Bakara Süresi 99-103 İbn Kesir Tefsiri

  • 14 Şubat 2018
  • 88 kez görüntülendi.

Bakara Süresi 99 Ayet Meali = And olsun ki sana apaçık ayetler indirdik.Onları sadece fasıklar inkar eder.

  • Bakara Süresi 100 Ayet Meali = Ne zaman onlar bir andlaşma yaptılarsa,yine kendilerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

Bakara Süresi 101 Ayet Meali = Allah tarafından kendilerine,yanlarında bulunanı tasdik edici bir elçi gelince Ahl-i kitaptan bir grup,sanki Allah’ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına atıp terk ettiler.

Bakara Süresi 99-100-101 Ayetin Tefsiri = İbn Abbas (r.a) ;’And olsun ki sana apaçık ayetler indirdik’ ayetini şöyle tefsir eder;Sen hiç bir kitap okumamış bir ümmi iken,onlara sabah akşam ve bu ikisi arasındaki vakitlerde sürekli olarak kitabı okuyor,bunları haber veriyor,ellerindeki bilgileri aynen olduğu gibi kendilerine bildiriyorsun.Allah (c.c) eğer bilirlerse onlar için bir ibret ve açıklama,kendi aleyhlerine de hüccet olduğunu söylemektedir..

İbn Surya el-Fatyumi, Resulüllah (s.a.v)’e ;’Ey Muhammed ! Bize aşina olduğumuz bir şey getirmedin.Allah sana açık bir ayet/mucize indirmedi ki sana tabi olalım’ deyince Allah (c.c) ‘And olsun ki sana apaçık ayetler indirdik.Onları ancak fasıklar inkar eder’ ayetini indirdi.Allah Resulü (s.a.v) peygamber olarak gönderilip onlara Allah’ın (c.c) onlardan aldığı ahitleri ve Muhammed (s.a.v) hakkındaki emirlerini söyleyince

Malik b. Sayf;Vallahi Allah bize Muhammed hakkında hiçbir emir vermedi,bizden herhangi bir ahit almadı dedi.Bunun üzerine Allah (c.c):’Ne zaman onlar bir andlaşma yaptılarsa,yine kendilerinden bir grup onu bozmadı mı?’ ayetini indirdi.

Hasan-ı Basri Allah’ın (c.c):’Zaten onların çoğu iman etmez’ buyruğu hakkında şöyle der;Evet onlar yeryüzünde verdikleri her ahdi bozdular,arkalarına attılar.Onlar bugün söz verip yarın bozuyorlardı.

Süddi der ki;’Allah tarafından kendilerine,yanlarında bulunanı tasdik edici bir elçi gelince… onu arkalarına atıp terk ettiler’.Muhammed (s.a.v) onlara gelince ona Tevrat’la karşı koydular,tartışmalarında ona dayandılar.Ancak Tevrat ile Kur’an tek şeyi söyleyince Tevrat’ı atıp Asaf’ın kitabını ve Harut ile Marut’un sihirini aldılar.Tabi bunlar da Kur’an’la uyuşmadılar.İşte Allah’ın (c.c):’sanki Allah’ın kitabını bilmiyormuş gibi….’ buyruğunun anlattığı budur

  • Katade ‘sanki Allah’ın kitabını bilmiyormuş gibi …’ ayeti hakkında şöyle der;Bunlar biliyorlardı fakat bildiklerini attılar,gizlediler ve inkar ettiler

(Haricen Not=Günümüz itibari ile ne kadar da uyum içinde.Namaz Oruç ve diğer ibadetlerin farz olduğunu bilirsiniz ;açıktan inkar etmezsiniz ama kalbim temiz amele ne gerek var diyerekten dolaylı yoldan inkar edersiniz ve bildiklerinizi arkanıza atarak onlardan yüz çevirirsiniz.Şimdi sizin yukarıda zikredilen Yahudilerden ne farkınız kaldı? Sadece La ilahe illallah’ demekle kurtuluşu bekliyorsanız eğer,tabi ki Allah bilir Affı ve mağfireti sonsuzdur ama yine Allah ‘Şeytan sakın sizi Allah’ın affına güvendirmesin’ buyuruyor.Anlayana,idrak edene ve uygulayana,uygulamaya çalışana ne mutlu)

Bakara Süresi 102 Ayet Meali = Onlar Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların uydurup söylediklerine tabi oldular.Halbuki:Süleyman büyü yapıp kafir olmadı,ancak şeytanlar kafir idiler ki insanlara sihri öğretiyorlardı.Babil’de Harut ve Marut adındaki iki meleğe de bir şey indirilmedi.Halbuki o iki melek herkese:’Biz ancak imtihan için gönderildik,sakın yanlış inanıp da kafir olmayasınız’ demeden hiç kimseye öğretmezlerdi.Onlar,o iki melekten karı ve koca arasını açacakları şeyi öğreniyorlardı.Oysa büyücüler,Allah’ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler.Onlar,kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler.Sihri satın alanların ahiretten nasibi olmadığını çok iyi bilmektedirler.Karşılığında kendilerine sattıkları şey ne kötüdür! Keşke anlasalardı’

Bakara Süresi 103 Ayet Meali = Eğer onlar iman edip kendilerini kötülükten korusalardı,şüphesiz,Allah tarafından verilecek sevap daha hayırlı olacaktı.Keşke anlasalardı!

Bakara Süresi 102-103 Ayetin Tefsiri = Avfi tefsirinde Allah’ın (c.c):’Onlar Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların uydurup söylediklerine tabi oldular..’ buyruğuyla ilgili İbn Abbas (r.a)’dan şunu nakleder;

Süleyman (a.s)’ın hükümranlığı sona erince insanlardan ve cinlerden birtakım gruplar irtidat ettiler ve nefsi arzularının peşinden gitmeye başladılar. Allah (c.c) Süleyman (a.s)’a hakimiyeti tekrar verip insanlar Süleyman (a.s)’ın ilk zamanındaki gibi dini yaşantıya tekrar dönünce Süleyman (a.s) onların kitaplarını ele geçirdi ve tahtının altına gömdü.O sırada Süleyman (a.s) vefat etmişti.İnsanlar ve cinler Süleyman (a.s)’ın vefatından sonra bu kitapların farkına vardılar ve buldular.’Bu Allah’ın (c.c) Süleyman (a.s)’a indirdiği kitaptır ve o bunu bizden gizledi’ dediler.Kitaptakileri alıp kendilerine din yaptılar.İşte bu hususta Allah (c.c) ‘Allah tarafından kendilerine yanlarında bulunan tasdik edici bir elçi gelince Ehl-i Kitap’tan bir grup sanki Allah’ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına atıp terk ettiler.Ve onlar şeytanların uydurup söylediklerine… tabi oldular’ ayetini indirdi.Onlar nefsi arzularının peşinden gittiler.Yani şeytanların söyledikleri şeylere uydular ki onlar çalgı aletleri,oyun ve Allah’ı zikirden alıkoyan her şeydir (Anlayana!)

İbn Ebi Hatim,Hasan-ı Basri’nin ‘Onlar Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların uydurup söylediklerine tabi oldular’ ayeti hakkında şöyle dediğini nakleder.

Onların yaptıklarının;

  • Üçte biri şiir
  • Üçte biri büyü
  • Üçte biri de kehanetti

Harut İle Marut’un hikayesine gelince

Melekler ademoğullarının zulmüne hayret ediyor ve ‘Kendilerine peygamberler,kitaplar ve açık deliller gelmişken böyle yapıyorlar’ diyorlardı.Bunun üzerine Rableri onlara:’Öyleyse içinizden iki kişi seçin.Onları insanlar arasında hüküm vermeleri için yeryüzüne indireceğim’ buyurdu.Onlarda hemen Harut ile Marut’u seçtiler.Allah (c.c) onları yere indirdiğinde onlara ‘Siz ademoğullarının zulüm ve masiyetlerine hayret mi ediyorsunuz? Onlara peygamberler,kittaplar ve deliller perde gerisinden gönderiliyor.Sizinle Benim aramda ise hiçbir elçi yoktur.Siz de şöyle şöyle yapın’ buyurdu.Onları birtakım şeylere çağırdı,bir takım şeyleri emredip bir takım şeylerden de men etti.Sonra bu halde yeryüzüne indirildiler.Allah’a onlardan daha itaatkar kimse yoktu ve insanlar arasında adaletle hükmettiler.Gündüz insanlar arasında hüküm veriyor,gece olunca göğe yükselip meleklerle birlikte duruyorlardı.Ertesi sabah tekrar inip adaletle hüküm veriyorlardı.Nihayet Zühre Yıldızı güzel bir kadın suretinde davacı olarak geldi ve melekler onun aleyhinde hüküm verdiler.Kadın kalkınca her biri kalbinde ona karşı bir takım duygular hissetti.Biri diğerine ‘SEn de benim hissettiklerimi hissettin mi? deyince diğeri ‘Evet’ diye cevap verdi.Sonra ona ‘Bize gel de lehine hüküm verelim’ diye haber gönderdiler.Gelince onunla konuştular,lehine hüküm verdiler.Yanlarına yaklaştığında ona avret yerlerini açtılar.Onların şehvetleri içlerindeydi,insanlar gibi kadınlara şehvet ve haz duymuyorlardı.Onlar bu duruma gelince imtihana tabi tutuldular.Bunun üzerine Zühre uçtu ve önceki yerine döndü.Akşam olduğunda göğe yükselmek isteyince engellendiler ve kendilerine izin verilmedi.Kanatları onları taşımadı.Bir adamın yanına gelerek ondan yardım istediler ve ‘Bizim için Rabbine dua et’ dediler.’Yerdekiler göktekiler için nasıl şefaat edebilirler?’.Onlar ‘Biz,Rabbimizi seni gökte iyilikle yad ederken işittik’ dediler.Onlara filan günde gelmelerini söyledi ve onlar için dua etmeye ve yalvarmaya başladı.Sonunda duası kabul olundu ve melekler dünya azabı ile ahiret azabı arasında muhayyer bırakıldılar.Biri arkadaşına bakarak ‘Allah’ın ahiretteki azabı katmerli ve ebedidir.Dünyada ise onun dokuz misli vardır’ dedi.

Babil’e gitmeleri emredildi ve orada azap edildiler.Ona göre bu melekler demire asılı ve dürülü olup,kanatlarını çırpmaktadırlar.Harut ile Marut kıssası hakkında Mücahid,Süddi,Hasan-ı Basri,Katade,Ebu Aliye,Zühri,Rebi’ b. Enes,Mukatil b. Hayyan ve başka tabiinden rivayetler bulunmakta olup bunu ilk ve sonraki devir alimlerinden kalabalık bir grup anlatmıştır.Bunların detaylarının kaynağı İsrailiyet haberleridir.Çünkü bunlar arasında hevasından konuşmayan,doğru,doğrulanmış ve hatadan korunmuş zata (s.a.v) kadar sahih ve kopuksuz bir senetle gelen merfu bir hadis yoktur.Kur’an’ın konuyu anlatım tarzına bakıldığında,konuyu uzatmayıp genel ve kapalı surette değildiği görülür.Biz de Allah’ın Kur’an’da bildirdiğine,O’nun kasdettiği şekilde inanınırz.İşin hakikatini Allah (c.c) bilir. .

Diğer bir rivayette göre ise Zühre Yıldızı kastediliyor Harut ile Marut’a:Bana göğe çıkarken ve yere inerken söylediğiniz sözleri söylemedikçe sizinle bunu yamam dedi.Onlar da söyleyince kadın göğe yükseldi.Allah (c.c) ona yere inerken söyleyeceği sözü unutturunca orada kaldı.Allah (c.c) da onu bir yıldız (gezegen) yaptı.Abdullah b. Ömer (r.a) o yıldızı her gördüğünde ona lanet ederve Harut ve Marut’u baştan çıkaran budur derdi


Kaynak = İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:1 / bkz:443-461