Bakara Süresi 53-57. Ayetlerin Tefsiri

  • Bakara Süresi 53 Ayet Meali = Doğru yolu bulasınız diye Musa’ya Kitab’ı ve Furkan’ı (hak ile batılı ayıran hkümleri) verdik

Bakara Süresi 53 Ayetin Tefsiri = Doğru yolu bulasınız diye Musa’ya Kitab’ı’ yani Tevrat’ı ve ‘Furkan’ı’ yani hak ile batılı,doğru yol ile sapıklığı birbirinden ayıran hükümleri vermiştir.

A’raf süresindeki sözün akışından anlaşıldığı üzere bu da aynı şekilde onların denizden çıkmalarından sonra olmuştur.Nitekim Allah (c.c) bir ayette de ‘And olsun ki,Musa’ya ilk nesilleri yok ettikten sonra,insanlar düşünsünler diye Kitab’ı açık belgeler,doğruluk rehberi ve rahmet olarak verdik (1)’ buyurmuştur.

  • Bakara Süresi 54 Ayet Meali = Musa kavmine demişti ki:Ey kavmim! Siz buzağıyı (ilah) edinmekle kendinize gerçekten yazık ettiniz.Onun için Yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi öldürün.Öyle yapmanız Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir.

Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur.Şüphesiz tevbeleri çok kabul eden ve çok merhametli ancak O’dur.

Bakara Süresi 54 Ayetin Tefsiri = Bu ayet Allah’ın (c.c) İsrailoğullarının buzağıya tapınmalarından sonra tevbelerini kabul ediş şeklini anlatmaktadır.Hasan-ı Basri (r.ah) bu ayet-i kerime hakkında şöyle demiştir:Tevbeleri,buzağıya tapınmalarının ne denli çirkin ve hatalı olduğunu yüreklerinde fark ettiklerinde kabul etmiştir.O anı Allah (c.c) şöyle anlatmaktadır:’Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını görünce dediler ki:Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka ziyana uğrayanlardan olacağız (2)’.Bunu ise Musa (a.s) onlara ‘Ey kavmim! Siz buzağıyı (ilah) edinmekle kendinize gerçekten yazık ettiniz.Onun için Yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi (kötü duygularınızı) öldürün’ dediğinde hissetmişlerdir.

  • Bakara Süresi 55 Ayet Meali = Bir zamanlar : Ey Musa! Biz Allah’ı apaçık görmedikçe asla sana iman etmeyiz demiştiniz.Bunun üzerine derhal sizi yıldırım çarpmıştı da siz bakakalmıştınız
  • Bakara Süresi 56 Ayet Meali = Sonra şükredersiniz diye ölümünüzden sonra sizi yine diriltmiştik

Bakara Süresi 55-56 Ayetin Tefsiri = Allah’ın (c.c) bu ayet-i kerimelerde şöyle buyurmaktadır:Bir de,ne sizin ne de sizin gibilerin gücünün yetmeyeceği bir şeyi,yani apaşikar ve ayan beyan görmek istediğinizde sizi yıldırım çarptıktan sonra sizi tekrar diriltme nimetimi hatırlayın.

  • İbn Abbas (r.a):Bir Allah’ı açıktan görmedikçe asla sana inanmayız;yani ayan beyan;yani Allah’ı (c.c) bifiil görmedikçe

Enes (r.a):Bunlar Musa (a.s)‘ın seçtiği yetmiş kişiydi.Onunla birlikte yola çıktılar.Bir söz işitince:Biz Allah’ı apaçık görmedikçe sana asla inanmayacağız dediler.Bunun üzerine bir ses duydular ve şuurlarını kaybettiler.Yani öldüler.

Suddi:Sizi derhal yıldırım çarpmıştı;Yıldırım çarpınca öldüler.Bunun üzerine Musa (a.s) kalkıp Allah’a dua etmeye başladı.Allah’ım! Onların en seçkinlerini helak ettin.İsrailoğullarına gittiğimde onlara ne diyeceğim? Dileseydin onları da beni de daha önce helak ederdin.İçimizden birtakım beyinsizlerin işlediği (günah) yüzünden hepimizi helak edecek misin? dedi.Allah (c.c) ona bu yetmiş kişinin buzağıya tapınanlar arasında olduğunu vahyetti.Sonra Allah (c.c) onları diriltti.Kalktılar ve teker teker canlanmaya başladılar.Birbirlerine bakıyor ve nasıl yaratıldıklarını görüyorlardı.Suddi devamla der ki:İşte Allah’ın (c.c) ‘Sonra şükredersiniz diye ölümünüzden sonra sizi yine dirilttik’ buyruğunun manası budur.

Bakara Süresi 57 Ayet Meali = Ve sizi bulutla gölgelemiştik.Size kudret helvası ve bıldırcın indirmiş ve ‘Verdiğimiz helal hoş nimetlerden yeyiniz’ (demiştik).Gerçekte onlar bize değil yalnızca kendilerine kötülük ediyorlardı

Bakara Süresi 57 Ayetin Tefsiri = Allah (c.c) İsrailoğullarından def ettiği belalardan bahsettikten sonra şimdi de kendilerine yağdırdığı nimetleri hatırlatarak şöyle buyurmuştur:’Ve sizi bulutla gölgelemiştik’

Özetle müfessirlerin menn hakkındaki sözleri birbirine yakındır.Zira bir kısmı yiyecek,bir kısmı ise içecek tefsir etmiştir.Doğrusunu en iyi Allah bilir ya,anlaşıldığı kadarıyla bundan maksat Allah’ın (c.c) hiçbir çalışma ve uğraşları olmadan onlara verdiği hazır yiyecek ve içecekler ile daha başka nimetlerdir.Meşhur menn (kudret helvası) ise tek başına yendiğinde hem yemek,hem tatlı,suyla karıştırıldığında hoş bir içecek olur.Başka şeylerle karıştırıldığında ise çeşit çeşit (yiyecek veya içecek) olur.Fakat ayette kastedilen tek bir şey değildir.Bunun delili şu hadisdir:Resulüllah (s.a.v):Kem’e (kızılımtırak beyaz mantar),kudret helvası türünden bir yiyecektir.Suyu ise göz için şifadır.

Katade der ki:Selva kızılımtırak renkte bir kuş idi.Bunu onlara güney rüzgarı getiriyordu.Adam ondan o gününe yetecek kadar kuş kesiyordu.Daha fazla aldığında bozuluyor ve yarına kalmıyordu. Hatta haftanın altıncı günü olan Cuma günü geldiğinde altıncı ve yedinci günler alırlardı.Zira Cumartesi günü ibadet günüydü ve o günde hiç bir şey için çıkılmaz ihiç bir şey aranmazdı.

Suddi der ki:İsrailoğulları çöle girdiklerinde Musa (a.s)’a ‘Biz burada nasıl yapacağız? Yiyecek nerede?’ deyince Allah (c.c) onlara kudret helvası indirdi.Bu,zencefil ağacı üzerine yağıyordu.Bir de bıldırcına benzeyen ve ondan büyük bir kuş olan selvayı gönderdi.İsrailoğullarından her biri gelip kuşa bakıyor ve etlice ise kesiyor,yoksa bırakıp etlenine kesiyordu.İsrailoğulları:’Bu yiyecek,Peki içecek nerede?’ dediler.Bunun üzerine Musa (a.s)’a asasını taşa vurması emredildi.Vurunca taştan on iki pınar fışkırdı.İsrailoğullarından her bir boy bir kaynaktan içtiler.Bunun üzerine ‘Bu içecek.Ya gölge nerede?’ dediler.Hemen üzerlerini bulut kapladı.İsrailoğulları ‘Bu gölge.Ya giyecek nerede?’ dediler.İsrailoğullarının elbiseleri çocukların uzaması gibi kendilerinin uzamasıyla birlikte uzuyor ve hiç yıpranmıyordu.Allah’ın (c.c) ‘Sizi bulutla gölgelemiştik.Size kudret helvası ve bıldırcın indirmiştik’ buyruğu ile ‘Musa (çölde) kavmi için su istemişti de biz ona:Değneğinle taşa vur demiştik.Derhal (taştan) on iki pınar fışkırdı.Her bölük içeceği kaynağı bildi (1)’ buyruğundan anlatılan bunlardır.

Allah’ın (c.c):Verdiğimiz helal hoş nimetlerden yiyiniz buyruğundaki emir,(vacip manasında olmayıp);izin verme,tavsiye ve yapılan iyiliğin hatırlatılması manasındadır:

Gerçekte onlar bize değil,yalnızca kendilerine kötülük ediyorlardı buyruğu ise;Yani biz onlara kendilerine verdiklerimizden yemelerini ve ibadet etmelerini emretmiştik.Nitekim başka bir ayette:’Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin (2)’ buyrulmuştur.Onlar ise emre karşı geldiler,inkar ettiler ve böylece kendilerine zulmettiler.Hemde apaçık ayetlere,kesin mucizelere ve harikulade şeylere tanık oldukları ve gördükleri halde



Kaynak= İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:1 / bkz:338-352

(1-Bakara’60);(2-Sebe’15) ; (1-Kasas’43);(2-A’raf’149)