Bakara Süresi 10-11 Ve 12 Ayetin Tefsiri

Bakara Süresi 10. Ayet = Onların kalplerinde bir hastalık vardır.Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır.Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için bir azap vardır.

  • ‘Onların kalplerinde bir hastalık vardır’ ayeti hakkında anlatılmak istenen;

Bu dünyada,bedeni olmayan bir hastalıktır.Ayette bahsedilenler münafıklardır.Hastalık, kalplerine girmiş,İslam’a dair şüphedir.’

  • ‘Allah da onların hastalıklarını arttırmıştır’.

Yani pisliklerini çoğaltmıştır.Nitekim Allah (c.c) ‘Herhangi bir süre indirildiği zaman onlaran bir kısmı der ki : Bu,sizin hanginizin imanını arttırdı?’ İman edenlere gelince (bu süre) onların imanlarını artırır ve onlar sevinirler.Kalplerinde hastalık (kafirlik ve münafıklık) onlara gelince,onların da pisliklerine pislik kadar (1)’ buyurmuştur.Yani;

Şerlerine şer,sapıklıklarına sapıklık katar.

‘Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için bir azap vardır’

Ayet ‘yalan söylemeleri’ şeklinde okunduğu gibi ‘yalanlamaları’ şeklinde de okunmuştur.Zaten münafıklar her iki vasfa da sahiptirler.Zira onlar hem yalancı hem de hakikatı yalanlıyorlardı.Her iki vasıf da onlarda vardı.

Bakara Süresi 11.Ayet = Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiği zaman ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler.

Bakara Süresi 12.Ayet = Şunu iyi bilin ki,onlar bozguncuların ta kendileridir,lakin anlamalar

  • Fesat:Bozgunculuk,küfür ve günah işlemektir.

Ebu Cafer,Ebu Aliye’den şöyle nakleder:Yeryüzünde fesat çıkarmayın;Yani Allah’a karşı gelerek günah işlemeyin.Onların fesatları, Allah’a karşı gelmeleri ve günah işlemeleriydi.Çünkü kim yeryüzünde Allah’a isyan eder veya isyanı emir ve tavsiye ederse,orada fesat ve bozgunculuk yapmış olur.Çünkü yerin ve göğün düzeni,O’na itaatle tahakkuk eder.İbn Cüreyc,Mücahid’den şöyle nakleder :’Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiği zaman’ yani günah işlediklerinde onlara şunu şunu yapmayın denildiğinde ‘Biz doğru yol üzereyiz,ıslah edicileriz’ derler.

Taberi der ki:Münafıklar Rablerine karşı gelip günahlar işlemek,yasaklarını çiğnemek,farzlarını ihmal etmek ve iman etmedikçe ve hakikat olduğuna yakinen kanaat getirmedikçe Allah’ın (c.c) hiç kimseden hiçbir ameli kabul edilmeyeceği dininde şüpheye düşmek, tüm bunlara rağmen içinde bulundukları şek ve şüphenin zıttını iddia ederek müminlere yalan söylemek,imkan buldukça Allah dostlarına karşı Allah’ı,kitaplarını ve peygamberlerini yalanlayanları desteklemek sureetiyle …. yeryüzünü ifsad etmektedirler.İşte münafıkların bozgunculukları budur ve bununla da yeryüzünde düzen sağladıklarını ve ıslah ettiklerini sanırlar.

İmam Taberi’nin dediği gibi:Nitekim Allah’ın buyurduğu gibi;müminlerin kafirleri dost edinmeleride yeryüzündeki bozgunculuktandır.

‘Kafir olanlar da birbirlerinin yardımcılarıdır.Eğer siz onu (Allah’ın emirlerini) yerine getirmezseiz yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur (Enfal/73)’.

Çünkü Allah (c.c) şu buyruğunda olduğu gibi müminler ile kafirler arasında ki dostluğu tamamen ortadan kaldırmıştır.’Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kafirleri dost edinmeyin; (bunu yaparak) Allah’a aleyhindeki apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz (Nisa/144)’.

Mümin gözükmeleri sebebiyle müminlerin,münafıkların farkına varamamaları da bir bozgunculuk ve ifsattır.Çünkü gerçek dışı sözlerle müminleri altadan,onlara karşı kafirlerle dostluk kuran odur. Önceki hali üzerine devame tseydi,şerri daha az olurdu.Yaptığı amelleri Allah (c.c) için yapsaydı, sözü ile ameli birbiriyle uyuşsaydı,zaten felaha ve kurtuluşa erecekti.Bu yüzden Allah (c.c):’Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiği zaman .Biz ancak ıslah edicileriz derler’ buyurmuştur.Yani biz sadece müminler ile kafirlerin arasını düzeltmeyi ve bunları barışık tutmayı istiyoruz.Allah (c.c) ise:’Şunu iyi bilin ki,onlar bozguncuların ta kendileridir,lakin anlamalar’ buyurmaktadır.Yani onların ıslah diye inandıkları ve zannettikleri şey,fesadın ta kendisidir de cehaletlerinden dolayı onun fesat olduğunun farkına varamıyorlar.



Kaynak = İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim (İbn Kesir Tefsiri / C:1 / blz:229-234

(1- Tevbe 124-125)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.