasındaki konumlarının farklılığını anlatmaya başlamıştır.

Alemlerin Rabbi olan Allah (c.c) böylesi adi ve aşağılık duruşa layıkmıdır? Hiç yoktan varetme ve yaratma gibi sonsuz nimetlerin karşılığı,bunları bizlere ihsan edeni inkar etmek midir? Bu nasıl bir nankörlük acaba?

“Siz ölü iken sizi dirilten (dünyaya getirip hayat veren) Allah’ı nasıl inkar edersiniz? Sonra O sizi öldürecek,tekrar sizi diriltecek ve sonunda da yine O’na döndürüleceksiniz (9)”

Böyle bir ayetten sonra,yaratılışın başlangıcı insanoğlunun sorumluluk yüklenmesi ve Hz Adem (a.s) ve oğulları ile Şeytan ve zürriyeti arasındaki kesintisiz mücadeleden bahsetmek çok tabiidir.Bu sürekli mücadele,son peygamber Hz Muhammed (s.a.v)’le hak karşıtı ebedi savaşta şeytanın askerleri olmayı tercih eden Yahudiler arasında,çok çetin bir düşmanlık şeklinde ortaya çıkar.

Kur’an,Yahudilerin elinde bulunan Tevrat ve diğer bilgileri ayrıntılı olarka değil,sadece genel olarak onaylamaktadır.Yahrife uğramamış ya da kendi öğretileriyle uygunluk içerisinde olan genel bilgileri,Kur’an’ın bunları hatırlatmasının sebebi ise,bu bilgiler ışığında,Yahudilerle adil bir hesaplaşma yapmak içindir.

Bakara Süresi,Yahudilerin uzun tarihleri boyunca karşılaştıkları ve ellerindeki Ravrat’ta da zikredilen,on altıdan fazla sorun ve problem saymıştır.Ama buna rağmen Kur’an’a değer verme ve bu sebeple Allah’a şükretme hüsnü zannını göstermemişlerdir.Kur’an bu sorunları anlatmaya şu ayetle başlıyor:

“Hatırlayın! Size azabın en kötüsünü tattıran (…) Firavun taraftarlarından sizi biz kurtardık (10)”

Yahudiler bu kurtuluş nimetini gereğince takdire dip hakkını verebilmişler midir? Ardından Allah (c.c) onların düşmanlarını cezalandırmış ve gözlerinin önünde denize dökmüştür.Acaba bu kıssasın adaletini anlayıp zalimlerin helakı sebebiyle,Rabb’lerine hamd edebilmişler midir?



Kaynak = Muhammed Gazali / Kur’an’ın konulu Tefsiri / bkz: 15-19

(1- Bakara 2) ; (2- Nisa 131) ; (3- Bakara 21) ; (4- Bakara 238) ; (5- Bakara 254) ; (6- Bakara 183) ; (7- Bakara 196) ; (8- Bakara 281) ; (9- Bakara 28) ; (10- Bakara 49)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.